Rekabetin ve gücün sembolü olan şahin, geçmişte olduğu gibi bugün de çöl hayatının bir parçası… Zamanla şahinlerin yakaladığı avlara ihtiyaç kalmasa da…
Gazetecilik, uzun yıllar hayatımın merkezindeydi. 1989’da Cumhuriyet Gazetesi’nin kapısından içeri adım attığımda, gerçeğin peşindeki bir serüvene başlamıştım. Daktiloların sesiyle büyüdük, kelimelerin karanlığa karşı zaferine inanıyorduk. Daktilolar sustu, ekranlar parladı, şehirler değişti. Ama yazının gücü hep aynı kaldı. Her haber, bir durak; her yolculuk, yeni bir hikâyeydi. Yıllar içinde farklı gazetelerde, farklı ülkelerde haberin izini sürdüm. Bugün geriye dönüp baktığımda yolculuğumun en kalıcı haritasını kelimelerin çizdiğini anlıyorum. Dünya hâlâ anlatılmayı bekleyen hikâyelerle dolu. Bu yolculuk da sona ermiş gibi görünmüyor.