Yaşamın özü, küçük anların içinde gizli büyük anlamı fark edebilmektir. Bu basit ama derin hakikat, hayatın en kıymetli öğretisidir. Oysa birçok insan mutsuzluğunu kabullenir, değiştirmenin mümkün olmadığına inanır. Sevmediği işlerde yıllarını harcar, alışkanlıklarının esiri olur. Unutulan gerçek ise çok yalındır: Hayat, değiştirmeye cesaret edenlerin ellerinde şekillenir. Sevmediğin bir işi bırakabilirsin, seni oyalayan şeyleri hayatından çıkarabilirsin. Çünkü her yeni başlangıç, küçük bir kararla başlar.
Aşkı aramak da çoğu zaman beyhude bir çabadır. “Hayatının aşkı” dediğimiz şey, sokak köşelerinde ya da kalabalık barlarda saklı değildir. O, insan kendi tutkularını yaşamaya başladığında kendiliğinden ortaya çıkar. Çünkü tutkuyla yaşamak insanı ışıldatır, o ışık da doğru insanları, doğru zamanı, doğru karşılaşmaları hayatına çeker.
Bir de hayatı fazla sorgulama huyumuz vardır. Zihnimizde sorular dolaşır: “Ya olmazsa? Ya hata yaparsam? Ya yanlış kişiyi seçersem?” Oysa cevap çok daha yalındır. Hayat, basittir. Onu karmaşık hale getiren, bizim korkularımız ve tereddütlerimizdir.
Basit yaşa. Yemek yerken son lokmana kadar tadını çıkar. Karşına çıkan bir yabancıya kalbini aç. Yeni insanlarla tanış, farklılıklardan korkma. Çünkü biz, çeşitliliğimizle bir bütünüz.
Hayatın bir başka gerçeği de yolculuktur. Yola çıkmadan kendimizi tanıyamayız. Kaybolmak, ilk başta ürkütücüdür ama aslında en dürüst öğretmendir. Haritalar bize yol gösterir, evet; ama asıl pusula içimizdedir. Ve çoğu zaman kaybolduğunda, kendimizi buluruz. İşte bu yüzden seyahat et, kaybolmayı göze al, bilmediğin sokaklarda yürü. Çünkü kaybolmadan kendine rastlayamazsın.
Hayat sana her gün fırsatlar sunmaz. Bazı anlar yalnızca bir kez gelir. Erteleme, kapını çalan o fırsatı bekletme. Cesaret et.
Sonunda geriye ne kalır? Evler, arabalar, sayfalarca özgeçmiş mi? Hayır. Hayat, tanıştığın insanlar ve onlarla yarattığın şeylerle anlam bulur. Bir dost sohbeti, birlikte üretilen fikir, paylaşılan anı, yolculuk. Asıl miras budur.
Ve belki de en önemlisi şudur. Hayalini yaşa. Tutkunla var ol. Çünkü hayat kısa. Biz çoğu zaman uzun sanırız, ama aslında bir göz kırpışı kadar hızlıdır. Günün birinde sona erdiğinde, geriye sadece “nasıl yaşadığın” kalır. O yüzden bugün, tam da şimdi başla. Hayalini yaşa. Tutkunla var ol. Çünkü hayat kısa.

