Radikal Gazetesi Haber Arşivi
Radikal Gazetesi Haber Arşivi

Sırlar perdesinin ardındaki adam

Kimilerine göre o bir ‘Karanlıklar Prensi’, kimilerine göreyse ‘Amerika’nın despot babası’.

Washington’un kapalı kapılar ardındaki ismi de denebilir kendisine. Sevenlerinden çok sevmeyenleri var ve bu sayı durmadan artıyor. Irak Savaşı’nın baş kahramanı olarak biliniyor. Beyaz Saray’da göreve gelmeden önce yöneticiliğini yaptığı enerji şirketi Halliburton ile bugünkü ilişkilerini kimse çözemiyor. Irak’ta kitle imha silahlarının varlığı konusunda yaptığı ısrarlı açıklamaları, bir CIA ajanının isminin açıklanmasıyla başlayan Plamegate skandalındaki rolü ve Başkan Bush üzerindeki etkisiyle Washington’un gizemli ismi Dick Cheney geçtiğimiz hafta yine gündemdeydi. Bıldırcın niyetine yakın arkadaşı Harry Whittington’ı vurduktan dört gün sonra olayı Amerikan halkına anlatan Cheney’in tutumu son altı yılda izlediği ‘politikada gizlilik prensibi’nin son örneğini oluşturdu.

Cheney, Amerikan tarihinin en güçlü, en otoriter başkan yardımcısı olarak tanınıyor ve Washington’ın gelmiş geçmiş en gizemli kişileri arasında yer alıyor. Hakkındaki sırlar perdesi henüz aralanabilmiş değil.

Adının karıştığı her skandaldan yara almadan kurtulmayı başaran yetenekli bir siyaset sihirbazı olan Cheney, yaptıklarının hesabını Başkan Bush dışında kimseye vermeyen bir kişi olarak da tanınıyor. Bir anlamda, Beyaz Saray’ın bilinmeyen, karanlık tarafını temsil ediyor.

Cheney, göreve geldiği gün başkanlık yarışına girmeyeceğini açıklamıştı. Son 50 yıllık Beyaz Saray geçmişinde, iki örnek dışında bütün başkan yardımcılarının hedefinin başkanlık olduğunu bilen Bush, Cheney’i siyasi hırsları olan bir yardımcıdan çok uzun yol arkadaşı olarak benimsedi. Cheney’in kendisini bu hırstan arındırması Kongre ve Senato üyeleri karşısında siyasal bağımsızlığını sağlayacak, gücünün ardındaki en büyük etken olacaktı. Başkan Nixon dahil son 36 yıl Beyaz Saray’da görev alan dört farklı yönetimin politikalarını belirleyen önemli bir isim olan Cheney, muhafazakar kesimin gözünde gerçek bir Amerikan kahramanı. Fakat halkın büyük bir kesiminde bu isme karşı sempatiden çok korkuyla karışık bir bilinmezlik duygusu hakim. Bu duygunun ardında Irak Savaşı ve bu savaşın başlamasında Cheney’in rolü yatıyor. Irak’ta bulunduğuna inanılan ‘Kitle imha silahları’ konusundaki ısrarcı tutumuyla Dick Cheney Amerikan halkının gözünde ‘kötü adam’ olarak tanıyor.

11 Eylül saldırılarından sonra Cheney’in nerede olduğunu, kimle görüştüğünü, ne düşündüğünü ve ne yaptığını Amerikan halkı takip edemedi. Kendisini izlemekle görevli Beyaz Saray muhabirlerinin çoğu onu yılda birkaç kez düzenlenen partiye bağış yemeklerinde ya da seçim kampanyasına gördü. Cheney ile röportaj yapabilen gazetecilerin sayısı yok denecek kadar az. Basınla arasına koyduğu sınırı altı yıl boyunca kimse aşamadı, mesafe herzaman geçerli kaldı. Tıpkı geçtiğimiz hafta yaşanan av kazasında olduğu gibi. Cheney’in yaraladığı Harry Whittington’ın hastaneden taburcu olmasından sonra konu yasal anlamda kapanmış gibi görünüyor. Her iki taraf da birbirinden özür diledi. Polis, yasal inceleme gerektirmeyen bu dosyayı kurcalamaktan vazgeçti. Herkesin merakla beklediği av kazası mutlu sonla noktalanmış gibi görünse de bu olay Washington’da işlerin ne kadar gizli ve derinden yol aldığının çarpıcı bir örneği olarak Amerikan siyaset tarihinde yerini aldı.

Yasak tanımayan bina!

Amerika’da inanılmaz bir sigara yasağı kampanyası yaşanıyor. Pekçok eyalet bu yasaklarla yetinmeyip yenilerini gündeme getiriyor. Bazı belediyeler, caddelerde sigara içimini yasaklıyor. Aslında Amerikan halkının sağlığı düşünülerek alınan bu kararlardan halkın pek şikayetçi olduğu söylenemez. Ancak alınan kararları her zaman uygulamak kolay olmuyor. Bunun bir örneği de başkent Washington’da yaşanıyor. Belediye meclisi ocak ayında aldığı bir kararla kent içindeki resmi binalarda sigara içilmesini yasakladı. Bu yasağa kısmen uyuluyor. Kısmen diyorum çünkü yasağı henüz tanımayan bir bina var Washington’da. Kongre Binası. Yasaların hazırlanıp kabul edildiği Kongre binasında halen serbestçe sigara içilebiliyor. ABD’de yasaların üstünde bir bina arıyorsanız Kongre’yi size örnek gösterebilirim.

ARŞİVDEN SEÇMELER...
Çölde bir gece

Uzak gökler altında yaptığım bu yolculuğun heyecanı diğerlerine benzemiyordu. Saatlerce yol aldım.

Önce gezginim

Gördüklerimi not alırım. Her anın güzelliğini o anı yaşadıktan hemen sonra bir yerlere kaydetmek gerekir.

İstanbul’u dinliyorum

Eski İstanbul’a dair anılarını duymak istediğim kişilerden biri de meslek büyüğümüz Hasan Pulur'du.

Madem yalnız değiliz

Okyanus kenarında, karanlık bulutların altında bir sahil. Görüntü varla yok arasında, hisler dorukta.

Önce gezginim

Gördüklerimi not alırım. Her anın güzelliğini o anı yaşadıktan hemen sonra bir yerlere kaydetmek gerekir.

Başka Şehirler
Dear Istanbul
remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 bir kişi yeter remzi gokdag

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
2 Remzi Gökdağ

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
3 Remzi Gökdağ

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehir sadece haritalarda değil, hafızalarda da var olur. Her adım bir anıyı, her köşe bir hikâyeyi çağırır. Herkesin kendine sakladığı bir İstanbul…
4 Remzi Gökdağ

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
5 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Bazı yerler coğrafi bir bölge olmanın ötesine geçip ruhun derinliklerine işleyen birer sembole dönüşürler. Rubülhali Çölü bunlardan biridir. "Boşluk" anlamına gelen ismiyle…
6 Remzi Gökdağ

Tutkunla Var Ol

Yaşamın özü, gözümüzü biraz olsun açıp, küçük anların içinde saklı olan büyük anlamı fark edebilmektir. Bu basit ama derin hakikat, hayatın en…
8 kaybolan sehir

Unutulan Şehrin İzinde

Bazen hayat en güzel sürprizlerini bir kitabevinin rafında saklar. Yan yana duran iki kitap, aslında yıllar öncesinden başlayan bir dostluğun sessiz tanığı…
9 ölü internet teorisi 1

İnterneti Robotlar mı Yönetiyor?

İnternet, bir zamanlar özgür fikirlerin, insan yaratıcılığının ve sınırsız bilginin merkeziydi. Oysa bugün, çevrimiçi dünyanın perde arkasında görümez, gizli bir ordu var.…
10 Remzi Gökdağ

İnterneti Zehirleyen Azınlık

Sosyal medyada gördüğümüz öfke ve kutuplaşma, toplumun gerçek sesi değil; küçük bir azınlığın gürültüsü. Algoritmalar bu aşırı sesleri öne çıkarıyor, makul çoğunluğu…
Radikal Gazetesi Haber Arşivi
Önceki Yazı

Madalyonun öbür yüzü

usatt1
Sonraki Yazı

Okurlara Veda