Sözen ‘hayatımın onur meselesi’ dediği dava için mahkemeden geniş bir salon istediğini belirterek, ‘gerekirse Sultanahmet Meydanı’nda yargılanırız’ şeklinde konuştu. Sözen, Kenan Evren’in de tanık olarak dinlenmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul Anakent Belediye Başkanı Nurettin Sözen hakkında açılan Süzer Oteli davasına yarın devam ediliyor. İlk duruşmaya katılamayan Sözen’in yarın İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacak duruşmaya İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan başkanlığın da kalabalık bir avukat grubu ile katılacağı bildirildi. Sözen duruşmaya eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in de o dönemin en önemli tanığı olarak çağrılması gerektiğini söyledi.
Sözen’in “hayatımın onur meselesi” dediği davaya SHP’li büyükşehir belediye başkanları, Marmara Belediyeler Birliği’ne bağlı belediye başkanları ile İstanbul ilçe belediye başkanlarının da katılacağı belirtildi. Duruşma için mahkemeden geniş bir salon istediğini söyleyen Sözen, “Gerekirse Sultanahmet Meydanı’nda yargılanırız” dedi.
“Yetkisi olmadan mühürleme yaptığı” gerekçesiyle Süzer Otel’in başvurusuyla il idare kurulu tarafından açılan davanın sadece bir otel mühürleme işlemi olmadığını belirten Sözen, “Olay bazı çıkar çevrelerinin devletin imkânlarını yasadışı yollardan kullanması ve buna engel olmak isteyen sosyal demokrat anlayış arasındaki mücadeledir. Mesele Süzer olayı değildir. Bir dönemin devlet anlayışını, karanlık işlerini ortaya koyması bakımından önemli bir olay. Bu nedenle konuyla ilgisi bulunan herkesin duruşmaya katılarak tanıklık yapması gerekiyor” dedi.
Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in otelle ilgili olarak devreye girdiğini söyleyen Nurettin Sözen, “Evren de bu konuyla ilgilidir. Gelip mahkemede konuşmalıdır. Once engellemiş sonra müsaade etmiştir. Bu tarihi olayı yaşayanlar yaşamayanlara anlatmalıdır” şeklinde konuştu.
Davayla ilgili 100’e yakın avukatın savunmayı üstlenmek amacıyla başvurduğunu hatırlatan Sözen şunları söyledi:
“Sadece Kenan Evren değil pek çok insanın görüşlerinin dinlenmesi gerekiyor, Bu dava bir dönemde nasıl talan yapıldığı, işadamları ile İstanbul’un nasıl parsellendiği, hukukun ve imar kurallarının nasıl ayaklar altına alındığını sergileyecek bir dava. Ben 2.5 yıldır yaptığım bir mücadeleye rağmen konuyu halkıma tam anlamıyla anlatamadım. Dava bu konuları anlatmam için bir ortam oluşturacak. Davada kimin adı geçiyorsa yargıç bu kişileri çağırarak dinlemeli. Kimin adı geçiyorsa konuşmalı. O zamanki ordu komutanı, belediye başkanı… 24 metreyi 134 metreye hangi yüce memleket sevgisi çıkarmıştır? Şirket temsilcileri konuşmalı. Arsası istimlak edilen vatandaş gelip konuşmalı. O dönem, her şeyiyle aydınlatılmalı. Bir dönemin devlet ve iş hayatını yansıtan en çarpıcı olaydır Süzer olayı. Orada plan nasıl uygulanmıştır? Gereken yol ve yeşil payı, başkasının arsası istimlak edilerek nasıl çalınmıştır? Planlarda olmadığı halde oradaki trafik yolları nasıl değiştirilmiştir? Bütün bunları halkımızın bilmesi gerekiyor.”
Gökkafes’in hikâyesi
Kamuoyunda ‘Gökkafes’ olarak bilinen Süzer Oteli ile ilgili plan 1983 yılında, 24.5 metre olarak onaylandı. Plana Anıtlar Yüksek Kurulu bu yüksekliği geçmemek şartıyla izin verdi. Plan 1987 yılında dönemin Anakent Belediye Başkanı Bedrettin Dalan tarafından ‘tadilen onayı’ ile değiştirildi. Böylece otelin 23.5 metre olan yüksekliği 134 metreye çıkarıldı. Turistik otel olarak başlayan inşaat daha sonra iş merkezi ve otopark olarak değiştirildi. Değiştirilen plan Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından onaylanmadı. Buna karşın belediye başkanının tek imzasıyla inşaata 134 metre olarak ruhsat verildi. 26 Mart yerel seçimlerinden sonra iş başına gelen Nurettin Sözen, ruhsatı iptal etti ve inşaatı mühürledi. İl İdare Kurulu inşaatın mühürlenmesinin ilçe belediyesince yapılması gerektiğini ileri sürerek Nurettin Sözen ve 5 belediye çalışanı hakkında dava açtı. 15 temmuzda yapılan ilk duruşmaya, Marmara Belediyeler Birliği toplantısı nedeniyle Çanakkale’ye giden Nurettin Sözen katılamadı. Dava Sözen’in dinlenmesi için 14.8.1991 gününe ertelendi.
13 Ağustos 1991 Sayfa 3
