İstanbul'un suyu kirli

İstanbul’un suyu kirli

23/11/1991

8 milyonluk kente su sağlayan baraj havzalarında bugün 110 köyde yaklaşık 650 bin kişi yaşıyor. Sanayi tesisi sayısı ise 950. Bu insanların ve sanayi tesislerinin atık suları kente su sağlayan barajlara karışıyor. İstanbul içme suyunu bu baraj havzalarından karşılıyor.

İstanbul’da kaçak yapılaşmadan en çok etkilenen bölgelerden biri de su toplama havuzlar. 20 yıl öncesine kadar “kent dışı” olarak adlandırılan su toplama havzaları son 10 yılda engel olunamayan göçün de etkisiyle yerleşim bölgesi haline geldi. Yasal düzenlemelere aykırı olarak ortaya çıkan bu yapılaşma, içme suyu kirliliğinde önemli bir etken olarak ortaya çıkıyor. İçme suyu kaynaklarını korumakla yükümlü olan İSKİ’nin, bu yönde bir yaptırım gücü bulunmuyor.

Yıllardır büyük içme suyu sıkıntısının yaşandığı 8 milyonluk İstanbul’a su sağlayan baraj havzalarında bugün 110 köy bulunuyor. Bu köylerde yaşayan ve büyük bölümünü son yıllarda İstanbul’a göç eden edenlerin oluşturduğu nüfus yaklaşık 650 bini buluyor. Havzaların çevresinde kurulu sanayi tesislerinin sayısı ise 950. Bu kişilerin ve sanayi tesislerinin atıksuları kente su sağlayan barajlara karışıyor ve İstanbul su ihtiyacını, 650 bin kişinin yaşadığı havzalardan, sağlıksız koşullarda karşılıyor.

13.3.1984 tarih ve 18340 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, kısa adıyla ‘Havza Koruma Yönetmeliği’nde sınır olarak kabul edilen mut- lak ve kısa mesafeli koruma alanlarında hiçbir yapılaşma ve faaliyete izin verilmeyeceği belirtilmesine karşın bugün bu bölgede bulunan 16 köyde 59 bin kişi yaşıyor.

2560 sayılı yasa ile içme suyu kaynaklarını korumakla görevli İSKİ’nin bu bölgelerdeki yapılaşmalara engel olabilmek için herhangi bir yaptırım gücü yok.

2560 sayılı yasa, içme suyu kaynaklarını korumakla yükümlü kuruluş olarak İSKİ’yi gösterirken, 2872 sayılı yasada da içme suyu kaynaklarının korunmasında yetkili idareler olarak şunlar sıralanıyor: Çevre Genel Müdürlüğü, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İller İdaresi, büyükşehir belediyeleri, ilçe belediye başkanlıkları, mülki amirler ve DSI Genel Müdürlükleri.

Içme suyu kaynağının kirlenmesine neden olabilecek bir eylemin saptanması halinde sözü edilen kuruluşların çokluğu, yetki karmaşasına neden oluyor.

Su kaynaklarının korunmasından sorumlu olan ISKI, kirlenmeye neden olabilecek bir olayın tespitinde olaya doğrudan müdahale edemiyor. Kirlenmeye neden olabilecek bir faaliyet görüldüğünde İSKİ’nin şu yolu takip etmesi gerekiyor:

En az iki ISKI görevlisi tarafından bir tutanak düzenlenip TCK’nın 516. maddesine göre iş lem yapılmak üzere olay savcılığa intikal ettirilir,

Büyükşehir belediyesi sınırları içindeyse olay işlem yapılmak üzere Büyükşehir belediye sine yazılı olarak iletilir,

Belediye sınırları dışında ise olay, mahallin en üst amirine yazılı olarak bildirilir.

4-6 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen “Su Toplama Havzalarını Koruma Stratejileri Uluslararası Sempozyumu”nda bir bildiri sunan ISKI Atıksu Arıtma ve Ruhsat Denetim Daire Başkan Dr. Oktar Timur ve Havzaları Koruma Müdürü Ülgün Eren bildirilerinde, “İSKİ’ye yetki verilirse içmesuyu kaynaklarını koruyabilir mi?” sorusuna yanıt veriyorlar.” Bir yere kadar evet. Çünkü kirlenmeye neden olabilecek bir işyeri bir fabrika olursa doğrudan faaliyetine son verilebilir. “

“Su Havzalarında Kirlenmenin Kontrolü” konulu bildiride verilen bilgilere göre, su havzalarında bulunan 950 sanayi tesisinin en yoğun olduğu bölgeler Alibey ve Ömerli havzaları. Bölgedeki tüm sanayi tesislerinin yüzde 31’i Alibey, yüzde 31’i Ömerli, yüzde 15,5’i Büyükçekmece, yüzde 10,5’i Elmalı, yüzde 10’u Sazlıdere, yüzde 2’si Terkos havzasında yer alıyor. Bu konuda ivedi çözümler üretilmemesi durumunda İstanbul’da içme suyu kirliliği probleminin büyük boyutlara ulaşacağı belirtiliyor.

İstanbul'un suyu kirli
İstanbul'un suyu kirli - REMZİ GÖKDAĞ

23 Kasım 1991 Sayfa 3

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Geçmiş olsun, gelecek doğsun
Önceki Yazı

Geçmiş olsun, gelecek doğsun

Denizcilik İşletmeleri atakta
Sonraki Yazı

Denizcilik İşletmeleri atakta