Beton canavarlardan kurtuluş yok

Beton canavarlardan kurtuluş yok

09/10/1992

İstanbul Dolmabahçe’de ‘Gökkafes’ olarak anılan Süzer Turizm A.Ş’ye ait merkezde yeniden çalışmalara başlandı. 1983’te onaylanan ilk proje 400 odalı, 24.5 metre yüksekliğinde bir otel içindi. Ancak 1987’de Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde kabul edilen plan değişikliğiyle binaya 134 metreye kadar izin verilmişti.

Gökkafes ya da Süzer Oteli olarak tanınan Dolmabahçe Turizm ve İş Merkezi’nde üç yıllık bir aradan sonra çalışmalara başlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin inşaatın durdurulması amacıyla yaptığı tüm hukuki girişimlerin Süzer Holding lehine sonuçlanmasının ardından inşaatın 134 metrelik projesinin uygulanmasına geçildi.

İnşaatın üç yıl önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce mühürlenmesinden sonra Nurettin Sözen hakkında TCK’nın 240. maddesi uyarınca bir ile üç yıl hapis cezası istemiyle açılan davanın reddi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce Danıştay 2. Dairesi’ne yapılan başvuru reddedildi. Danıştay, sözkonusu yerde işlem yapma yetkisinin Büyükşehir Belediyesine ait olmadığına karar verdi. Ceza davası ile ilgili karar İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin bilirkişi raporunu incelemesinden sonra verilecek.

İnşaatın durdurulması amacıyla yapılan girişimlere bugünlerde bir yenisi daha eklendi. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin girişimleriyle Başbakan Süleyman Demirel ve ilgili bakanlıklara birer yazı gönderildi. Yazıda, “İstanbul’un bu kentsel cinayetten kurtulabilmesi için yeni bir Bakanlar Kurulu kararıyla söz konusu turizm merkezi kararının iptal edilmesini sizden bekliyor ve bunu umut ediyoruz” denildi.

‘Dur denilmeli’

Başbakan Süleyman Demirel’le birlikte Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, Devlet Bakanı Erman Şahin, Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Bayındırlık ve Iskan Bakanı Onur Kumbaracıbaşı. Çevre Bakanı Doğancan Akyürek, Kültür Bakanı Fikri Sağlar ve Başbakanlık Başdanışmanı Güneş Gürseler’e de gönderilen yazıda şöyle denildi:

“Böylesi bir alanda ayrıcalıklı imar hakkı tanınarak turizm adına İstanbul’un kimliğini yok etmek, çağdaş uygarlık ve turizm anlayışıyla tümüyle çelişmektedir.

13.8.1984 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile turizm merkezi ilan edilen Süzer’in Gökkafes adlı binasının yapılmak istendiği alanın yeni bir Bakanlar Kurulu kararıyla turizm merkezi olmaktan çıkarılması, böylece yakın geçmişte İstanbul’a yönelik işlenen kentsel suçlardan çok önemli birine hükümetinizce dur denilmesini arz ediyoruz.”

Devlet Bakanı Erman Şahin söz konusu yazının bakanlığa ve ilgili bakanlıklara ulaştığını, bakanlıkta konuyla ilgili çalışmalara başlandığını söyledi. Şahin, “Mimarlar Odası’nın bu yazısı ilgili bakanlıklara gönderildi. Bu yazı bana da iletildi. Söz konusu yerdeki turizm merkezi karanı ancak Bakanlar Kurulu kararıyla kaldırılabilir. Konuyla ilgi ne gibi işlemlerin yapılabileceğini tartışıyoruz” dedi.

26 Mart 1989 yerel seçimlerinin hemen ardından Nurettin Sözen tarafından mühürlenen inşaatla ilgili olarak taraflar arasında başlayan hukuk savaşı da sürüyor.

İnşaatın durdurulması amacıyla belediyenin açtığı davalarda ve karşı tarafın Sözen aleyhine açtığı davalarda bugüne dek belediyenin lehine bir karar çıkmadı.

Hukuki gelişmeler

Konuyla ilgili hukuki geliş meler şöyle:

Nurettin Sözen işbaşına geldikten iki ay sonra “İstanbul’un bağrına saplanmış hançer” dediği “Gökkafes’ inşaatını 17.5.1989 tarihinde “inşaatın yandaki parsellere tecavüz ettiği gerekçesiyle mühürledi.

Mühürleme işleminden sonra Dolmabahçe Turizm ve İş Merkezi tarafından Sözen aleyhine İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme belediye işleminin iptaline karar verdi ve karar 177.1990 tarihinde taraflara tebliğ edildi. Bunun üzerine inşaatın planı değiştirildi ve inşaat tekrar belediye tarafından mühürlendi.

Ancak Süzer tekrar dava açtı ve kazandı. Bu kez mahkeme, belediyenin böyle bir plan değiştirmeye yetkisi olmadığına, söz konusu parselin turizm merkezi sınırları içinde olduğuna karar verdi.

Belediye bu karar üzerine temyize giderek Danıştay’a yürütmenin durdurulması istemiyle başvurdu. Danıştay 2. Dairesi yürütmenin durdurulması isteminin reddine ve inşaatın devamına karar verdi. Karar 18.3.1992 tarihinde tarafların eline ulaştı.

Bütün bu gelişmeler sürerken inşaatı yapan müteahhit firma STFA ile Süzer Holding arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle inşaata bir türlü başlanamadı.

Bunun üzerine müteahhit firma değiştirildi ve iş INTES A.Ş’ye verilerek çalışmalara kaldığı yerden yeniden başlandı.

Beton canavarlardan kurtuluş yok
Beton canavarlardan kurtuluş yok - REMZİ GÖKDAĞ

9 Ekim 1992 Sayfa 3

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Tuna, yüzyılların büyüsünü bugüne taşıyor
Önceki Yazı

Tuna, yüzyılların büyüsünü bugüne taşıyor

Sözen zor durumda
Sonraki Yazı

Sözen zor durumda