Susuzluk unutuldu, ekim ayında kesinti programı uygulanmayacak.
İstanbul’da susuzluğun en çok hissedildiği 1990 sonbaharından bu yana bir yıl geçti. Yapay yağıştan taşıma suyuna, artezyen kuyularından yağmur dualarına kadar her yöntemin denendiği kriz dönemi artık geride kaldı. Bugünlerde İstanbul’da su konusu neredeyse hiç konuşulmuyor. Yağışların mevsim normallerinde sürmesi, barajlardaki su seviyesinin her geçen gün yükselmesine neden oluyor. Geçen yıl eylül ayında 41 milyon metreküp suyu kalan kentin barajlarında şimdi 350 milyon metreküp suyu bulunuyor.
1990 yılında yaşanan büyük kuraklıktan sonra bu yılın başlarında görülen mevsim normallerinin üstündeki yağışlar, İstanbullulara susuzluğu unuttururken İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürü Ergun Göknel’in yüzünü güldürdü. Yağışların normal olarak devam etmesi şartıyla İstanbul’da eylül ayından sonra, kesinti programının kaldırılacağını ve “gürül gürül” su verileceğini müjdeleyen Göknel, “Su anda İstanbul’da yapımı devam eden 3 büyük proje paketimiz var. Bunlar, su borularının yenilenmesi, su kaynaklarının zenginleştirilmesi, pompa ve depo istasyonlarının yapılması. Bunlar gerçekleştirildiğinde İstanbul’da su sıkıntısı bir daha yaşanmayacak” dedi.
İSKI, geçen yıl kriz döneminde uygulamaya başladığı “yapay yağış”a bu yıl da devam edecek. Barajların dolu olmasına karşın tekrar uygulanması istenen projeyi bazı yetkililer gereksiz buluyor. İSKI Genel Müdürü Ergun Göknel ise diğer projelere göre ucuz olduğunu söylediği bu projenin, İstanbul’a yararlı ve garantili olduğunu belirtiyor. Eylül ayı sonunda başlayacak proje, 1992 yılının ağustos ayına kadar uygulanacak. Projenin İSKİ’ye maliyeti 227 milyar lira.
Geçen yıl susuzluktan yakınan İstanbulluların, bu yıl en çok şikâyet ettikleri konuların başında abonelere gönderilen hatalı faturalar geliyor. İstanbul’a su sağlamak için milyarlarca liralık yatırım yapan İSKİ, abonelere gönderdiği hatalı faturalara bu yıl da engel olamadı. Bilgisayar sisteminden kaynaklanan “çıldırtan faturalar”, İSKİ’nin alt katındaki itiraz servislerinin önünde gün boyu kalabalığa neden oluyor.
Her yılın ilk ayında suya yaptığı zamla tanınan İSKİ, 1992 yılının ocak ayında da suyun fiyatını arttırmayı düşünüyor. Bu konuda bir açıklamanın henüz erken olduğunu söyleyen Göknel, yapılacak zammın miktarını bildirmiyor.
Uzun vadede İstanbul’un susuzluğunun giderilmesi konusunda İSKİ’nin 3 büyük proje paketindeki çalışmalar da sürüyor. Eski şebekenin yenilenmesi, su kaynaklarının zenginleştirilmesi, pompa ve depo istasyonlarının zenginleştirilmesi gibi projeler yanında İSKİ’nin el attığı bir konu da su havzalarındaki kaçak yapıların atıksularının ıslah edilmesi. Yapımı süren projelerle ilgili son gelişmeler şöyle:
Elmalı-Ömerli su toplama havzalarının korunması: Son yıllarda kentin Anadolu yakasında içme suyu havzalarında görülen kaçak yapılaşmaya engel olamayan belediye, bu proje ile bölgede oturanların atıksularının barajlara sızmasını engellemeyi düşünüyor. Eski Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın “Oralara temiz su verilmezse kirli su çıkmaz” dediği, Nurettin Sözen’in ise “Önce insan” diyerek su verdiği bölgelerde yaşayanların atıksularını temizleyecek proje, İSKİ’ye yaklaşık 1.5 trilyon liraya mal olacak. Dünya Bankası’nın finanse ettiği proje ile ilgili kredi görüşmeleri sürüyor.
Eski şebeke hattının değiştirilmesi: Eski ve yetersiz içme suyu şebekesinin iyileştirme ve hiç şebekesi olmayan bölgelere su götürmeye yönelik boru döşeme çalışmalarında Nisan 1989’dan Ağustos 1991 tarihine kadar 729 kilometre içme suyu şebekesi, 1392 kilometre de boru yenileme olmak üzere toplam 2121 kilometre boru döşendi.
Su kaynaklarının zenginleştirilmesi: İSKİ’nin hazırladığı 50 yıllık master planın bir bölümünü içeriyor. Planda 1992’de tamamlanması planlanan ve tamamlandığında kente 50 milyon metreküp su verecek Sazlıdere Barajı, öncelikli sırada yer alıyor. İstanbul’a yılda 160 milyon metreküp su sağlayacak Kuzey Istırarca derelerinin yapımı ise İSKİ ile Orman İdaresi arasında bir anlaşmazlık yükünden henüz gerçekleştirilemedi.
Pompa ve depo istasyonla: Su krizinin yaşandığı günlerde en çok şikâyet edilen konu suyun adaletsiz dağıtımıydı. Bazı bölgeler 24 saat aralıksız su alırken bazı bölgelere 3 günde bir su veriliyordu.
Terkos’un yüzü gülüyor
İstanbul’un su ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayan Terkos Gölü’nün geçen yıl yaşadığı kuraklıkta -1.62’ye düşen su seviyesi, bugün 1.99 santime ulaştı. Kuraklığın en çok hissedildiği ekim ayında İSKİ’nin göle düzenlediği bir gezide göl alaninda rahatlıkla yürüdüğümüz yerlerde bugün sandalla geziliyor. Suyla dolan gölde balıkçıların motor sesleri yeniden duyuluyor.
25 Eylül 1991 Sayfa 7
