Hıristiyanların Mevlana Kapısı

Hıristiyanların Mevlana Kapısı

08/08/1992

Neokatokümenler (Yeni Hıristiyanlar) Saint Antoine Kilisesi’nin manastırında haftanın iki günü toplanarak ayin düzenliyor. Ayinlere her kesimden insan katılabiliyor; din, meslek, yaş, ırk farkı gözetilmiyor.

Güneşli bir cumartesi akşamüstünde, İstiklal Caddesi günün en yoğun saatlerini yaşıyor… Tünel’deki St. Antoine Kilisesi’nin caddeye bakan avlusu kalabalıktan uzak ve sessiz.

Kilisenin içinde birkaç kişi ibadet ediyor. Saatler 17.00’yi gösterirken St. Antoine’ın tarihi kapısından içeriye adımını atanlar, tüm heybetiyle karşılarında duran kilisenin içine değil; hemen yanındaki Manasur’a doğru yöneliyorlar. Sayılan 30’u ancak bulan bu insanlar, birazdan alt katta başlayacak olan “Neokatokümena Ayini”ne katılacak ve kısa bir süre sonra kendilerini “dış dünya” dan tamamen soyutlayacaklar…

Her yıl Noel ayinlerinde sosyete ve sanatçıların akınına uğrayan St.Antoine Kilisesi ibadetler dışında İstanbul’da Hristiyanlık eğitiminin verildiği merkezlerin başında geliyor. Türkiye’deki Hıristiyanların dini eğitimlerini sürdürebilmeleri için yapılan ayinlere İstanbul’da yaşayan azınlıkların dışında Müslüman Türkler de yoğun olarak katılıyor. Katılan Türkler Müslümanlıktan Hıristiyanlığa geçiş aşamasını yasıyorlar.

İnançsızların da katıldığı ayinlerde Hıristiyanlığın öğretileri hakkında konuşuluyor, dualar okunuyor, kutsal ekmekten yenilip şaraptan içiliyor ve dans ediliyor.

Ancak katılanların hepsinin amacı Hıristiyan olmak ya da vaftiz edilmek değil. Yurtdışına çıkmak için Hıristiyanlığı seçmenin kendilerini kurtaracağına inananlar ya da parasız kalıp kilisenin desteğine muhtaç olanlar da ayinlere katılıyor.

Neokatokümenler (Yeni Hiristiyanlar) haftanın iki günü St. Antoine’in manastırında toplanıyor. Neokatokümenlerin Türkiye’de yaşayan Hınstiyanların dinlerini unutmamaları amacıyla düzenledikleri ayinlere her kesimden insan katılabiliyor. Din, meslek, yaş, ırk farkı gözetilmiyor.

Ancak katılanlar peder tarafından sorgulamıyor. Peder, sorguladığı kişinin ayinlere katılma isteğinde samimi olduğuna inanması halinde o kişinin ayinlere katılmaması için hiçbir engel kalmıyor.

Neokatokümena Ayini

Salı ve cumartesi günleri ayine katılacaklar St. Antoine’in avlusunda öğleden sonra toplanmaya başlıyor. Avluda birer ikişer sohbet eden guruplar ayin saatinin yaklaşmasıyla kilisenin hemen yanında bulunan manastıra giriyor.

Ayin, katılan Hıristiyanlann Türkçeyi daha iyi bilmeleri nedeniyle Türkçe yapılıyor. Ayinin başlangıcında okunan ilahiler, Pederin tören giysileriyle salona girerek yerine oturmasıyla son buluyor. Peder, o günün konusu olan “dua” ile ilgili konuşmaya başlıyor. Dualar, pederin konuşmaları, İncil’den okunan bölümlerin ardından, iki ucunda mum yanan masadaki komünyondan ayine katılanlara sunuluyor. Ayinin son bölümünde Neokatokümenler el ele tutuşarak bir daire oluşturup müzikle birlikte dans ediyor. Her hafta tekrarlanan ve herkese açık olmayan ayinler yak laşık iki saat sürüyor.

Hıristiyanların Mevlana Kapısı
Hıristiyanların Mevlana Kapısı - REMZİ GÖKDAĞ

8 Ağustos 1992 Sayfa 3

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.

Sanki Varmış Gibi

Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.…
2

Üstü Kalsın

Memnun insan hayatla pazarlık etmez. Eksik verilenlerin kaydını tutmaz. Son kırıntıyı toplamaz. Bazı şeylerin eksik kalacağını bilir. Dünyanın kusursuz bir hizmet anlayışıyla…
3

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
5

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
6 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
7 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
8 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
9

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
10 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
Remzi Gökdağ, İstanbul'un halef ve selefi ile konuştu
Önceki Yazı

Remzi Gökdağ, İstanbul’un halef ve selefi ile konuştu

Çocuklar tatilde nasıl 'din'leniyor?
Sonraki Yazı

Çocuklar tatilde nasıl ‘din’leniyor?