Dünyanın en büyük şovu

Dünyanın en büyük şovu

05/01/2020

Londra, 1851 yılında ilk Dünya Fuarı’na ev sahipliği yapan kentti. Fuara katılanlar sanatı, kültürü, bilimi konuştu. Geleceği tartışan beyinler benzer bir fuarın Dubai’de düzenlenebileceğini tahmin edemezdi, çünkü 168 yıl önce böyle bir kent yoktu. O kadar eskilere gitmeye de gerek yok. Dubai 50 yıl öncesine kadar inci ticaretiyle uğraşan küçük bir limandı. O günlerden bugüne çok şey değişti…

Dubai artık dünyanın en hızlı gelişen şehirlerinden. Mimarisiyle büyüleyen, teknolojiyle kıskandıran Dubai şu sıralar çok yoğun. Bütün planlamalar Dünya Fuarı ‘Expo 2020’ye göre yapılıyor.

Kent merkezine 25 km. uzaklıkta, çölün bir ucunda yeni bir şehir inşa ediliyor. Her şey ‘Dünyanın En Büyük Şovu’ için. Bu tanım, Expo 2020 reklam filminin de resmi adı. Görüntüler akarken bir ses izleyenlere şöyle sesleniyor: “Piramitler inşa edilirken, Mona Lisa tablosu yapılırken, klasik müziğin şaheserleri bestelenirken orada değildiniz ama 2020’de insanlığın geleceğini şekillendirecek olaya, dünyanın en büyük şovuna kendi gözlerinizle tanık olabilirsiniz.” Bir dakikalık tanıtım filmi Expo 2020 için yapılan dev reklam kampanyasının parçası.

Fuarın açılmasına 10 ay var ama kimse işi şansa bırakmıyor çünkü Dubai bu fuara sadece emek, fikir, parayla değil sahip olduğu her şeyiyle katılıyor. Bunun için kapsamlı bir planları var ve dünya genelinde başlayan tanıtım kampanyası bu planın bir parçası. Reklam panoları, tramvaylar, otobüsler bu sloganla kaplı. Yolda, metroda, sinemada, alışveriş merkezlerinde hatta aparmandaki asansörlerde bile karşımıza çıkıyor…

Reklam sadece Dubai’de yaşayanlara hitap etmiyor. İnternette, yabancı medyada, uluslararası haber televizyonlarında da var ve hedef dünya kamuoyu. Her şeyin ‘en’ büyüğünü yapmayı hedefleyen yöneticiler bu fuarın da ‘en’ler arasında yer alabilmesi için çalışıyor. Ortadoğu’da ilk kez bir dünya fuarı düzenleniyor ve ev sahibi Dubai. Omuzlarındaki yük ağır, sorumlulukları büyük.

Dubai düne kadar inşaat sektöründeki başarısıyla anılıyordu. Bugünlerde sektörde kara bulutlar dolaşıyor. “İnşaata başla nasıl olsa satılır” döneminin sonuna gelindi. Ortada milyarlarca dolarlık yatırımlar var ve harcanan paranın bir şekilde geri döneceği tahmin ediliyor.

Planlananla yaşanan gerçekler her zaman çakışmayabilir ve bazen hesapta olmayan etkenler hayalleri yerle bir edebilir. Geçtiğimiz yıl emlak piyasasında yaşanan sorunların gelecekte tekrarlanmayacağının da garantisi yok. Bu yüzden her şey Expo 2020’ye kilitlenmiş durumda. Fuarın başarısı Dubai’nin geleceğini şekillendirecek ya da… İkinci ihtimali kimse düşünmek istemiyor. Bu yüzden işi şansa bırakmıyorlar. Uluslararası reklam firmalarıyla yapılan anlaşmalar, dünya medyasında aralıksız devam eden kampanyalarla Expo 2020 tam gaz devam ediyor.

Konuyu sadece rakamlarla açıklamak da yeterli değil. Bu proje mimarların oyun alanı gibi. Herkes daha önce yapılmamışı deniyor. Benzersiz planlarla, uygulanmamış teknolojilerle geleceğin yaşamı tasarlanıyor. Fuara katılacak 192 ülke için dünyanın ünlü mimarları birbirinden farklı binalar hazırlıyor. 438 hektarlık bölgede sadece ülkelere ait alanlar yok, binlerce yataklı otel ve iş merkezleri de var. Alana bağlanacak yeni metro hattının kapasitesi mevcut Dubai metrosuna eşdeğer.

Hükümet bu projeye 6,8 milyar dolarlık destekle katılıyor. Özel sektör de dahil edildiğinde bu rakam 20 milyar doları buluyor. Bu aynı zamanda Dubai tarihinin en büyük harcamalarından biri. Getirisinin ise 33 milyar dolar olması tahmin ediliyor. Konunun en can alıcı noktası da bu beklenti. Emlakçılar, fuar bölgesindeki binalarının yüzde 80’inin şimdiden satıldığını söylüyor.

Ekonomistler, Dubai’deki ekonomik büyümenin birkaç yıl içinde yüzde 4,5 olacağı öngörüyor. Planlara göre, 25 milyon ziyaretçi hedefi yakalanabilirse fuar hedefine ulaşacak. Bu rakamın 11 milyonunu BAE’de yaşayanlar ve komşu ülke ziyaretçileri, geriye kalan 14 milyonu da dünyanın farklı ülkelerinden gelecek olanlar oluşturuyor… Asıl hedef ikinci grup, yani 14 milyon turist. Bu sayıya ulaşan bir fuar sadece yatırım harcamalarını karşılamayacak, aynı zamanda kent ekonomisini de ihya edecek. Bu yüzden yüksek profilli tanıtım kampanyaları hayati önem taşıyor.

Son günlerde Dubai’de ünlü isimler sık sık boy gösteriyor. Her biri dünyanın en büyük şovunu tanıtmak için sözleşmeler imzalıyor. Aslında her biri, farklı reklam filmlerinde yer alsalar da genel tanıtım kampanyasının birer aktörü.

Dünya fuarları büyük fikirlerin yaratıldığı, geleceğin tasarlandığı önemli etkinliklerdendir. Sporun olimpiyatı neyse teknoloji ve inovasyonun olimpiyatı da beş yılda bir düzenlenen bu fuarlardır. Olimpiyatlara ev sahipliği yapan ülkeler gibi fuarları düzenleyen ülkeler de bazen kazanır bazen de kaybeder. Bütün hesaplar gelir gider dengesine göre yapılsa da evdeki hesap her zaman çarşıya uymayabilir.

Geçmişte düzenlenen dünya fuarlarında bu hesapların tutmadığı oldu. 2010’da Şangay’ın ev sahipliği yaptığı fuara 73 milyon ziyaretçi geldi ama Milano’daki Expo 2015 tam bir fiyaskoydu.

Dubai’deki Expo 2020 beklentileri karşılayabilecek mi, ilerde Şangay’la mı yoksa Milano’yla mı anılacak? Herkesin yanıtını merakla beklediği 33 miyar dolarlık soru bu.

Bu yazı 5 Ocak 2020 tarihinde Cumhuriyet‘te yayınlandı. Diğer Pazar Yazılarım

Dünyanın en büyük şovu
Cumhuriyet 5 Ocak 2020 Sayfa 8
remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Siste bir şehir kaybettim
Önceki Yazı

Siste bir şehir kaybettim

Kendimi bildim bileli gezginim
Sonraki Yazı

Kendimi bildim bileli gezginim