Vize çilesi bitiyor mu?

Yurtdışına çıkanların yaşadığı ortak sorundur vize kuyrukları. Günler öncesinden belgeler hazırlanır. Her şey defalarca kontrol edildikten sonra konsolosluk kapılarında sıraya girilir.

Bitmeyecekmiş gibi görünen bu kuyruklarda zaman ağır akar. Sırada beklerken bir yandan da ‘ya ters giderse’ endişesi yaşanır. Pasaportlar, hazırlanan belgeler konsolosluk görevlisine teslim edildikten sonraki an kritiktir. Yolların belirlendiği, kaderlerin çizildiği bir süreç başlamıştır. Görevlinin vereceği karar ya planlarınıza ulaşmanın anahtarı ya da her şeyin sonu olabilir. Konsolosluklarda yaşanan vize maceraları herkesin hayatında acı tatlı birer anısı vardır.

Birkaç yıl önce bu duyguları yaşadığım İstanbul’daki ABD Konsolosluğu’nun önünde beklediğim günü hatırlıyorum. Telefonla randevu alma sisteminin henüz olmadığı bir vize kuyruğuydu.

Sabahın erken saatlerinde konsolosluğa ulaştığımda önlerde olacağımı ummuştum. Tarlabaşı’ndaki eski konsolosluk binasının önüne geldiğimde benden önce davranan onlarca kişi vize kuyruğunda yerini almıştı bile.

Kaldırımda uzayıp giden kuyruğa girdim. Konsolosluğun kapıları henüz açılmamıştı. Kuyruğun sonu birkaç saat içinde görünmez olmuştu.

Bekleyenler trafiği kesmemek için vize kuyruğunu konsolosluk binasının karşısındaki bir sokağa yöneltmişti.

Artık bu günler geçmişte kaldı. Vize almak için konsolosluk binalarının önünde randevusuz bekleme dönemi bitti. Bu durumun en azından Türkiye’deki ABD konsoloslukları için geçerli olduğunu biliyorum.

Önce randevu günü belirleniyor sonra vize işlemlerine başlanıyor. Bu işlemlerin sonuçlanması da birkaç günü buluyor.

Vize alırken kaybedilen bu zamanın önüne geçmenin bir yolu olup olmadığını her zaman düşünmüşümdür. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir açıklama bu bekleme süresini kısaltmanın bir yolu olduğu müjdeleniyordu.

Amerika’nın Türkiye Maslahatgüzarı Nancy Mc Eldowney, Amerika’ya gelmeyi düşünen Türklere müjdeli haberi duyurdu.

Vize başvurusu için ABD Büyükelçiliği’ne gelen bir kişinin buradaki işlemlerinin 30 dakikada tamamlanacağını söyledi. Bu açıklama ABD’nin yeni büyükelçisi Ross Wilson’un göreve başlama tarihine denk geliyor.

Wilson, henüz koltuğuna oturmadan ABD’ye gelmeyi düşünenlere müjdeli haberi duyuruyor. Bu haftaki manşetimizde ABD Büyükelçiliği’nin başlatacağı yeni vize uygulamalarıyla ilgili ayrıntıları okuyabilirsiniz.

Konu hepimizi yakından ilgilendiriyor. Vize almayı başarıp bu ülkeye gelenlerin yanı sıra başvuruları çeşitli nedenlerle reddedilen çok sayıda Türk vatandaşı var. Bizleri burada ziyaret etmek isteyen yakınlarımızın gözünde büyüyen vize başvuruları artık 30 dakikada sonuçlandırılabilecek. Bunu ABD’nin Türkiye’deki en üst düzey yetkilisi söyledi. Mc Eldowney vize konusunda yaptığı açıklamasında önemli bir noktanın da altını çizdi. Amaçlarının, vize başvurusuna gelen herkesin, hak ettiği, onurlu bir şekilde ağırlanması olduğunu belirten Mc Eldowney, “Türkler’in ABD’yi ziyaret etmelerini gönülden arzuluyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’den destek

Bir yanda yayına hazırlanan gazete diğer yanda sıralanan soru işaretleri… Neden bu gazeteyi hazırlıyoruz, emeğimizin karşılığını alabiliyor muyuz? Bu kadar cefaya değer mi?

Amerika’da yaşayan Türklerin, arkasında büyük sermaye desteği olmayan bağımsız bir Türk gazetesi okumaya ihtiyacı ya da zamanının olmadığını düşündüğüm bir anda masamın yanındaki faksın yeşil ışığı yandı.

Çok uzaklardan Türkiye’den geliyordu mesaj. Okuduktan sonra biraz önce hissettiğim yalnızlık duygusu gidivermişti.

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Emre Kongar, 24 Kasım tarihli köşesini USA Turkish Times’a ve gazetenin sahibi Yunus Aksoy’a ayırmıştı. Emre Kongar’ın olumlu eleştirilerini okumak içinde bulunduğumuz zor şartlarda bize güç verdi.

Bu işe başlarken hedeflerimizi anlayanların varlığı, harcanan bu emeğin boşa gitmediğini gösteriyor.

Sayın Kongar’ın yazısını bu hafta sizlerle paylaşıyoruz. Gazetemize emeği geçen arkadaşlarım adına, Emre Kongar’a ve Cumhuriyet ailesine bu manevi desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.

Remzi Gökdağ
28.12.2006
USA Turkish Times
REMZİ GÖKDAĞ
USA Turkish Times Yayın Yönetmeni

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Başka USA Turkish Times yok!
Önceki Yazı

Başka USA Turkish Times yok!

USA Turkish Times
Sonraki Yazı

Özgürlükler ve raporlar…