Kenya’da Safari

Masai Mara’da başlayan, Nakuru’da devam eden Kilimanjaro’nun gölgelediği Amboseli’de son bulan yedi günlük safari maceramızdan geriye kalan notlar ve fotoğraflar…

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra saat 7 gibi yola çıktık. Gezide burası için bir gece ayırmıştık. 2

Dün akşamüstü gittiğimiz yere doğru hareket ettik. Gölün renkleri yine farklıydı. Güneşin doğuşu batışından daha güzel oldu. Gökyüzündeki bulutların yansımaları da göle değişik bir hava veriyordu.

Flamingo, pelikan ve adını bilmediğim yüzlerce kuş türü etrafımızdaydı, kimi uçuyor ama çoğu gölde besleniyordu. Gergedan ve bizonlar göl kenarına doğru hareket ediyor, sahile uzak bölümlerde değişik maymun türleri kalabalık gruplar halinde dolaşıyordu. Bu noktada bir saat kadar geçirdikten sonra gölün farklı bölgelerine gittik. Sahilde kanatlarını açmış hareketsiz duran kuşlar vardı, korkuluklara benziyorlardı ama canlıydılar.

Dakikalarca hareket etmeden kanatlarını kurutuyorlardı. Gölün içinde kurumuş ağaç görüntüleri vardı. Su içinden göğe yükselen yüzlerce kuru ağaç, dalları var ama yaprakları, meyveleri yok… Gölden ayrılırken bir aslanla daha karşılaştık, bu sefer bir ağacın üstünde etrafı seyrediyordu. Nakuru’nun Masai Mara’dan farkı, toprak yol dışına çıkılmasının yasak olması. Bu nedenle aslana fazla yaklaşamadan uzaktan seyrettik. Uzun süre etrafa bakındı ama oturduğu yerden ayrılacağa benzemiyordu.

Bu yol bitmez

Saat 11 gibi Nakuru’dan ayrıldık, dönüşte yine aynı kafede mola verip kahvelerimizi aldıktan sonra yola devam ettik. Önümüzde uzun bir yolculuk vardı. 3 saatlik yolculuktan sonra Nairobi’nin trafiğine takıldık. Şehri geride bırakıp Amboseli’ye doğru trafik normale döndü diye sevinirken otoyolun tek şeride indiğini gördük. Bu yolda 4 saat bitmek bilmedi çünkü Nairobi’yi Mombasa’ya bağlayan yolda arabadan çok otobüs ve kamyon vardı ve hepsinin tek tek sağlanarak geçilmesi gerekecekti. Bazı durumlarda kamyonu geçemeyen Joseph girecek yer de bulamadığında yol ortasında kalıyor biz de gözümüzü kapatıp derin derin nefes almaktan başka bir şey yapmıyorduk. Aslanlara, sırtlanlara yem olmadan parklardan tek parça çıktığımıza sevinemeden bu yolda bir terslik olabileceğinin tedirginliğini yaşamaya başladık.

Nairobi’yi Mombasa’ya bağlayan yoldan çıkıp güneye yöneldiğimizde trafik rahatladı, bir süre sonra Amboseli yol ayrımından parkın toprak zeminli yoluna girdik. Kilimanjaro Dağı bütün güzelliğiyle tam karşımızda yükseliyordu. Zirvedeki bulutlar henüz yoğunlaşmamıştı. Yol boyunca bu manzaraya zürafa ve filler de eşlik etti. Konaklayacağımız kampa uğramadan parka girdik. Güneyde hava açıktı ama kuzeyde yoğun bir yağış başlamıştı. Biz bu iki olayın tam ortasındaydık, yağmurun yağdığı bölgeden gökkuşağı yükseliyordu. Parkta biraz dolaştıktan sonra bu gece ve yarın konaklayacağımız Zebra Plains kampına gittik. Kapıda yine Masailer bizi karşıladı. Kayıt yaparken burada bizden başka turist olmadığını öğrendik. İki gün boyunca Kilimanjaro manzarasına bakan kampta yalnızdık. Yemek saatini bize göre ayarlıyorlar yine kahvaltıyı sadece bize hazırlıyorlardı. İlk gece yine kamp ateşi vardı ama bu kez ateş sadece bizim için yakılmıştı. Amboseli’de bu ayrıcalıklı durum iki gün boyunca devam etti.


30 Ekim 2019 – 6. Gün

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Mutlulugun Fiyatı Remzi Gokdag
Önceki Yazı

Mutluluğun fiyatı ne?

Kilimanjaro Dağı
Sonraki Yazı

Safari Notları