Birleşik Arap Emirlikleri’nin bir tarafı çöl, diğer tarafı deniz. Kum fırtınalarının körfez esintisiyle buluştuğu bir yer. Doğanın ince hesapları arasında sıkışan bu coğrafyanın kaderinde kuraklık var. Sıcağın yıl boyu hüküm sürdüğü bölgede mevsimleri birbirinden ayırmak kolay değil. Yıl boyu hava sıcak, bazen de çok sıcak… Topraklar tarıma elverişli değil. BAE, gıda ihtiyacının büyük bölümünü ithal ediliyor ama bu durum tarım projelerini engellemiyor çünkü yeni arayışlar için maddi kaynaklara fazlasıyla sahip bir ülke.

Sürprizler yaşanmazsa düzen böyle devam edecek ama yapılan planlar doğa karşısında her zaman başarıya ulaşamıyor. Bunu virüs salgınında hep birlikte yaşadık, dünyanın bir anda dengesini kaybettiğine tanık olduk. Hayatı, alışkanlıkları, tüketimi yeniden hesaplayıp planlamak lazım. Artık gıda zincirinde yaşanabilecek bir sorunu doğrudan mutfaklarımızda hissedeceğimizi, kıtlık tehlikesinin düşündüğümüzden de yakın olduğunu biliyoruz.

Bu günlerde tarıma yatırım ya da sürdürülebilir tarım kavramları da sık sık gündeme geldi. Pek çok ülke tarım politikalarını yeniden gözden geçirdi. Bunların arasında Birleşik Arap Emirlikleri de vardı. Geçenlerde yerel gazetelere yansıyan bir haber, sadece yaşadığımız günleri değil bölgenin geleceğini de yakından ilgilendiriyordu.

Çölde pirinç

Ayıkla pirincin kumunu
Çölde yetişen pirincin yaygın kullanımı bölgenin kaderini değiştirebilir

50 derecenin üzerindeki sıcaklık açık tarla tarımını ciddi şekilde sınırlar ama alternatif tarım arayışlarını engellemez. BAE geçen hafta bunu kanıtladı. Güney Kore’yle ortaklaşa yürütülen araştırma projesinin sonuçlarını açıklayıp çölde pirinç üretileceğini duyurdu. Yanlış okumadınız! Dünyanın bu köşesinde, yakın bir gelecekte hurma ağaçlarının arasında sulak çeltik tarlaları uzanacak.

Projeye kasım ayında başlanmıştı ama iki ülke arasındaki akıllı sera çalışmalarının geçmişi uzun yıllara dayanıyor. Bugüne dek tarım ve gıda güvenliği alanlarında çok sayıda başarıya da imza atılmıştı ama hiçbiri “Çölde Pirinç” projesi kadar heyecan yaratmamıştı.

Programın temelinde su tasarrufu teknolojileri bulunuyor. Önce, BAE’nin Sharjah (Şarika) emirliğinde, 1890 metrekarelik çöl toprağı tarıma uygun hale getirildi. Isı, tuz ve diğer olumsuz koşullara dayanabilecek pirinç cinslerini belirlemek için çalışmalara başlandı. Pirinç üretiminin en önemli maddesi suydu fakat bölgenin yeraltı suları yeterli değildi. Bunun için arındırılmış tuzlu su kullanıldı, yani deniz suyu.

Proje için tuza dayanıklı Asemi ve Indica cinsi pirinçler seçildi. Kasım 2019’da tohumlar ekildi ve 180 günlük büyüme süreci başladı. Sonuçların incelenebilmesi için arazi üç bloğa ayrılmıştı. İlk blok 5 Mayıs’ta, ikincisi 10 Mayıs’ta ve üçüncüsü 30 Mayıs’ta hasat edildi. Sonuç tam anlamıyla mucizeydi. 1000 metrekarede 763 kilo pirinç elde edildi. Çöl pirincinin Uzakdoğu’da yetişen orijinalinden farkı yoktu.

Ufukta kıtlık var

Ayıkla pirincin kumunu
Çöl pirincinin Uzakdoğu’da yetişen pirinçten farkı yok

Koronavirüs salgınının gıda üretimine etkilerini henüz bilmiyoruz ama ilerde Afrika ülkeleri gibi gıda ithalatçısı ülkelerde salgının yaratacağı tüketim sorunu sürpriz olmayacak. Körfez ülkeleri de gıda ihtiyacının neredeyse tamamını ithal ediyor. Böyle bir dönemde gündeme gelen “Çölde Pirinç” haberi ister istemez herkeste bir heyecan yarattı çünkü çölde yetişen pirincin yaygın kullanımı bölgenin kaderini değiştirebilir.

BAE, diğer körfez ülkeleri gibi gıda ürünlerinin yüzde doksanını ithal ediyor çünkü topraklarının sadece yüzde biri ekilebilir arazi. Su kaynaklarının yarısı tarım faaliyetleri için kullanılıyor. Bu nedenle çölde pirinç haberi önemli. İnsanlar Uzakdoğu’nun beyaz altınını çölün petrolüyle yan yana hayal ediyor. Asırlardır uygarlıkları besleyen pirinç tarlalarının çöl ortasında uzayıp gittiğini hayal edenlerin heyecanlanması gayet doğal. Düne kadar bu topraklarda pirinç üretileceğini söyleseler güler geçerdik ama şu günlerde inanılması güç o kadar çok olay yaşıyoruz ki…

Bir yanda çölde pirinç yetiştirecek kadar geleceğine yatırım yapanlar diğer yanda hazine değerindeki doğal tarım alanlarını betona çevirip, çiftçiyi toprağından soğutanlar…

Elindekiyle yetinmeyen, sahip olduğunu yitirdikten sonra fark edenler ilerde daha zor şartlarla karşılaşabilir. Çölde pirinç yetiştirildiğini, bu pirincin ihraç edileceğini duyunca bir an tedirgin oldum ve “ayıkla pirincin taşını” lafını hatırladım. Gelecekte pirincin sadece taşını değil kumunu da ayıklamak zorunda olabileceğimizi düşündüm.

Bu yazı 21 Haziran 2020 tarihinde Cumhuriyet’te yayınlandı. Diğer Pazar Yazılarım

Ayıkla pirincin kumunu