İkarus şirketi ekonomik krizde

İkarus şirketi ekonomik krizde

29/09/1992

BUDAPEŞTE – Comecon ülkelerinin otobüs ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Macar Ikarus Otobüs Şirketi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra zor günler yaşıyor. Yılda 13 bin otobüsün üretildiği İkarus fabrikalarında kapasite yarııya düştü. Hisselerin yüzde 65’i devletin elinde olan Ikarus’un yaşadığı krizin atlatılabilmesi için Macaristan hükümeti bugüne dek şirkete herhangi bir maddi destekte bulunmadı.

İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’nın kentçi otobüs ulaşımında önemli bir yere sahip olan İkarus otobüslerinin yeni pazarlara açılması, krizin atlatılması için tek çıkar yol olarak nitelendiriliyor.

Otobüslerin üretildiği Szekesfehervar’daki fabrikanın yöneticilerinin “büyük baş ağrısı” olarak nitelendirdikleri kriz nedeniyle işçi sayısı da yarı yanıya azaltıldı. İki yıl öncesine kadar 10 bin kişinin çalıştığı Budapeşte ve Szekesfehervardaki fabrikalarda bugün 4 bin kişi çalışıyor.

Comecon un dağılmasıyla üretim kapasitesi düşen İkarus, iki yıldır kendine yeni pazar anyor. Güney Amerika ülkeleri. ABD, Kanada, Misir, Irak ve çeşitli Avrupa ülkelerine yönelen İkarus için Türkiye de önemli bir alıcı durumunda.

Ikarus Genel Müdürü Laszlo Kalotai, krizin atlatılabilmesi amacıyla daha önce dışardan alınan şasi üretimine geçtiklerini, bunun da istihdamın korunmasında önemli bir adım olduğunu söyledi. Comecon’un çöküşüyle yeni pazar arayışına girdiklerini belirten Kalotai serbest ekonomiye geçişin üretimin düşmesiyle yaşanan krizin aşılmasında etkili olacağını vurguladı. Türkiye ile ilişkile rinin son derece iyi olduğunu bugüne kadar 2300 otobüsün Türkiye’ye ihraç edildiğini, ve Türkiye’de hizmet veren ilk kent içi ulaşım otobüsünün Ikarus olduğunu ifade eden Laszlo Kalotai şunları söyledi:

“Üretimin düşmesindeki en önemli faktör Sovyetler Birliği’nin dağılmasıdır. Yılda 7 bin otobüs Sovyet pazanı için üretiliyordu. Serbest ekonomiye geçişten sonra değişik pazarlara yöneldik. Şu anda ABD kıtasından Uzakdoğu’ya. Avrupa ülkelerinden Angola’ya kadar geniş bir pazara otobüs ihraç ediyoruz. Eskiden şasiyi yerli üreticiden alıp otobüsün sadece gövdesini imal ediyorduk. Şimdi işçimize de iş alanı yaratmak, yani istihdamı korumak amacıyla bu işi de fabrikada yapıyoruz. Türkiye ile ilişkilerimiz son derece gelişmiş bir düzeyde. Türkiye’ye ilk yabancı otobüsü biz sattık. 1976’dan beri otobüs veriyoruz. İlk otobüs sattığımız yıllarda İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil, körüklü otobüslerin İstanbul’da kullanılabileceğine inanmamıştı. Üç gün içinde İstanbul’a bir körüklü otobüs gönderip deneme seferlerine başladık. Kapalıçarşı’dan binip Karaköy’e kadar gittik. O tarihten beri Türkiye’ye toplam 2300 otobüs ihraç ettik.”

Hisselerin yüzde 65’i devletin. Yüzde 35’i özel sektörün elinde bulunan İkarus. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaklaşık 260 bin kentiçi otobüs üretti. Otobüslerin 2300’ü Türkiye’ye ihraç edildi. Bu yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi 676. Ankara Büyükşehir Belediyesi 317. Bursa Belediyesi 115, İzmir Büyükşehir Belediyesi 65 İkarus otobüsü ithal etti. İstanbul’un satın aldığı otobüslerden son 130 tanesi de önümüzdeki günlerde Szekesfehervar’daki fabrikadan İstanbul’a hareket edecek. Şehir içi, şehirlerarası ve midibüs olarak üretilen Ikaruslar’da İsuzu. Renault. Man motorları kullanılıyor. İkaruslanın Budapeşte ve Szekesfehervar’da iki büyük fabrikası bulunuyor. Budapeste’deki fabrikada şehirlerarası otobüs ve midibüsler, Szekesfehervar’da kentiçi belediye otobüsleri üretiliyor. Bugün Macaristan’dan başka Yugoslavya’da da İkarus marka otobüsler üretiliyor.

İkarus şirketi ekonomik krizde
İkarus şirketi ekonomik krizde - REMZİ GÖKDAĞ

29 Eylül 1992 Sayfa 7

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Kuran kursu müfredatı da değişmeli
Önceki Yazı

Kuran kursu müfredatı da değişmeli

Budapeşte: Rüya kentte sonbahar
Sonraki Yazı

Budapeşte: Rüya kentte sonbahar