Geçtiğimiz hafta Washington, Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli bir konuğu ağırladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı M.Ali Talat ABD’nin üst düzey yöneticileriyle biraraya geldi ve BM’de incelemelerde bulundu.
Talat’ın bu ziyareti 30 yıldır çözüm bekleyen Kıbrıs konusunda dönüm noktası olabilir. Bu ziyaretin ardından ABD’nin adadaki düzen için Türk tarafının açıklamalarını ilk elden dinlemesi bile Kıbrıs’ın geleceği asçısından bir umut belirtisidir.
Ziyaret, Kıbrıs Türk politikasını ortaya koymak amacıyla yapıldı. Talat, bu politikanın “Kıbrıs’ın birleştirilmesi, Kıbrıs sorununun çözülmesi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin gözetiminde müzakerelerin bir an önce başlayarak meselenin çözümünün sağlanması” şeklinde özetliyor.
KKTC Cumhurbaşkanı M.Ali Talat’ın tarihi Washington ziyaretinin neden olacağı muhtemel gelişmelere geçmeden önce ABD’nin Kıbrıs konusundaki tutumunu hatırlamakta fayda var.
Washington’un Kıbrıs politikası bugüne kadar Türkiye’nin aleyhinde olmuştur. 1974 yılındaki Barış Harekâtı’ndan sonra Türkiye’ye uyguladığı ambargoyu, 1983’te KKTC ilan edildiğinde BM Güvenlik Konseyi’nden çıkartılan 542 sayılı karar izledi. Bu karar aynı zamanda KKTC’nin dünyadan izole edilmesi kararıydı.
Dünya devletleri KKTC’yi resmi bir devlet olarak tanımamakta direndi. Doğal olarak BM’nin kararlarını çiğnemek kimsenin işine gelmiyordu.
Kıbrıs’a, dolayısıyla Türkiye’ye karşı girişilen bu kampanya bugüne kadar başarıyla uygulandı. BM’nin 542 sayılı kararı bugün aynen devam ediyor.
Bu kararın uygulamasında etkili olan ABD, yine bu kararın iptalinde gerekli adımlar atabilir. Kıbrıs konusunda özellikle son dönemlerde yumuşayan Washington’un samimiyetini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Aslında Talat’ın Washington ziyaretinin amacı Kıbrıs’ın Annan Planı çerçevesinde birleşmesi ve Türklerinin izolasyonunun kaldırılması olarak özetlenebilir.
Talat, geçtiğimiz hafta Türk tarafının tezini ABD’nin en üst düzey yöneticilerine ileterek önemli bir misyonu yerine getirdi. Bugüne kadar sorunun çözümü için atılan olumlu adımların bir parçası olan Washington ziyareti Türk tarafının adada barışçı bir dönemin geçilmesindeki isteğinin de bir göstergesi.
Bütün bu yapıcı gelişmelere karşın Kıbrıs’ın güney kesiminde yaşananlar Rumların sorunu çözümsüz bırakma girişimleri olarak nitelendirilebilir. Her geçen gün Rum kesiminde artan Türklere yönelik şoven ve ırkçı yaklaşımlarından dolayı Türkler rahatsız. Bu rahatsızlık Talat’ın ABD gezisinde de gündeme getirildi. Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a hitaben yazdığı mektupta, bu tür yaklaşımların Güney Kıbrıs’ta 2005 yılının ‘EOKA özgürlük mücadelesini hatırlama ve onore etme yılı’ olarak ilan edilmesiyle kendini daha çok göstermeye başladığına işaret etti.
Somut adımlar artık atılmalı
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Washington ziyareti sırasında ABD’den bazı konularda somut adım atmasını da istedi. Bunlar kısaca ABD uçak ve gemilerinin Kuzey Kıbrıs’a gelmesi, ABD yönetiminin KKTC’de irtibat bürosu açması, Amerikan firmalarının turizm alanında yatırım yapması ve KKTC ile sportif ve kültürel faaliyetlerin başlatılması olarak özetlenebilir.
Kıbrıs konusunda atılan her adım Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Ankara, artık Washington’dan yapıcı bir yaklaşım bekliyor, verilen sözlerden çok atılan somut adımları görmek istiyor.


USA Turkish Times Yayın Yönetmeni

