Marmara fosseptik çukuru

Marmara fosseptik çukuru

30/06/1990

Bölgede su ve deniz kirliliği önemli boyutlar kazandı. Çevresel örgütlenmeye gidilerek kısa zamanda, uzman kadrolar sağlanmalı ve atamaları yapılmalı. Ölçme ve analiz laboratuvarları kurulmalı. Çevre kirliliğine neden olan kişi ve kuruluşlara ‘kirleten öder’, ‘eski haline getirme’, ‘işyeri kapama’ gibi yaptırımlar uygulanmalı.

Marmara Bölgesi’ne her gün artarak süren nüfus akını, bölgedeki 171 belediye için çözülmez çevre sorunları yaratıyor. Başta İstanbul olmak üzere özellikle Marmara Denizi çevresindeki belediyelerin çevre sorunlarını inceleyen Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği’nin hazırladığı son raporda, bölgedeki su ve deniz kirliliğinin çok önemli boyutlara vardığı vurgulanarak “Bir iç deniz niteliğindeki Marmara Denizi adeta büyük bir fosseptik çukuru işlevi görmektedir” deniliyor. Özellikle turistik kentlerde giderek artan deniz kirliliğinin, beraberinde büyük sorunlar getireceği bildirilen raporda, çevre sorunlarının önlenmesinde yerel yönetimlerin birlikte hareket etmeleri gerektiği belirtiliyor. Birliğin hazırladığı raporda tehlike yaratan çevre sorunları 13 başlık altında toplandı. Çevre sorunlarının ortaya çıkmasına yol açan temel faktörün çevrenin alabilirlik kapasitesinin giderek sınırlanması ve yok olması olduğu belirtilen raporda, belediyelerin çevre konusunda izlemesi gereken stratejiler şu şekilde sıralandı.

Atıkların denetim altına alınması olanaklarının belirlenmesi.
Çevre üzerinde muhtemel etkide bulunan faaliyetlerin, önceden değerlendirilmesi ve en az zarar veren seçeneğin belirlenerek uygulama alanına konulması.
Kirlenmiş bölgelerde kirliliklerin giderilmesi ve yeniden kirlen menin önüne geçilmesi.

Çevresel yönetimin güçlendirilmesinin ilk koşulunun örgütlen me olduğunun belirtildiği çalışma da örgütlenmeyi izleyen safhada uzman kadroların sağlanarak, en kısa zamanda atanmalarının temin edilmesi, daha sonra da ölç me ve izleme şebekelerinin ve analiz laboratuarlarının kurularak hava, su, toprak ve gürültü kirliliklerinin belirlenmesi ile bunları kalitelerinin belirlenmesi gerektiği bildiriliyor. Çevre kirliliğine ne den olan kişi ve kuruluşlara, “kirleten öder”, “eski haline getir me”, “işyeri kapama” ve “par cezası” gibi yaptırımların uygulanması gerektiği bildirildi.

Birliğin hazırladığı ve 13 başlık altında topladığı çevre sorunların dan bazıları şunlar:

Hava kirliliği – Bölgede hava kirliliği açısından en kritik yerleri İstanbul, Bursa, İzmit, Balıkesir ve Edirne kentleri oluşturuyor Hızlı ve çarpık kentleşme ve sanayileşme hava kirliliğine neden oluyor. Özellikle düşük kalitede linyit kullanımı havaya önemli oranda kirletici madde karışmasına neden oluyor.

Deniz kirliligi – Evsel ve endüstriyel atıklar, fosseptik çukur ve tanklardan dökülen atıklar, içme ve kullanma suyuna karışan yabancı maddeler deniz kirliliğine neden oluyor. Bunun dışında denizlerde petrol atıkları, gemiler- den ye tanklardan dökülen ve atı- lan diğer atıklar da denizlerin kirlenmesinde önemli bir etkeni oluşturuyor.

Toprak kirliliği – Taş ve kömür ocakları toprağın fiziksel olarak kirlenmesine neden oluyor. Bunun dışında kadmiyum, kurşun, arsenik, cıva, bakır gibi ağır metaller, maden cevherleri, belirli limitler üzerine çıktığında toprağı kirletiyor. Kentsel atıklar, sanayi atıkları, kimyasal gübreler ve tarım ilaçları da toprağı kirleten unsurlar.

Gürültü ve titreşim kirliliği – Başta motorlu araçlar olmak üzere fabrikalar, inşaat ve bayındırlık işleri gürültüye neden oluyor. Uçaklar, trenler, müzik aletleri ve metrolar da insanları rahatsız eden gürültü ve titreşimlere neden oluyor.

Marmara fosseptik çukuru
Marmara fosseptik çukuru - REMZİ GÖKDAĞ

30 Haziran 1990 Sayfa 8

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

Tercihli yol hazır
Önceki Yazı

Tercihli yol hazır

Bayrampaşa'da seçime doğru
Sonraki Yazı

Bayrampaşa’da seçime doğru