İstanbul'un Kayıp Adası Vordonisi

İstanbul’un Kayıp Adası Vordonisi

Bizans Imparatorluğu'nun başkenti İstanbul'da, Temmuz 1010'da tarihinin en büyük depremlerinden biri olur ve Vordonisi Adası da sular altında kalır. Bostancı açıklarında bu iki adacığın kalıntıları üzerine kurulan iki fener, Batmaz Fener ve Vortonos Feneri, sulara gömülmüş bu adaların en belirgin işaretleridir.

Dubai’deki Muhammed Bin Raşid Kütüphanesi’nde bir sürprizle karşılaştım: Uzun zamandır okumak istediğim özel ciltli İstanbul Haritaları 1422-1922 karşımdaki rafta duruyordu. Sayfalar arasında kelimenin tam anlamıyla kayboldum. Hazine değerindeki bu kitabın her sayfası özeldi. O sayfalardan birini buraya aktarmak istiyorum.

Konu İstanbul’un kayıp adası Vordonisi

İstanbul’un kayı adası

Tobias Conrad Lotter tarafından 1767’de tasarlanan bu harita Atlas kitabının baskısından önce “Plan von Constantinopel, mit der umliegenden Gegend, und des Canals vom Schwarzen Meer; Plan de la Ville de Constantinople, des Places voisines, et du Canal de Pont Euxine” başlığıyla yayınlanır. Aynı yıl, “A plan of Constantinople places adjacent and Canal of the Black Sea” adıyla hakkâk J. Bayly tarafından çizilerek İngiltere’de basılır. 1770 yılında hakkâk J. Lodje tarafından Londra’da Edward Cave tarafından çıkarılan The Gentleman’s Magazine dergisinde 24×17 cm. ebatlarında küçültülerek yayınlanır.

Maltepe sahili karşısında adı verilmemiş iki adacık

Almanca baskı haritanın alt ve üst kısmında, Fransızca ve İngilizce baskıların ise üst kısmında, İstanbul’un 75 önemli semti ve binaları alfabetik olarak işaretlenmiştir. Haritayı daha da ilginç kılan ayrıntı ise, Marmara Denizi’ndeki Büyük Ada, Heybeli Ada, Kınalı, Burgaz ve Tavşan Adası gösterilirken, Maltepe sahili karşısında adı verilmemiş iki adacığın görülmesidir. Bu iki adacık, varlıkları antik dönem haritalarında geçmesine rağmen 1010’da meydana gelen büyük depremde Marmara sularına gömülen Vordonisi Adalarıdır. Lotter’in haritayı çizdiği 18. yüzyılda bu adalar çoktan yok olmuş iken, onların varlığını haritaya işlemesi ilginçtir.

Bizans döneminde sürgünlere ve din adamlarına ev sahipliği yapan Vordonisi Adası’nın en önemli yapısı manastırdı. Vordonisi Manastırı’nı keşiş Photios yaptırmıştı. Photios, kendi halinde bir manastır keşişi iken, erkek kardeşi Sergios’un İmparatoriçe Theodora’nın kız kardeşi ile evlenmesi üzerine, önce Saray’a gelmiş, burada kendisine çeşitli görevler verilmiş, nihayet Rum Patriği Ignatios’un görevinden azledilmesi üzerine, çok genç sayılabilecek 38 yaşında Ortodoks Rum Kilisesi Patriği olmuştu. Eski Patrik Ignatios da, günümüzde Küçükyalı’nın bulunduğu bölgedeki bir manastira sürgüne gönderilmişti. Devrik Patrik Ignatios ise Küçükyalı’da Bryas Sarayı’nın kalıntısı üzerine çok güzel bir manastır yaptırmış, bu manastira Satyros Manastırı adı verilmişti. Bir süre sonra her şey tersine dönmüş, bu kez Patrik Photios görevden alınarak Vordonisi Adası’na sürgüne gönderilmiş, yerine de devrik Ignatios yine Patrik olmuştu. Anlatılanlara göre, Ignatios ölünce, Photios yeniden Patrik olmuş; 11 yıl kadar Patriklik yaptıktan sonra 867’de tekrar azledilmiş ve ömrünün son yıllarını Vordonisi Adası’ndaki manastırında geçirmişti.

Sular altında kaldı

Bizans Imparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da, Temmuz 1010’da tarihinin en büyük depremlerinden biri olur ve Vordonisi Adası da sular altında kalır.

Bostancı açıklarında bu iki adacığın kalıntıları üzerine kurulan iki fener, Batmaz Fener ve Vortonos Feneri, sulara gömülmüş bu adaların en belirgin işaretleridir.

Kaynak: İstanbul Haritaları 1422-1922

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Gökyüzünün efendileri
Önceki Yazı

Gökyüzünün efendileri

Sigitya Lion Rock
Sonraki Yazı

Sri Lanka izlenimleri