Her şehrin bir hafızası, her insanın da kendi İstanbul’u vardır. Kimi için o şehir, bitmek bilmeyen bir kalabalığın içindeki yalnızlıktır; kimi içinse Salacak’ta kızaran bir gün batımı ya da Adalar’da açan mimozaların kokusu. Benim için İstanbul, çocukluğumun seslerini, gençliğimin düşlerini ve gazetecilik tutkumun biçim aldığı o büyülü zamanı taşır içinde.
İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır,…
Çocukluğumun İstanbul’u şimdiki gibi büyük binaların ve yoğun trafiğin olmadığı, mahalle kültürünün hüküm sürdüğü bir yerdi. Şehir, günümüz metropol görüntüsünden…
İstanbul’un hanımefendileri, beyefendileri bu kentte yaşadıkları sürprizleri, hayal kırıklıklarını, çocukluk yıllarının en masum anıları anlattılar. Anlatılan hikayelerin tamamı eski İstanbul’da…
1969 yılının ilkbaharında dönemin büyük gazetelerinden Akşam’da “Al İşte İstanbul” başlıklı bir yazı dizisi yayınlandı. Sonraki yıllarda kitap haline gelecek…
Barry Rubin’in İstanbul Entrikaları adlı kitabında soğuk savaş yıllarında İstanbul’da yaşanan enteresan olaylar anlatılıyor. Kitapta, casus maceralarının yanında ilginç İstanbul izlenimleri…
Bizans Imparatorluğu'nun başkenti İstanbul'da, Temmuz 1010'da tarihinin en büyük depremlerinden biri olur ve Vordonisi Adası da sular altında kalır. Bostancı…
Stadyumun bulunduğu alan Çırağan Sarayı'nın bahçesiydi. Beşiktaş futbol takımı burada antreman yapardı. Bazen bizim de bu toprak sahada hazırlık maçlarımız…
Zeynep Güven Ünlü ile dostluğumuz eskilere dayanır. 2005’te yollarımız California’da kesişti ama ben onun adını muhabirlik günlerimden, Hürriyet’teki haber ve…