Madem yalnız değiliz

Okyanus kenarında, karanlık bulutların altında bir sahil. Rüyadan çıkmaya zorlanmış manzara. Görüntü varla yok arasında, hisler ise dorukta...

Okyanusun kenarında, tuzlu rüzgârın yüreğe işleyen kokusunu içie çekiyorum. Ufuk, ağır bulutlarla örülü; gökyüzü bir anlığına yeryüzünün tüm yükünü sırtlamış gibi. Yaklaşan yağmur, derinlerden yükselen bir sırrı, ruhun karanlık odalarında yankılanan kadim bir fısıltıyı anlatacak sanki… Ve tam karşıda, hiçliğin ortasında, zamanın akışını reddeden sessiz bir at beliriyor.

Bu sahne bir tablo değil, bir rüya hiç değil. Schopenhauer’ın sözleri çınlıyor zihnimde: “Dünya bir temsil.” Gördüğüm gerçekten burada mı, yoksa zihnimdeki sonsuz aynaların yansıması mı? Heisenberg’in belirsizliğinde, varla yok arasında asılı duran bir an gibi… Her bakış, her düşünce, gerçekliği yeniden şekillendiriyor.

Ve işte o an bir şarkı duyuluyor:

“Madem yalnız değiliz…”

Kelimeler, gökyüzünün gri ağırlığını yararak içime sızıyor. Yalnız değilsek, kim var bu ıssız sahilin diğer ucunda? Kiminle paylaşıyoruz bu rüzgârı, bu sessizliği, bilinmezliğin ortasında dimdik duran bu atın bakışlarını?

Toprağın susuzluğunu giderecek olan damlalar, ruhlarımızı da birbirine bağlayacak. O an, gökyüzü çökerken, sessizlik parçalanacak ve biz yalnız olmadığımızı bir kez daha hatırlayacağız.

Madem Yalnız Değiliz…

Hüsnü Arkan

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Fani hayatlar, sufi tadlar
Önceki Yazı

Fani hayatlar, sufi tadlar

Sevgili İstanbul
Sonraki Yazı

Mahalle kültürü