Sözen: Dalan’ın gözü makamımda. Ben adaylıkta henüz kesin kararımı vermedim. Ama aday olup, yeniden onunla yarışmaktan haz duyarım. Bu bir yarış meselesidir. Ben bu yarışın tekrarlanması halinde 26 Mart seçimlerindeki farkın daha da artacağına inanıyorum.
Dalan: İstanbul’u diriltirim. Demokratik bir ülkede insanlara zorla mal satamazlar. Beceriksiz insanların yönettikleri İstanbul mahkûm oldu. Bir insan kendisiyle barışık yaşamazsa etrafını kırar döker. Kimse de onunla çalışmak istemez.
Remzi Gökdağ, İstanbul’un halef ve selefi ile son 3 yılın değerlendirmesini yaptı.
NURETTİN SÖZEN
Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun altında bulunan odalarda yapılan tadilat ve salonun genel yayın yönetmeni Prof Filiz Ali’nin görevden alınması konusunda ne diyorsunuz?
SÖZEN: CRR Konser Salonu’nda kopartılan fırtınaların altında yatan gerçek neden bellidir. Bu gerçeği maalesef aydın geçinen kişiler anlamamakta direniyor. Bizim yaptığımız konser salonunun altında kullanılmayan üç odanın ses geçirmez özellikte düzenlenmesi ve Belediye Radyo Televizyonu’nun (BRT)’nin çalışmaları için tahsis edilmesi olayıdır. Bazı aydın geçinen insanlarımız bunu, salon yıkılıyor, akustiği bozuluyor gibi gerçekle ilgisi olmayan iddialar ortaya atılan iddialar garip, gülünç ve asılsız buluyorum. Kimse sormak gereği duymuyor. Filiz Ali de kendi mağduriyetini sanata ve salona mal ederek gazetecileri ve insanları aldatıyor. Biz söylentiye değil bilime ve sağduyuya inanıyoruz. Yapacağımız stüdyolar ses geçirmez özelliğe sahiptir ve salonun akustiğini bozmayacaktır.
Doğalgaz projesi ne zaman gerçek anlamda uygulamaya geçecek? İstanbul’un en büyük projelerinden biri olan doğalgaz projesi sizce başarıya ulaştı mı? IGDAS iflas etti mi?
SÖZEN: IGDAŞ kurulduğu gün iflas etmişti. Bu yeni birşey değil. IGDAS belediyenin şirketlerinden biridir. Harcamaları belediye bütçesinden karşılanmaktadır. 2 trilyon ödemesi gerekmektedir. Bu parayı ödeyebilmesi için en kısa sürede abone sayısını arttırmamız gerekmektedir. Bugüne kadar 50 bin aboneye ulaşılmıştır. İGDAŞ’in 1992 borcu 500 milyar liradır. Bunun 125 milyar lirası ödenmiştir. Abone sayısının süratle artması gerekmektedir. Bunun için çeşitli kampanyalar başlattık. Bu kampanyalar sürerken geçtiğimiz günlerde Ankara’da meydana gelen doğalgaz patlaması abone sayısını engellemiştir. Her yeni olaya bazı çevreler karşı çıkıyor. Doğalgazın da bazı tepkiler alması normaldir. Bugün doğalgazda hiçbir ters durum söz konusu değildir. Doğalgaza eskiden olduğu gibi şimdi de güveniyorum ve İstanbullulara kefil oluyorum.
Çağdaş Tramvay’ın Aksaray Sirkeci arasındaki seferlerinin başlamasının ardından kazaların da arttığını görüyoruz. Vagonların Hızlı Tramvay özelliğine göre yapılmış olmasının bu kazalara neden olduğu iddia ediliyor. Ne düşünüyorsunuz?
SÖZEN: Kazaların hiçbiri tramvayın özelliğinden kaynaklanmıyor. Yanlış saplantıların bilgisizliğe dayandığını söylüyorum. Vagonların hiçbirinin frenle ilgili bir problemi yok. Her gün bu vagonlarla 100 bin kişi taşınıyor. Halkımız da artık bu sisteme alışmıştır. Kısa bir süre sonra sistemi Aksaray’dan Topkapı’ya uzatacağız. Tramvay hattında meydana gelen kazalar bazı gazeteci arkadaşlarımız da çarptırmıştır. Kazalar, araçların trafik kurallarına uymamalarından kaynaklanıyor. Sistemden kaynaklanan bir hata değil. Çağdaş dünyada toplu ulaşımın raylı sistemle sağlandığını hepimiz biliyoruz.
Yakın bir gelecekte Belediye Radyo Televizyonu hizmete girecek. Televizyonun yayın politikası ne olacak?
SÖZEN: BRT’nin yayına geçebilmesi için çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Yakında deneme yayınlarına ardından da yayına geçeceğiz. Ağustos ayında sinyal vereceğiz. BRT de daha çok İstanbullularla yapılan röportajlara, anketlere yer verilecek. Her İstanbullu ekranda kendisini ya da bir yakınını görecek. Düşük bedelle reklam alıp diğer televizyonlarla da rekabete gireceğiz. İstanbul ve çevresine yayın yapacak.
Toplu sözleşmenin uyuşmazlıkla sonuçlanmasının ardından belediye işçileri grev kararı aldı. Grev kararına karşı bir önleminiz var mu? Grevden sonra İstanbul’u nasıl bir gelecek bekliyor?
SÖZEN: (1) Sendika ile yapılan görüşmelerde bir anlaşmaya varılamadı ve grev karan alındı. Belediye işçileri greve gidecek. Tabii biz de bu durum karşısında bazı önlemler alacağız. Geçtiğimiz gün ilçe belediye başkanları ile yaptığımız toplantı sonunda bu önlemlerin ne olabileceğine, nasıl uygulanabileceğine karar verdik. Yasalara saygılı olacağız. Grev kırıcılığı yapmadan alınabilecek önlemleri belirleyeceğiz. Bu önlemleri şimdi açıklamak istemiyorum. Sendika grev aşamasında pek çok kanunsuz eylem yapmıştır. Belediye önünde toplanarak kanunsuz gösteri yapmışlar ve il merkezini basmışlardır. Bu tür kanunsuz eylemleri kınıyorum. Grevi nasıl saygıyla karşılıyorsam bu tür kanunsuz eylemlere de tepki duyuyorum. Bu grevde halkın göstereceği dayanışma da önemlidir. Grevsiz bir sendikal hayat olmaz. Sendikasız da demokrasi olmaz.
Göreviniz sona erdiğinde tekrar başkanlığa aday olacak mısınız?
SÖZEN: Siyasette bu kadar uzun vade için bir şey söylemek doğru olmaz. Henüz vakit erken. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ortam ve partimin durumu bu karar vermeme etken olacak. Henüz böyle bir karar vermek gereğini duymuyorum. Belediye başkanlığı için şimdiden konuşan da bilgisizliğinden konuşur. Tekrar ediyorum, partimin ve Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlara göre bu konu belirlenecektir.
Eğer aday olursanız ve rakibiniz yine sayın Dalan olursa seçim nasıl sonuçlanır sizce?
SÖZEN: Bu makamda sayın Dalan’ın gözü var. Çok insanın gönlünde aslan yatar. Ben adaylıkta henüz karar vermedim ama aday olup onunla tekrar yarışmaktan haz duyarım. Politikaya herkes kazanacağım diye girer. Kimse kaybetmeyi göze almaz. Bu bir yarış meselesidir. Ben böyle bir yanışın tekrarlanması halinde 26 Mart seçimlerindeki farkın daha da artacağına inanıyorum. Onun söylediği yalanlan, yaptığı birçok yerleri halk yeterince bilmiyor. Bunları bir kampanya ile açıklayacağım. Halka anlattıklarımız, iletişim araçlarında yeterince kullanılamadı. Bunları bir kampanya ile tekrar açıklayacağım. Üç yılda anlatamadıklarımızı belki üç ayda anlatabileceğiz.
Üç yıldır İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevindesiniz. Bu üç yılı değerlendirir misiniz?
SÖZEN: Bütün hedeflerimizi aşmış durumdayız. Tarihi dönüşümü gerçekleştirdik. Tramvay, yayalaştırma, parklar, doğalgaz, biyolojik arıtma, sistemleri gibi olaylar İstanbul’daki yaşamı değiştiren tarihi olaylardır. Hedeflerimi çoktan aştım. Halkıma vaat ettiğim programlardan fazlasını verdim.
Geçmiş dönemde yapılan işlerin yarım kaldığı projelerin devam ettirilmediği iddia ediliyor ve buna “Dalan Kompleksi” deniyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
SÖZEN: Böyle bir konuda konuşmak istemiyorum. Ben o kişiyi zaten ciddiye almıyorum. Sürekli yalan üreten birisi o. Bu nedenle bu konuyu da gayri ciddi görüyorum.
BEDRETTİN DALAN
Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun kullanılmayan üç odasının BRT’ye verilmesi ve salonun genel yayın yönetmeni Prof. Dr. Filiz Ali’nin görevden alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
DALAN: O binanın her köşesinde y bucağında benim göz nurum vardır. İnşaat süresince her gece oraya gidip kontrol ettim. Salonun desenlerine kadar ilgilendim, uğraştım. İstanbul’un her yerinde emeğim var ama o salonda detayda da emeğim var. Şimdi bu haline herkes üzülüyor ama ben bir başka üzülüyorum. Benim kadar Filiz Ali’nin de büyük emeği geçmiştir. Salonu 7 ayda tamamladık ve bittiğinde akustiği bakımından Avrupa’nın birinci, dünyanın beşinci sıradaki konser salonu oldu. Salon kadar yardımcı odalar da önemlidir. Şimdi salonu bırakıyorlar ama bu yardımcı odaları rezil ediyorlar. Salona televizyon olayını sokmanın akılla mantıkla ilişkisi yoktur. Öyle bir stüdyo istiyorlarsa yenisini yapsınlar. Ben en büyük konser salonunu 7 ayda bitirdim böyle bir stüdyo üç ayda biter. Onlar şimdi tamiratını üç ayda bitiremez. Şimdiye kadar neyi bozmadılar ki. Şimdi iş bu noktaya geldi. Filiz Ali’yi de biz atadık diye attılar. CRR’yi başka maksatla kullanabilirler ama ömürleri az kaldı. Tepebaşında İstanbul Sergi Sarayı’nın içinde Türkiye’nin en modern televizyon stüdyosunu kurduk. Bu aynı zamanda Avrupa’nın en modern stüdyolarından biridir. Şu anda TRT’nin elinde ancak kullanılmıyor. Bu stüdyoyu alsınlar kiralasınlar.
Doğalgaz projesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
DALAN: Doğalgaz bizim zamanımızda başlatılmış en önemli projelerden biridir. Gerçekten çok akıllı ve ekonomik bir projeydi. Bir yandan proje yürütülecek bir yandan da abonelere ulaşılacaktı. Yani kendi kendini finanse edecekti. Proje bittiğinde de belediyeye hatırı sayılır bir para bırakacaktı. Gel gör ki bunlar Hitler misali kentin altını üstüne getirdiler. Bizim projemizin tam tersini yaptılar. Bu belirli alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Bütün İstanbul’a yayıldılar. Tabii projeyi bitiremeden abonelere satamadılar. Paralan da bitti yürütemiyorlar. Projeyi ölü hale getirdiler. Şimdi de zorla kabadayılıkla insanlara gaz satmaya çalışıyorlar. İl Çevre Kurulu’nun aldığı karar da yasal değildir. Meclisin açıldığı ilk gün bu konuda soruşturma açılması için önerge vereceğim. Demokratik bir ülkede insanlara zorla mal satamazlar. Beceriksiz insanların yönettikleri İstanbul mahkûm oldu.
Çağdaş Tramvay’ın kaza yapmasına gerekçe olarak fren sisteminin tramvaya uygun olmadığını söylediniz. Bu vagonları siz ithal ettiniz. Sisteme karşı mısınız?
DALAN: Ben mühendisim. O vagonların en ince ayrıntılarını bilirim. Vagonlar durmak için kesin olarak el frenini kullanıyorlar. Kullanılmazsa vagonlar durmaz. Beyoğlu tramvayı ile yeni tramvayı arka arkaya koyalım. Eski tramvay daha çabuk duracaktır. Eğer el frenini kullanmıyoruz derlerse kaza yaparlar. Nitekim sık sık kaza oluyor. Bütün vagonların önü çarpılmış. Tasarruf yapıyoruz diyerek aldığımız hızlı tramvay vagonlarını kullandılar. Bunlarınki elması cam, altını bakır yapmaktır. Bugün bir tramvay vagonu 50 bin dolardır. Ancak bizim aldığımız vagonların değeri 1 milyon dolardır. Bütün gelişmiş ülkeler tramvaydan vazgeçiyor. Vagonlar gelişmekte olan ülkelere hibe ediyorlar. Bitmiş bir şeyi geri getirmeye çalışıyorlar. Bu teknolojik geriliktir. Dünyada tramvaydan metroya metrodan LRT’ye geçiliyor, bizde taş devrine geri dönülüyor. Zaman içinde bu tramvay bozuntusu da ortadan kalkacaktır. 2 sene sonra kim gelirse gelsin bu sistemi kaldıracaktır. Nitekim tercihli yolu kendisi kaldırıyor. Tramvay fazla uzun ömürlü olmayacak. Milyarlarca liralık yatırım heba oluyor. İstanbul’a hizmet niye gelmiyor. Çünkü var olan kaynaklar kötü kullanılıyor.
Yakın bir gelecekte Belediye Radyo Televizyonu yayına geçecek. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
DALAN: Belediye niye televizyon kurar anlamıyorum. Saçma sapan bir şey. Belediyenin televizyonu yaptığı hizmetleridir. Çöpünü al, suyunu ver, yolunu yap işte televizyon budur. Gerekçe olarak basının kendisine fazla ilgi göstermediğini söylüyor. Çıkan haberler bile fazla. Basın olmayan haberi mi verecek. Kötü malı kim satar. TV ile uğraşacaklarına hizmetle uğraşsınlar. Bizim televizyonumuz Tarlabaşı’nda duruyor, her geçen bize şükrediyor.
Toplu sözleşmenin uyuşmazlıkla sonuçlanması ve sendikanın grev kararı almasından İstanbul nasıl zarar görür?
DALAN: Bir insan kendisiyle barışık yaşamazsa etrafını kırar döker. Bu durumda da kimse o kimseyle çalışmak istemez. Bu insanları sevgi ile çalıştırabilirsin. Belediye başkanlığım döneminde bir tek grev olmamıştır. İşçiyle de aram çok iyiydi. Bana baba derlerdi. Çok para verme meselesi değil bu. İnsani ilişkilerde insani değerlere saygı duyma meselesidir. Kendi atadığı adamlarla anlaşamıyor. Belediyede üst düzeyde çalışan pek çok kişi görevden ayrılmak zorunda kalmıştır.
1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na tekrar aday olacak mısınız?
DALAN: Seçimlere daha 18 ay var. Siyasette bir hafta bile çok uzun bir zamandır. 1991 genel seçimlerinde Sözen’in kardeşi ile aynı bölgeden farklı partilerden seçime katıldık. Bize “Ben kendisini yeniden yeneceğim” dedi. Bu benim iddiam değildi. Ona karşılık cevap bile vermedim. Ama cevabını halk verdi.
Aktif siyasette aradığınızı bulabildiniz mi?
DALAN: Ben şu anda aktif siyasette değilim. Siyasetle fazla ilgilenmiyorum. Kabine kurulduğunda içine de kendi isteğimle girmedim. Kendimi siyasi nadasa çektim. Biz partimizi kapatırken oyların bölünmesine ve marjinal görüşlerin öne geçmesini engellemekti. Şu anda nadasta bekliyorum. Türk siyasi hayatında belki bizim de yapabileceğimiz şeyler olabilir. Şu anki konjoktür müsait değil. Siyasette her şey yeri geldiğinde belli olur. Ben eski belediye kadrosuyla şu anda da görüşüyorum.
Eski Belediye Başkanı olarak son üç yıl İstanbul’da gerçekleştirilen projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
DALAN: Samimiyetle söylüyorum. Yaptıkları tek olumlu şeydi bunu da söylerdim oysa yok. Öyle bir negatif anlayışları var ki, yapılan bütün pozitif olayları negatif değerlendiriyorlar. Bunların fotoğrafım çekseniz negatif çıkar. Yapılan bir şey varsa gösterin ben de bravo diyeceğim. Yapılanı bozmakla meşguller. Ama yaptıkları bu saçmalıklar gelecekte mutlaka düzeltilecektir. Ben size burada söz veriyorum. Bir yıl içinde ölmüş İstanbul’u diriltirim.
Geçmiş dönemde yapılan projelerin durdurulması ya da o dönemde atanmış kişilerin görevden alınması “Dalan Kompleksi” olarak tanımlanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
DALAN: Benim Sözen gibi bir meselem yok ama onun Dalan meselesi var. Buna kamuoyunda kompleks diyorlar. İnşallah bundan kurtulur. Allah acil şifalar versin. Çağdaş normlarda bakarsan ben bugünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminden 1 milyon kere daha soldayım. Sosyal demokrat olmak, ileriye bakmak, aşını korumacılığa karşı çıkmak, insanlarla güzel ilişkiler kurmaktır. Bugünkü yönetim bu ilişkilere giremiyor. Bunlar sosyal demokrat değil, sosyal faşisttir. Şimdiye kadar neyi bozmadılar ki. Yaptığımız parkları dahi bozdular. Son olarak Filiz Ali’yi de biz atadık dive attılar. Ama ömürleri az kaldı. 1.5 seneleri kaldı.
NURETTİN SÖZEN
1937 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni ve İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1964’te İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde asistan, 1967’de uzman, 1973’te doçent, 1978 de profesör oldu. Bilimsel çalışmalarının bir bölümünü İngiltere’de sürdürdü. 1970 yılında evlendiği eşi vefat etti. 20 yaşında bir oğlu var. Akademik hayatında asistan temsilciliği, doçent temsilciliği, dekan yardımcılığı, kürsü başkanlığı, dekanlık ve rektör yardımcılığı görevlerinde bulundu. Öğrencilik yılları sırasında 1.0 Tip Fakültesi Talebe Cemiyeti genel sekreterliği, genel başkanlığı, Türkiye Milli Talebe Federasyonu genel başkanlığı, Türk Devrim Ocakları genel sekreterliği ve genel başkanlığı yapan Sözen, 1954’te başlayan siyasi hayatında ise sırasıyla CHP Gedikpaşa Ocağı kolu başkanlığı, il gençlik kolu başkanlığı, İstanbul il yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. 26 Mart 1989 yerel seçimlerinde SHP’den aday olan Sözen halen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini sürdürüyor.
BEDRETTİN DALAN
1941 yılında Eskişehir’de doğan Bedrettin Dalan, orta ve lise öğrenimini Aydın Germencik ‘te parasız yatılı olarak tamamladı. 1963 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Elektrik Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Devlet Demir Yolları’nda sinyalizasyon tesislerinin kurulmasında görev aldı. Ytong, Vakko ve Gümüşsuyu fabrikalarının kurulmasında görev aldı. 1982 yılında ANAP’ın kurucu üyeleri arasında yer aldı. Partinin kurulmasıyla aynı yıl İstanbul İl Başkanlığı’na getirildi. Bir yıl sonra 25 Mart 1984’te yapılan yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 1986 yılının son aylarında ortaya çıkan görüş farklılıkları Dalan’la ANAP arasında sorunlara neden oldu. 26 Mart Yerel seçimlerinde kaybetti. 14 Kasım 1989’da kurucusu olduğu ANAP’tan istifa etti. Demokrat Merkez Partisi’ni kuran Dalan 1991 seçimleri öncesi DYP’ye katıldı.
2 Ağustos 1992 Sayfa 1
