Beşiktaş’ta başladı, birkaç kıtaya yayıldı. Gazetecilik, kitaplar ve hâlâ süren bir yolculuk, kısaca ben…

Şehirlerin, İnsanların ve Zamanın Tanığı
Şehirlerin hafızası küçük ayrıntılarda saklıdır. O detaylar dinlemeyi öğretir. Benim hikâyem, deniz kokusunun sokaklara karıştığı Beşiktaş’ta başladı. Yaşadığım şehrin hafızasını yüklendiğimi o zamanlar bilmiyordum. Deniz kıyısına yakın, martılarla insan seslerinin birbirine karıştığı bir mahallede büyüdüm. O günlerde bunun bir ayrıcalık olduğunu bilmiyordum. Şehir önce dinlemeyi öğretti, sonra bakmayı, en sonunda da görünenlerin ardında görünmeyeni aramayı.
İlkokul, ortaokul ve lise yıllarım tarihi yarımadanın kalbinde geçti. Bizans’ın izleri, Osmanlı’nın gölgesi ve bugünün telaşı aynı sokakta yan yanaydı. Bin yıllık sarnıçların üzerinde koşarken geçmiş bugünün içine sızıyordu. Hiçbir şey göründüğü kadar yeni değildi. Belki gazeteciliği bu yüzden seçtim. İstanbul’u, daha yakından tanımak istedim.
Yirmi bir yaşında Cumhuriyet Gazetesi‘nin kapısından girdim. Aynı günlerde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okuyordum. Okul kuralları öğretiyordu, gazete ise hayatın o kuralları dinlemediğini. Haber yazmayı, insanların söylemediklerini duymayı öğrendim.
1993 yılında Çetin Emeç Gazetecilik Ödülü‘nü aldım. Yolculuğum yeni başlıyordu.
Muhabirlik yıllarında sayısız olayın peşinden koştum. Bazıları ertesi gün unutuldu. Bazıları ise bende kaldı. Ayazpaşa’daki Park Otel tartışmalarını haberleştirirken, bir şehrin vicdanına tanıklık ediyordum.
Sonra yol çağırdı. Los Angeles, Moskova, Zürih, Dubai. Coğrafya her seferinde değişiyor, insanların sevinci, kaygısı, özlemi aynı kalıyordu. Yolculuk bana yeni adreslerden çok, durup dinlemeyi öğretti.
Kitaplarım bu yolculuğun durakları oldu. Park Otel Olayı‘nda, İstanbul’da karanlık bir dönemin izini sürdüm. Amerikan Medyası’nda 11 Eylül, tarihin ortasında yaşanan bir kırılmaya tanıklık etti. Sevgili İstanbul, şehrin hafızasını taşıyan insanlarla yapılan uzun sohbetlerden doğdu. Başka Şehirler ise bana coğrafyaların değiştiğini, insanın temel hikâyesinin ise pek değişmediğini yeniden hatırlattı.
Bugün hâlâ yoldayım. Not defterim yanımda, kameram omzumda. Yeni bir şehre vardığımda önce meydanlarına değil, ara sokaklarına bakarım. Bir kafede gereğinden fazla oturur, durakta acele eden insanları izler, bazen tek bir cümlenin peşinden kilometrelerce giderim. Hayat çoğu zaman manşette değil, dipnotta saklıdır.
Bu blog da o dipnotların bir parçası. Şehirler, insanlar, anılar, karşılaşmalar, fotoğraflar, bazen tek bir anın peşinden uzayıp giden hikâyeler… Sadece gördüklerimi yazmıyorum; zamanın üzerinden geçtiği izleri de kaydetmeye çalışıyorum. Belki de hayat, vardığımız yerlerden çok, yolda fark etmeyi seçtiğimiz ayrıntıların toplamıdır.
1 – FOLLOWING FOOTSTEPS 2025 (BAŞKA ŞEHİRLER)
2019 yılında yayınlanan Başka Şehirler‘in İngilizce tercümesi.
Tarih sayfalarında kalan bazı olayları tekrar hatırlamamızı sağlayan kitap, aynı zamanda şehirlerin geçmişinde iz bırakan kişilerin yaşamlarından da kesitler sunuyor. Her şehre efsane bir isim rehberlik ediyor. Onların hikayeleri, yaşadıkları yerlerde kalan izlerle hatırlanıyor.
ISBN: 9789753903967
DEAR ISTANBUL 2025 (SEVGİLİ İSTANBUL)
2015 yılında yayınlanan Sevgili İstanbul‘un İngilizce tercümesi.
Sevgili İstanbul ile İstanbul’un geçmişine masal tadında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Unutulan İstanbul’un görgü tanıklarının anlattığı gerçek hayat hikayeleri eşliğinde bir İstanbul masalına ne dersiniz?
AMERİKAN MEDYASINDA 11 EYLÜL | O günlerde ABD’de yaşayan Remzi Gökdağ, 11 Eylül’ü dakika dakika Amerikan medyasından izledi. Televizyon görüntülerini ve haberleri sıcağı sıcağına inceledi. Amerikan televizyonlarıyla Türkiye arasındaki ‘sorumlu yayıncılık’ anlayışını karşılaştırdı. Çalışmalarını Amerikan Medyasında 11 Eylül adıyla kitaplaştırdı.
ISBN: 9789753901741
PARK OTEL OLAYI | 1993 yılına dek İstanbul’da yaşayanlar, yolu bu kente düşenler Ayazpaşa sırtlarında yükselen dev bir beton kütleyleyle karşılaşırdı. Koca bir mahalleyi ezen bu devin adı Park Otel’di.
ISBN 9789757787143
TRT Kent Radyo’nun konuğu Sevgili İstanbuldu. Röportajı buradan okuyabilirsiniz.
TRT Radyo 1’de Sevgili İstanbul kitabı hakkında konuştuk. Röportaj burada.
I was born in 1968 in Beşiktaş, Istanbul, a city full of history and life. Growing up there, I learned that every place and every person has a story to tell. Istanbul taught me that life is made up of many small moments, each important on its own, and that behind history are real people with real experiences.
I studied Journalism at Istanbul University because I wanted to understand the world better and share its stories. In 1989, I started working as a reporter for Cumhuriyet, where I learned that journalism is not just about reporting facts, but about listening carefully to the people and stories behind those facts. I received awards for my work, but more than that, I learned the importance of paying attention to what often goes unnoticed.
Over the years, my path has carried me through newspapers, television studios, and across continents but the work that matters most to me has taken the form of books: Başka Şehirler (Following Footsteps), Sevgili İstanbul (Dear Istanbul), Park Otel Olayı, and Amerikan Medyasında 11 Eylül. These books are not just about events but about personal memories and history mixed together to help readers understand the world better. Each is a fragment from my journeys, an attempt to weave personal memory with collective history.
Travel has been very important to me. It is not about running away but about learning, searching, understanding for truth. Every trip has helped me see the world differently—not as a map of countries, but as a place full of people, stories, and moments of light and shadow. From Istanbul to faraway cities, I have learned that true understanding comes in the quiet moments between leaving one place and arriving at another.
I see myself as someone who is always searching—not for easy answers, but for deeper questions. Every journey, every quiet moment, every small connection has shaped my work. My writing is a reflection of the beauty of life, seen through open eyes and an open heart. What I try to offer my readers is not certainty, but vision—an invitation to see the world as it truly is: layered, fragile, luminous.
When you read this, you are walking with me—seeing the world through the moments of doubt, wonder, and hope that shape a life spent trying to understand the meaning behind it all. I am a traveler with a pen, always moving, always listening, and always trying to turn what I see and feel into stories that light up the shadows for a little while.