Görünmez kentlere yolculuklar

Görünmez kentlere yolculuklar

Tuhaf yerler şimdiki durumlarından çok geçmişte oynadıkları rol ve hikayeleriyle de ilgimizi çekiyor. Oralara gitmek için eskiden olduğu gibi bugün de haritalara ihtiyacımız var.

Haritalar yeryüzündeki konumumuzu belirler, ama onların asıl referans noktaları gökyüzündeki yıldızlardır. Her biri yolculuk fikrinin temelini oluşturur. Eskiden seyahat etmek, çoğu zaman bilinmeyene doğru bir keşifti. Varış noktası belirsizdi; oraya giden yollar, söylentilerle ve tehlikelerle doluydu. Yolcu yalnızca ulaşmayı umarak yola çıkar, ama geri dönüp dönmeyeceğini bilemezdi. O yolculukların çoğu tamamlanmadı. Geriye yalnızca hikâyeler, haritalar ve bazen de intiharlarla son bulan keşiflerin gölgesi kaldı.

Bugünse bir zamanlar imkânsız görünen yerlere birkaç saat içinde varabiliyoruz. Dünyanın öbür ucundaki şehirleri kendi mahallemiz kadar tanıyoruz. Artık çok azımız dünyanın düz olduğuna inanıyor. Eskiden haritaların kenarında “burada ejderhalar var” yazarken, bugün o noktalarda tanıdık markaların mağazaları ya da otelleri yükseliyor. Google Maps’te geçirilen birkaç dakika, atalarımızın rüyasında bile göremeyeceği dünyaların kapılarını aralıyor.

Gezegenimiz etrafında dönen uydular bize gece gündüz rehberlik ediyor. Ama farkında olmadan, tıpkı ilk çağlarda olduğu gibi, hâlâ gökyüzünün karanlıklarından gelen bilgiye muhtacız. İnsanın yeryüzündeki yerini bulması için hep bir “yukarı” gerekiyor.

İtalyan yazar Italo CalvinoGörünmez Kentler’de Trude adında kurgusal bir metropol yaratır. Bu şehrin özelliği, her yerin birbirinin tıpatıp aynısı olmasıdır. “Trude’ye vardığımda, adını okumamış olsaydım kalkış yaptığım havaalanına döndüğümü sanırdım,” der Calvino’nun yolcusu. Ayrılmak ister, ancak nereye giderse gitsin, aynı şehre varacağı söylenir. Çünkü dünya, başlamayan ve bitmeyen tek bir Trude’yle kaplıdır; değişen sadece havaalanların adıdır.

Yine de dünya, aramasını bilene hâlâ büyüleyici bir çeşitlilik sunar. Terk edilmiş, uzun süredir gözlemlenmemiş, yıkılmak üzere olan yerleri keşfetme iştahımız hiç azalmıyor. Sosyal medyada gördüğümüz unutulmuş kasabalar, paslı tren istasyonları, deniz kıyısında çürüyen yapılar bizde aynı hissi uyandırıyor. Oraya gitme arzusu. Bu fotoğraflar, en çok görüntülenen kareler arasında çünkü her biri, unutulmuş bir masalın kapısını aralıyor.

Belki de bizi çeken şey, mekânın kendisinden çok onun geçmişi, orada yaşanmış hikâyelerin yankısı. Haritalar bu yüzden önemli. Bize yalnızca nerede olduğumuzu değil, nereye gidebileceğimizi de gösteriyorlar.

Haritalarımızı yanımızdan ayırmayalım. Çünkü kaybolmak, bazen ulaşmanın en eski yoludur.

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Başka Şehirler - Remzi Gökdağ
Önceki Yazı

Başka Şehirler

Fani hayatlar, sufi tadlar
Sonraki Yazı

Fani hayatlar, sufi tadlar