Ortaköy anılarda kaldı

Ortaköy anılarda kaldı

03/09/1991

İstanbul’un eski özelliklerini yitiren semti, yeniden düzenlenmeye çalışılacak.

Türk, Rum, Musevi ve Ermeni kültürünün yüzyıllarca bir arada yaşadığı Boğaz’ın nadide semti Ortaköy, önümüzdeki günlerde geniş çaplı restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarına sahne olacak.

Her şey değişiyor kalbimiz bile
Ama yüzyıllarla besli bir şehir
Insan yaşamından daha da hızlı
Bunca çabuk nasıl yok olabilir?

Aşırı ve hızlı nüfus artışıyla büyümenin yarattığı sorunlar nedeniyle her geçen gün eski özelliklerini yitiren bir şiirinde böyle anlatıyor Ah-met Muhip Dranas.

İnsancıl şehir dokusundan çok şeyler kaybeden İstanbul: un, eski özelliğini yitiren köşelerinden biri de Ortaköy. Türk, Rum, Musevi ve Ermeni kültürünün yüzyıllarca bir arada yaşadığı Boğaz’ın bu köşesi bugünlerde kahvehaneleri, barları, sanat etkinlikleriyle, özellikle gençlerin buluşma yeri.

Bir zamanlar caddelerinden tramvayların geçtiği, sardunyaların ve erguvanların duvarları süslediği, satıcıların eski evlerle dolu sokaklarda bağırdığı günler Ortaköy için artık anılarda kaldı. Arinacı Bohor, Sirkeci Yani, Bekçi Hüseyin Ağa da kaybolan Ortaköy’le birlikte yok oldu. Şefik Bey’in kayıkhanesinde oynayan, Vasfiye Hanım’ın bahçesinden dut çalan çocuklar soruyor. O eski Ortaköy nerede şimdi?

Eski özelliğinden çok şeyler yitirmesine karşın iskele çevresinde kalan dokusuyla tarihi ve kültürel mirası yaşatmaya çalışan Ortaköy, bugünlerde İstanbulluların ilgi odağı durumunda. Kasetçileri, kitapçıları, sanatçılarıyla gençlerin ve sanatçıların tercih ettikleri Ortaköy de yılların getirdiği ihmaller nedeniyle onarılamayan kültürel varlıkların restorasyonuna ya kında başlanacak.

Sahildeki esnafa 9 eylüle kadar süre tanıyan belediye, bu tarihten sonra düzenleme çalışmalarına başlayacak. Yaklaşık 7 milyar liraya mal olacak proje 3 ayda tamamlanacak.

Üç ayrı kültürün dinsel yapılarını da barındırması nedeniyle kendine özgü bir özelliği olan Ortaköy’de yapılacak yenilik neler getirecek?

Bu soruyu projenin mimarı Erhan Işözen, “Amacımız bu kıymetli şehir parçasını korumak, değerlendirmek, bölgedeulaşım ve diğer sorunlara çağdaş çözümler getirmek” şeklinde yanıtlarken, Ortaköy sahil esnafı “Düzenlemeler geleneksel Türk kahvehanelerinin varlığını ve Ortaköy’ü bugünlere getiren yaşam tarzını tehdit etmektedir” diyor. Sahildeki bazı restoran sahipleri ise düzenlemelerin Ortaköy’e canlılık getireceği görüşünde. Ortaköy’e gelenler ise Muallim Naci Caddesi ile sahil arasında kalan bölgede bir düzenlemeye gidilmesini ve kahvehanelerin yeni bir görünüm almasını istiyorlar.

Ortaköylü yeni proje için ne diyor?

Ferruh Özgüç (Restoran sahibi): Güzel olan ve nostaljik olan yapılara taraftarım. Önemli olan halkın ihtiyaçlarına cevap verebilmek. Kişisel kanımca yeni yapılanma da şu anki mevcut düzeni değiştirmeyecek. İnsanlar her şartlarda yine gelip oturacaklar. Ortaköy düzenlemesinin buradaki ticaret sahiplerinin yararına olduğu görüşündeyim. Şu andaki kapasiteleri bir hayli yüksek. Buna göre bir kahvehanede fazla sayıda masa sandalye olması bu işyerinin iyi çalıştığı anlamına gelmez. Ortalama olarak günde on masa dolabiliyorsa bunu korumanın en iyi yol olduğu görüşündeyim. Eğer gerekirse işletme sahibi yedek masa koyarak fazladan gelen müşterisine hizmet verebilir.

Arif Ateş (Kahvehane sahibi): Bu yeni uygulamaya göre bizim işgal alanlarımız 5-10 metre arasında değişiyor. Ancak biz buna taraftar değiliz. Çünkü oldukça dar bir alan kalıyor bizlere. Alanın daralması bizim daha az sayıda müşteri ağırlamamızı gerektirecek. Bu işyerlerinden yaklaşık 300-400 kişi ekmek yemekte. Böyle bir uygulama bu insanların aç kalmalarını sağlayacaktır. Ayrıca bu uygulamayla orta kesimin yaşama hakkı elinden alınıyor.

Kemal Kumsal (Ortaköy Su Ürünleri Derneği Başkanı): Meydan düzenlemesinin Ortaköy’de yaşayanlara da hitap etmesini istiyoruz. Projenin halka uygun olması gerekir. Bu projeye göre sokak araları meyhaneye dönüşecek. Kumkapı gibi olacak. Ortaköy’e gelen düşük gelirli kişilerin yeni projeden sonra buraya gelebileceklerini sanmıyorum. Buranın kendine has özelliği mutlaka korunmalıdır. Belediye, Ortaköy’ün tarihi özelliğine dikkat ederek hareket etmelidir.

Ayfer Atay (Beşiktaş Belediye Başkanı): Tarihi ilçemizin aşırı ve süratli büyümesinin yüklediği sorunlar yüzünden bozul maya başlayan yanlarını düzenleyip çağdaş görünümlerine kavuşturmak. Eski insancıl şehir dokusuna, tarihi kültür mirasımıza sahip çıkarak bu doğup büyüdüğüm Boğaziçi köyünü İstanbul’a kazandırmayı şimdi bir borç biliyorum.

Meydanın ortasına havuz yapılacak

Deniz kıyısındaki içkili restoran ve kahvehanelerin görüntüleri değiştirilecek, kahvehanelerin bulundukları alan daraltılarak meydanın ortasına bir havuz yaptırılacak. Ortaköy Camii’nin önünde kurulan semt pazarı meydanın dışına kaydırılacak, el sanatçıları ve kitapçılar için iskelenin önünde bir yer ayrılacak. Meydandaki çocuk bahçesi rekreasyon alanı olarak düzenlenecek. İskele önündeki balıkçı kulübesi yıkılacak.

Balıkçılara iskelenin sağında deniz kıyısında bir yer ayrılacak. Yapıların meydana bakan cepheleri restore edilecek. Cami yanındaki insan yoğunluğunun iskele yönüne dağılması sağlanacak. Meydan yüzeyi granit parke taşla kaplanacak.

Meydan çevresindeki yeni trafik düzenlemesine göre Kuruçeşme yönünden gelen yol, Ortaköy otobüs terminalinin arkasındaki ilaç fabrikasının bahçesinden tek şerit halinde Dereboyu caddesine bağlanacak, alternatif yol buradan devam ederek Palanga Caddesi’ne ulaşacak. Boğaziçi istikametine tek yön olacak yol, Muallim Naci Caddesi’ne bağlanacak.

Ortaköy anılarda kaldı
Ortaköy anılarda kaldı - REMZİ GÖKDAĞ

3 Eylül 1991 Sayfa 3

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Doğalgazda uzun maraton
Önceki Yazı

Doğalgazda uzun maraton

Tarihi yarımada seneye korunacak
Sonraki Yazı

Tarihi yarımada seneye korunacak