Gözler yalan söylemez

Gözler yalan söylemez

Pasaportlarımızı artık insan temasını ortadan kaldıran iris tarayıcılar onaylayacak. Yapay zekâ, gözlerimizin içine bakıp dokuz saniyede ülkeye girip giremeyeceğimize karar verecek.
18/04/2021

Dubai sadece baş döndüren mimarisi, dolar milyarderleri ve çölleriyle ünlü değil. Onu diğer şehirlerden ayıran bir başka özelliği daha var: Dubai Havalimanı. Uluslararası seyahatlerde dünyanın en yoğun hava trafiğine sahip olan bu havalimanı adeta şehir içinde bir şehir. 2019’da 86 milyon kişinin yolu buraya düşmüş. Üstelik bu rekoru en yakın rakibi Londra Heathrow‘a altı milyon yolcu fark atarak ve aralıksız altı yıl tekrarlayarak korumuş.

Yapay palmiyeleri, göz kamaştıran terminalleri, havuzları ve kutup bölgelerini aratmayan klima sistemiyle bambaşka bir dünya burası…

Geçenlerde unvanlarına bir yenisi daha eklendi, bilim kurgu dünyasından aşina olduğumuz göz tarama sistemi hizmete girdi. İşlemler 122 akıllı kontrol noktasında yapılacak.

Aslında Dubai Havalimanı akıllı kapı sisteminin yabancısı değil. Uzun zamandır kullanımda olan bu kapılar, BAE vatandaşları ve burada oturma izni bulunan yabancılar tarafından kullanılıyordu. Parmak izimizi okutup ya da kimliğimizi taratıp kimseyle muhatap olmadan ülkeye giriş çıkış yapabiliyorduk.

Yeni hizmete giren göz tarama sistemini ise kaydını bir kez yaptıran bütün yolcular kullanabilecek. Pasaportlarımızı artık insan temasını ortadan kaldıran iris tarayıcılar onaylayacak.

Yapay zekâ, gözlerimizin içine bakıp dokuz saniyede ülkeye girip giremeyeceğimize karar verecek. Amaç, havalimanında bekleme süresini azaltmak, temassız yolculuğa geçişin önünü açmak.

Geleceğin dünyasında var olma mücadelesi

Halka açık her noktada göz ve yüz tanıma teknolojisini yıllardır kullanan Birleşik Arap Emirlikleri, dünyada kişi başına en çok güvenlik kamerası düşen ülkelerden. Yeni teknolojileri uygulama konusunda uzun süredir dünya devleriyle yarışıyorlar. Kaynakları da bu tür yatırımlara oldukça müsait. Para çok olunca harcamak da sorun olmuyor.

BAE’nin hedefi geleceğin dünyası… Mars misyonuyla amaçlarını dünyaya duyurdular. 19 Temmuz 2020’de gönderdikleri uydu, 9 Şubat 2021’de Kızıl Gezegen’in yörüngesine ulaştı. Bağımsızlıklarının 50’nci yıl kutlamalarına denk gelen bu başarının zamanlaması tesadüf değil. Uzayda pay kapma yarışında ABD, Rusya ve Çin’in yanında yer alıyorlar. Üç yıl içinde aya gitmeyi planlıyorlar ve çalışmalarını NASA’yla ortaklaşa yürütüyorlar. Çölde pirinç yetiştiriyorlar, deniz suyunu sulama kaynağına çeviriyorlar. Yağmur için artık dua etmiyorlar, insansız hava araçlarıyla bulut tohumlaması yapıp yapay yağmuru yağdırıyorlar.

Sadece uzay, havacılık ve tarımda değil sürdürülebilir enerjiden nano teknolojiye, akıllı kentlerden yapay zekayla hizmet veren robotlara kadar her alanda geleceğe yatırım yapmaktan geri kalmıyorlar. Çünkü bir gün petrolün tükeneceğini, sınırsız gibi görünen doğal kaynakların kuruyacağını herkesten iyi biliyorlar ve o gün gelmeden önlemlerini alıyorlar.

BAE’nin petrolden sonra gelen en önemli geliri turizm. Pandemi döneminde bu gelirden yoksun kalsalar da gelecekte insanların seyahat etmekten vazgeçmeyeceğini biliyorlar. Zamanı geldiğinde hayatı kolaylaştırabilecek adımları böyle durgun ortamlarda atmayı alışkanlık haline getirmişler. 2050’nin dünyasında var olmanın tek yolunun geleceğe yatırım olduğunun farkındalar. Bu vizyon BAE’nin kuruluşunda vardı, gelişmesinde rol oynadı, bugün de devam ediyor. 50 yıl önce haritada olmayan bir ülke bugün uzayın derinliklerine doğru yola çıkabiliyorsa bunu sadece sahip olduğu zenginlikle açıklamak yeterli değil. BAE kadar zengin diğer komşuları bu vizyonun bir hayli uzağında…

Eskiden bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz teknolojik yenilikler bugünkü hayatın ayrılmaz bir parçası. Cep telefonlarımıza, tablet ve bilgisayarlarımıza sadece parmak iziyle değil göz tarama teknolojiyle de bağlanıyoruz.

Dünyanın dört bir yanındaki havalimanları göz bilgilerimizi depolamaya hazırlanıyor. Yakın gelecekte, güvenlik kontrolünden geçerken pasaporta ihtiyacımız kalmayacak. Yapay zekâ gözümüzün içine bakıp hükmünü verecek. Yalan nedir bilmeyen gözlerimiz sadece duygularımıza ayna olmayacak, mahrem bilgilerimizi saklayan gizli kasa görevini de üstlenecek.


Bu yazı 18 Nisan 2021 tarihinde Cumhuriyet‘te yayınlandı. Diğer Pazar Yazılarım

gozleryalansoylemez
Gözler yalan söylemez - REMZİ GÖKDAĞ
ARŞİVDEN SEÇMELER...
Çölde bir gece

Uzak gökler altında yaptığım bu yolculuğun heyecanı diğerlerine benzemiyordu. Saatlerce yol aldım.

Önce gezginim

Gördüklerimi not alırım. Her anın güzelliğini o anı yaşadıktan hemen sonra bir yerlere kaydetmek gerekir.

İstanbul’u dinliyorum

Eski İstanbul’a dair anılarını duymak istediğim kişilerden biri de meslek büyüğümüz Hasan Pulur'du.

Madem yalnız değiliz

Okyanus kenarında, karanlık bulutların altında bir sahil. Görüntü varla yok arasında, hisler dorukta.

Önce gezginim

Gördüklerimi not alırım. Her anın güzelliğini o anı yaşadıktan hemen sonra bir yerlere kaydetmek gerekir.

Başka Şehirler
Dear Istanbul
remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 bir kişi yeter remzi gokdag

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
2 Remzi Gökdağ

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
3 Remzi Gökdağ

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehir sadece haritalarda değil, hafızalarda da var olur. Her adım bir anıyı, her köşe bir hikâyeyi çağırır. Herkesin kendine sakladığı bir İstanbul…
4 Remzi Gökdağ

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
5 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Bazı yerler coğrafi bir bölge olmanın ötesine geçip ruhun derinliklerine işleyen birer sembole dönüşürler. Rubülhali Çölü bunlardan biridir. "Boşluk" anlamına gelen ismiyle…
6 Remzi Gökdağ

Tutkunla Var Ol

Yaşamın özü, gözümüzü biraz olsun açıp, küçük anların içinde saklı olan büyük anlamı fark edebilmektir. Bu basit ama derin hakikat, hayatın en…
8 kaybolan sehir

Unutulan Şehrin İzinde

Bazen hayat en güzel sürprizlerini bir kitabevinin rafında saklar. Yan yana duran iki kitap, aslında yıllar öncesinden başlayan bir dostluğun sessiz tanığı…
9 ölü internet teorisi 1

İnterneti Robotlar mı Yönetiyor?

İnternet, bir zamanlar özgür fikirlerin, insan yaratıcılığının ve sınırsız bilginin merkeziydi. Oysa bugün, çevrimiçi dünyanın perde arkasında görümez, gizli bir ordu var.…
10 Remzi Gökdağ

İnterneti Zehirleyen Azınlık

Sosyal medyada gördüğümüz öfke ve kutuplaşma, toplumun gerçek sesi değil; küçük bir azınlığın gürültüsü. Algoritmalar bu aşırı sesleri öne çıkarıyor, makul çoğunluğu…
ikisehrinjikayesi1
Önceki Yazı

İki şehrin hikayesi

Screenshot 2021 05 08 143037
Sonraki Yazı

Cumhuriyetin ışığında