Radikal Gazetesi Haber Arşivi
Radikal Gazetesi Haber Arşivi

Amerikan medyasında Rumsfeld ekolü

Gazeteler haber ve yorumlarında Pentagon’un ‘savaş şartları’ standartlarını zaman zaman zorlamayı deneseler de televizyon kanallarının Afganistan haberlerinde gazetelere oranla daha titiz bir uslup kullanmaları dikkat çekiyor.

Afganistan’a düzenlenen hava saldırısı 7 Ekim günü yerel saatle 20:57’de başladı. Ertesi gün Reuters, Celalabad kentinde yaşayan ve Amerika’nın düzenlediği füze saldırısında bir bacağını yitiren 16 yaşındaki Assadullah adında bir Afgan’la yaptığı ropörtajı yayınladı. Haber dünyanın hemen hemen tüm medya kuruluşlarına ulaştı. Assadullah, Cruise füzelerinden nasibini almış ama hayatta kalmayı başarmıtı. Onun kadar şanslı olmayan yüzlerce Afgan, ABD’nin iki aydır devam eden hava bombardımanında yaşamını yitirdi. ABD’nin Taliban’ı hedef alan akıllı füzelerinin kurbanı olan sivillerin sayısı her geçen başkaları eklendi.

Şu ana kadar batılı haber kaynaklarının topladığı istatistiklere göre Afganistan’da yaşamını yitirenlerin sayısı üç bini açtı. Bu sayının ne kadarı Taliban, ne kadarı sivil halk olduğu konusunda ise kesin bilgiye ulaşmak neredeyse imkansız. Ancak bölgede bulunan gazetecilerin geçtiği haberlere göre öldürülen Taliban sayısının yaklaşık bin kişi olduğu belirtiliyor, geri kalanlar ise kayıtlara sivil kayıp olarak geçiyor… Sivil kayıp konusunda Amerikan medyası Pentagon’un uyguladığı savaş sansürü politikasına sıkı sıkıya bağlı. Medyada yer alan haberlerin büyük bölümünü Afganistan konusu oluşturuyor ancak Amerikan bombardımanı sırasında hayatını kaybeden sivil halkla ilgili bilgiler nedense Amerikan medyasının gözünden kaçıyor. Savaş bölgesinde görev yapan gazetecilerden gelen haberler Pentagon’un istediği standartlara uygun olarak gözden geçirildikten sonra yayınlanıyor. Gazeteler haber ve yorumlarında bu standartları zorlamayı deneseler de Pentagon’un nefesini her an enselerinde hissediyor. Televizyon kanal
larının savaş haberlerinde gazetelere oranla daha titiz bir uslup kullanmaya özen gösteriyor.

ABD’de Pentagon ile medya arasında şimdiye dek görülmeyen bir ilişki yaşanıyor. Afganistan’dan gelen resmi haberler genellikle askeri yetkililer ve zaman zaman Savunma Bakanı Don Rumsfeld tarafından düzenlenen basın toplantılarıyla kamuoyuna duyuruluyor. Bu toplantılar aslında soru-cevap tarzında devam ediyor, ancak gazetecilerin savaşla ilgili özel sorularının tamamı neredeyse ‘geçiştiriliyor’ ya da ‘bu konuda bilgi veremeyiz’ şeklinde yanıtlanıyor. Afganistan’da bulunan gazetecilerin geçtikleri görüntü ve haberlerde ise Kuzey Ýttifakı askerlerinin silahlı şovlarına ağırlık veriliyor.

ABD kamuoyu Afganistan ile ilgili gelişmeleri Pentagon’dan yapılan günlük basın açıklamalarıyla öğrenmeye devam ediyor. Bu toplantılarda yaşanan manzara ve seçilen dil standartın ötesine geçemiyor. ABD’nin Afganistana düzenlediği saldırı ikinci ayını geride bırakırken Pentagon sivil kayıplarla ilgili soruları yanıtsız bırakıyor, medya ise bu konuda kendisine ulaşan istihbaratı yayınlamaktansa Pentagon’un açıklamalarına sadık kalarak Amerikan kamuoyunun zaten pek ilgisi olmayan bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyor. 11 Eylül’ün üçüncü ayını geride bıraktığımız şu günlerde Amerikan medyası, sivil kayıplarla igili haberlerden çok Osama bin Ladin’in nerede olduğu ya da Afganistan’da ele geçirilen Amerikalı Taliban’ın geleceğiyle ilgileniyor.

9 Ocak 2002

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 gemi

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Ekran goruntusu 2022 11 10 092737
Önceki Yazı

Pakistan, Hindistan gerginliğinde ABD’nin rolü

Radikal Gazetesi Haber Arşivi
Sonraki Yazı

Bush doktrini üç ülkeyi kızdırdı