Remzi Gökdağ

Şehirlerin, İnsanların ve Zamanın Tanığı

Remzi Gökdağ, gazetecilikten yazarlığa uzanan yolculuğunda kentlerin ve insanların ruhunu kaydeden bir gözlemci. Dört kitaba imza atan Gökdağ’ın çalışmaları, şehirlerin hafızasını ve insan hikâyelerini merkeze alan bir anlatı çizgisinde buluşuyor. İstanbul’un yanı sıra Los Angeles, Moskova, Zürih ve Dubai gibi şehirlerde yaşayan yazar, kentler arasında kurduğu bağları yazılarına taşıyor.

Gazeteciliğe İlk Adım

1968’de Beşiktaş’ta doğan Remzi Gökdağ, İstanbul’un kalabalık ama büyüleyici sokaklarında büyüdü. Yirmi bir yaşında Cumhuriyet Gazetesi’nde muhabir olarak çalışmaya başladı. 1993’te Çağdaş Gazeteciler Derneği ile Çetin Emeç Gazetecilik Ödülü’ne değer görüldü.

Yazdığı haberler arasında Park Otel dosyası, İstanbul’un geçmişle gelecek arasında sıkışmış ruhunu anlamasına olanak sağladı. Binanın gölgesinde koruma ile ilerlemenin bitmeyen dansına tanık oldu, kentin çelişkilerini tüm çıplaklığıyla gördü. Zamanla haber akışı yetmemeye başladı; gerçek hikâyelerin, hayatın küçük anlarında saklı olduğunu öğrendi.

İstanbul’dan başka şehirlere

1996’da muhabirliğe ara verip Los Angeles’a taşındı. 1998’de Moskova’da bir yıl yaşadıktan sonra tekrar Kaliforniya’ya döndü ve 2008’e kadar “Melekler Şehri”ni terk edemedi. İstanbul’a yerleştiğini düşündükten iki yıl sonra, 2010’da Zürih macerası başladı. Avrupa’nın ortasında eski kıtayı yakından tanıma imkanı buldu. Şehrin huzur veren ortamı ilham kaynağı oldu; dijital medya projeleri üretti ve Cumhuriyet’e yazmaya devam etti. 2018’de Dubai’ye taşındı. Her şehir, ona coğrafyanın insan kaderini, siyasetin gündelik hayatla nasıl iç içe geçtiğini, umudun mekana göre nasıl şekillendiğini gösterdi.

Kitaplar ve bugün

Remzi Gökdağ’ın ilk kitabı Park Otel Olayı (1992), İstanbul’un yakın tarihinde iz bırakan bir suçu mercek altına aldı. Amerikan Medyası’nda 11 Eylül (2001), 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’de değişen medya dilini ve atmosferini inceledi. Sevgili İstanbul (2015), eski İstanbul’u yirmi efsane isimle yapılan söyleşiler üzerinden anlatırken; Başka Şehirler (2019), farklı coğrafyalardan izlenimleri bir araya getirdi. Bu iki kitabın İngilizce baskıları Dear Istanbul ve Following Footsteps (2025) adıyla yayımlandı.

Bugün Dubai’de yaşıyor ve gördüklerini insan hikâyeleri üzerinden yazıya dönüştürüyor. Fotoğraf makinesi ve defteri her zaman yanında; sessiz sokakları izliyor, insan hikâyelerini kaydediyor. Bir yanda gazetecilikten gelen gerçeği arama tutkusu, diğer yanda yolculukların öğrettiği hayalleri kovalama arzusu…

Kitaplarım

1 – FOLLOWING FOOTSTEPS 2025 (BAŞKA ŞEHİRLER) 

2019 yılında yayınlanan Başka Şehirler‘in İngilizce tercümesi.

Tarih sayfalarında kalan bazı olayları tekrar hatırlamamızı sağlayan kitap, aynı zamanda şehirlerin geçmişinde iz bırakan kişilerin yaşamlarından da kesitler sunuyor. Her şehre efsane bir isim rehberlik ediyor. Onların hikayeleri, yaşadıkları yerlerde kalan izlerle hatırlanıyor. 

ISBN: 9789753903967

DEAR ISTANBUL 2025 (SEVGİLİ İSTANBUL)

2015 yılında yayınlanan Sevgili İstanbul‘un İngilizce tercümesi.

Sevgili İstanbul ile İstanbul’un geçmişine masal tadında bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Unutulan İstanbul’un görgü tanıklarının anlattığı gerçek hayat hikayeleri eşliğinde bir İstanbul masalına ne dersiniz? 

AMERİKAN MEDYASINDA 11 EYLÜL | O günlerde ABD’de yaşayan Remzi Gökdağ, 11 Eylül’ü dakika dakika Amerikan medyasından izledi. Televizyon görüntülerini ve haberleri sıcağı sıcağına inceledi. Amerikan televizyonlarıyla Türkiye arasındaki ‘sorumlu yayıncılık’ anlayışını karşılaştırdı. Çalışmalarını Amerikan Medyasında 11 Eylül adıyla kitaplaştırdı.

ISBN: 9789753901741

PARK OTEL OLAYI | 1993 yılına dek İstanbul’da yaşayanlar, yolu bu kente düşenler Ayazpaşa sırtlarında yükselen dev bir beton kütleyleyle karşılaşırdı. Koca bir mahalleyi ezen bu devin adı Park Otel’di.

ISBN 9789757787143

Röportajlar

TRT Kent Radyo’nun konuğu Sevgili İstanbuldu. Röportajı buradan okuyabilirsiniz.

TRT Radyo 1’de Sevgili İstanbul kitabı hakkında konuştuk. Röportaj burada.

20 Haziran  2005’te Amerikanın Sesi (Voice of America) ile yaptığım röportaj. Konu genel anlamda gazetecilik ve USA Turkish Times. Röportajı buradan okuyabilir ya da aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz.

About me

I was born in 1968 in Beşiktaş, Istanbul, a city full of history and life. Growing up there, I learned that every place and every person has a story to tell. Istanbul taught me that life is made up of many small moments, each important on its own, and that behind history are real people with real experiences.

I studied Journalism at Istanbul University because I wanted to understand the world better and share its stories. In 1989, I started working as a reporter for Cumhuriyet, where I learned that journalism is not just about reporting facts, but about listening carefully to the people and stories behind those facts. I received awards for my work, but more than that, I learned the importance of paying attention to what often goes unnoticed.

Over the years, my path has carried me through newspapers, television studios, and across continents but the work that matters most to me has taken the form of books: Başka Şehirler (Following Footsteps), Sevgili İstanbul (Dear Istanbul), Park Otel Olayı, and Amerikan Medyasında 11 Eylül. These books are not just about events but about personal memories and history mixed together to help readers understand the world better. Each is a fragment from my journeys, an attempt to weave personal memory with collective history.

Travel has been very important to me. It is not about running away but about learning, searching, understanding for truth. Every trip has helped me see the world differently—not as a map of countries, but as a place full of people, stories, and moments of light and shadow. From Istanbul to faraway cities, I have learned that true understanding comes in the quiet moments between leaving one place and arriving at another.

I see myself as someone who is always searching—not for easy answers, but for deeper questions. Every journey, every quiet moment, every small connection has shaped my work. My writing is a reflection of the beauty of life, seen through open eyes and an open heart. What I try to offer my readers is not certainty, but vision—an invitation to see the world as it truly is: layered, fragile, luminous.

When you read this, you are walking with me—seeing the world through the moments of doubt, wonder, and hope that shape a life spent trying to understand the meaning behind it all. I am a traveler with a pen, always moving, always listening, and always trying to turn what I see and feel into stories that light up the shadows for a little while.