İstanbul, susuz günleri unutacak

İstanbul, susuz günleri unutacak

13/11/1991

Barajlardaki su miktarı kentin 2 yıllık gereksinimini karşılayacak dolulukta.

Yağış miktarının mevsim normallerinde sürmesi, bulutların tohumlanması barajlardaki su miktarını arttırdı. İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel, yeni projelerin devreye girmesiyle su sıkıntısının yaşanmayacağını açıkladı.

İstanbul’da kesintisiz su uygulamasının başladığı 25 Eylül tarihinden bu yana kente su sağlayan barajlardaki su miktarında 40 milyon metreküplük artış oldu. Su miktarının arttırılmasına karşın barajlardaki suyun da artmasını, yağışların mevsim normallerinde olmasına bağlayan yetkililer, yapay yağış sisteminin de yağış miktarını arttırarak barajlarda fazla miktarda su birikmesine neden olduğunu söylediler. İSKİ Genel Müdürü Ergun Göknel, şu anki su miktarının İstanbul’a iki yıl yeteceğini belirterek yeni projelerin de devreye girmesiyle İstanbul’da su sıkıntısının büyük ölçüde azalacağını söyledi.

1989 yılından bu yana azalan su miktarına paralel olarak azaltılan su dağıtım miktarı, 1991 yılının ocak ayında 150 bin metreküp arttırılarak 950 bin metreküpe ulaştı. Üç ay sonra barajlardaki su miktarının 339 bin metreküpe ulaşmasıyla kente verilen günlük su miktarı 1 milyon 150 bin metreküpe çıka- rıldı. Üçüncü artış haziran ayı- nin başında yapıldı. Bu tarihte barajlardaki su miktarı 481 bin 600 metreküptü, kente verilen su miktarı da 1 milyon 250 bin metreküpe çıkarıldı. Son düzenleme 25 Eylül tarihinde yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, o ta- rihte düzenlediği bir basın toplantısında kente günde 1 milyon 400 bin metreküp su verileceği- ni açıklıyor ve İstanbul’da sularin “gürül gürül” akacağını söylüyordu.

25 eylülden bu yana kente 1 milyon 300 bin ile 1 milyon 400 bin metreküp arasında su verilmeye başlandı. Kente verilen su miktarı artmasına karşın yağışların mevsim normallerinde sürmesi ve aynı tarihler arasında yapay yağış sisteminin üç kez uygulanması kente su sağlayan barajlardaki su miktarının 40 milyon metreküp artarak 390 milyon metreküpe ulaşmasına neden oldu.

Yetkililer yağış miktarının mevsim normallerinde sürmesi halinde İstanbul’da 1992 yılında da su kesintisi yapılmayacağını ve bu suyun İstanbul’a iki yıl yeteceğini söylüyorlar.

1990 yılının ekim ayında uygulanmaya başlanan ve halk arasında “yağmur bombası” olarak bilinen yapay yağış sis-temine bu yıl da devam eden ISKI, uygulamanın başladığı 15 Eylül tarihinden bu yana 3 kez bulut tohumlama işlemi yaptı.

Hava koşullarının uygun olduğu günlerde özellikle Ömerli, Darlık ve Terkos Baraj havzalarında yapılan uygulamalarla yağış miktarının arttırıldığı belirtiliyor. ISKI ile ABD’li Weather Modificat Inc. arasında varılan anlaşmayla 1 Haziran 1992’ye kadar devam edecek uygulama İSKİ’ye 790 bin dolara mal olacak.

ITU Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan bir raporda geçen yıl yapılan 65 bulut tohumlama işleminin İstanbul’a toplam 60 milyon metreküp su kazandırdığı bildirilmişti.

İstanbul, susuz günleri unutacak
İstanbul, susuz günleri unutacak - REMZİ GÖKDAĞ

13 Kasım 1991 Sayfa 7

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Yeni köprü 'para yiyor'
Önceki Yazı

Yeni köprü ‘para yiyor’

Geçmiş olsun, gelecek doğsun
Sonraki Yazı

Geçmiş olsun, gelecek doğsun