Tepemize Park geliyor

Tepemize Park geliyor

24/08/1991

Taksim’de yapılmakta olan Büyük Sürmeli Park Otel 33 katlı düşünülüyor. Otel 4221 metrekare alan üzerine inşa ediliyor.

10 katı biten Park Otel inşaatının durdurulması için bölge halkı ve Mimarlar Odası kampanya başlattı. Çevre halkının yüksekliğin düşürülmesi için temmuz ayında açtığı dava, adli tatil bittikten sonra görüşülecek.

Cami siluetiyle belleklere yerleşen İstanbul, Boğaz’ın Avrupa yakasında yapılmakta olan gökdelenlerle her geçen gün yeni bir görünüm kazanıyor.

Swiss Otel’den sonra Taksim Gümüşsuyu’nda yapılmakta olan Büyük Sürmeli Park Oteli, beş yıldızlı oteller ve iş merkezleri zincirine yeni bir halka olarak ekleniyor. Boğaz siluetinin başladığı en hâkim tepeye yapılmakta a olan inşaat tamamlandığında 123 metre yüksekliğe erişecek ve İstanbul’un en yüksek yapısı olacak.

1984 yılında “Turizm Bölgesi” ilan edilerek plan yapma yetkisi Bakanlar Kurulu kararıyla Turizm Bakanlığı’na verilen bölgede 5 katlı binaların yanında 33 katlı bir “dev” yükseliyor. Şu anda 10’uncu kanı biten Park Oteli inşaatının durdurulması için bölge halkı ve Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nin başlattığı kampanya da sürüyor. Bölgede oturan bazı yurttaşların kurduğu Ayazpaşa Çevre Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği, “inşaatın yükselmesini önlemek” ve “belirli bir yükseklik sınırı getirmek” amacıyla İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde bir dava açtı. Açılan dava adli tatil nedeniyle görüşülemezken inşaat 24 saat aralıksız süren yükseliyor. Günden güne yükseliyor.

Derneğin vekil avukatı Derviş Parlak, inşaat ruhsatının belediye meclisinde onaylanmadan dönemin İstanbul Anakent Belediye Başkanı Bedrettin Dalan’ın tek imzasıyla verildiğini, bunun 3030 Sayılı Belediyeler Kanunu’na aykın olduğunu söylüyor. Inşaat faaliyetlerinin imar yönetmeliklerine aykırı olarak devam ettiğini belirten Parlak şunları anlatıyor: “Çağdaş şehircilik anlayışı, gökdelen inşaatlarının şehrin genel görünümünü bozmayacak, altyapısıyla ve çevrenin imar dokusuyla delinmiştir”. Oysa yapımına izin verilen gökdelen otel, dünya şehri olan İstanbul’un siluetini bozmaktadır. Tarihi dokusuyla çelişen bu yapının çevresinde yoldan başka hiçbir açıklık alan bulunmadığından ve yeterli altyapı çalışmaları yapılmadığından bölgedeki insanlının anayasa tarafından güvenceye alınmış yaşama hakkı zedelenmiştir.”

Bu arada inşaatı yaptıran Sürmeli A.Ş. yetkilileri konuyla ilgili görüşme istemimizi “şirketin sahibi ve genel müdürün yurtdışında olması nedeniyle kabul etmediler.

Mimarlar Odası da çeşitli ya yınlarla konuyu gündemde tutmaya devam ediyor. Oda’dan yapılan açıklamada, “Hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bu örnek, toplumun tarih ve kültür bilincinin köreltilmesine neden oluyor. Altyapısı, silueti düşünmeden yapılan bu bina, kente karşı suç işleyenlerin bir abidesi olarak yükseliyor” denilerek bu tür yapılara “dur” demenin zamanının geldiği belirtiliyor.

Resmi Gazete’nin 31.7.1984 günlü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Gümüşsuyu’ndaki Park Otel’in turizm merkezi olarak tespitine karar verildi. 1/500 ölçekli uygulama imar planı 17.6.1988 tarihinde Beyoğlu Belediye Meclisi’nde görüşüldü. Beyoğlu Belediye Meclisi’nden çıkan kararın anakent belediye meclisinde de görüşülmesi gerekirken, donemin Anakent Belediye Başkanı Bedrettin Dalan uygulama imar planını mecliste görüşülmeden onayladı. Onaydan sonra plan değişikliği Turizm Bakanlığı’na gönderildi ve Bakanlık tarafından 20.2.1989 tarihinde imzalandı. Ancak daha plan değişikliği onaylanmadan 4.1.1989 tarihinde Beyoğlu Belediye Başkanlığı inşaata ruhsat vermişti.

Bu arada otel yapılması için belirlenen arazinin içinde evi kamulaştırılan bir yurttaş, İstanbul 4. Idare Mahkemesi’nde dava açarak kamulaştırma kararının, kararın dayandığı planın ve otelin avan projesinin iptalini istedi. Mahkeme, dosyada yaptığı incelemeden sonra yürütmeyi durdurma kararı verdi ve otelin inşaatı mühürlendi.

Aynı mahkeme 19.12.1989 tarihinde verdiği yeni kararında “ruhsat ve eklerine aykırı bir inşaatın söz konusu olmadığını” belirterek mühürleme işleminin kaldırılması yolunda karar verdi.

Bu karardan sonra 123 metre yüksekliğinde, 33 katlı olarak düşünülen gökdelenin inşaatına başlandı. Bölgede yaşayanların güvenliklerini bozduğu gerekçesiyle ve yüksekliğinin düşürülmesi için temmuz ayında İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde açılan dava ise 6 eylülde adli tatilin bitiminden sonra görüşülecek.

İstanbul’un en yüksek yapısı olacak

Şu anda 10’uncu katı tamamlanan otel inşaatının taban alanı 4421 metrekare Gümüşsuyu 82 pafta, 732 ada, 32 parselde yapılmakta olan inşaat bittiğin123 metre olacak. İnşaatın. 3 katı otopark olmak üzere toplam 10 bodrum katı bulunuyor. 1-18. katlar arasında otel odası bulunacak. 19-31. kat arası iş merkezi olarak kullanılacak gökdelenin 32. katı roof, 33. kaise kubbe olacak.

Şu anda İstanbul’un en yükteki Sabancı Holding’e ait Sabanci Center taşıyor. 118 metre yüksekliğinde 39 katlı gökdelenin kaba inşaatı tamamlanmak üzere.

Tepemize Park geliyor
Tepemize Park geliyor - REMZİ GÖKDAĞ

24 Ağustos 1991 Sayfa 1

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Gökkafes davasında ikinci raund
Önceki Yazı

Gökkafes davasında ikinci raund

Perpa ekimde tam kapasite
Sonraki Yazı

Perpa ekimde tam kapasite