Fondü masasının bitmeyen tartışması

Fondü masasının bitmeyen tartışması

İsviçrelilerin yıllardır çözemediği fondü tartışması bugünlerde yine gündemde. En iyi fondü hangi peynirle yapılır, en lezzetli fondü nerede yenir? İsviçrelilerin bu soruya verdiği cevaplar farklı. Soruyu sorduğunuz kişiye göre alacağınız yanıtlar da değişebiliyor. Fondü konusundaki görüş ayrılığına son noktayı koymak amacıyla geçenlerde yayınlanan bir yemek kitabı ortalığı büsbütün karıştırdı. Kitap, “İsviçre’yi seven ve yemekten hoşlanan herkesin yanından ayırmayacağı bir kılavuz” sloganıyla piyasaya çıktı. 140 geleneksel yemek tarifinin bulunduğu kitabın tahrik edici bölümü fondü başlığı altında toplanıyor. Kitaba göre en iyi fondü Fribourg kontonunda hazırlanıyor. Bunun nedenlerine geçmeden önce kısa bir fondü açıklaması yapmakta fayda var.

Fondü, İsviçrelilerin yüzyıllardır yaygın olarak tükettiği geleneksel bir yemek. Hafif ateşte eritilen peynirin ekmek ve sebze parçalarıyla yenmesi olarak da özetlenebilir. Farklı uygulamalar denense de fondünün ana maddesi peynir. Peynirin içinde eritildiği kap, masada hafif ateş üzerine ısıtılıyor ve eriyen peynir masa başındakiler tarafından yeniyor. İsviçreliler önemli günlerini, sevdikleriyle fondü masasında geçirmekten gurur duyuyor ve herkes kendine göre iyi bir fondünün tarifini anlatabiliyor. Görüş birliğine varılamayan konunun en hassas noktası fondüyü oluşturan peynirin çeşidinde. İsviçre’nin geleneksel mutfağını dünyaya tanıtmak amacıyla yayınlanan yemek tarifi kitabına göre en lezzetli fondü ülkenin Almanca ve Fransızca konuşulan bölgelerinin ortasındaki Fribourg kantonunda yapılıyor. Nedeni de burada üretilen dünyaca ünlü Gruyere ve Vacherin peynirleri. Peynirlere ek olarak yine aynı bölgede üretimi yapılan Fendant şarapları da Fribourg fondüsünün vazgeçilmez unsuru olarak tanımlanıyor.

Basit hazırlanış tekniklerine bakıp fondünün kolay bir akşam yemeği olduğu sonucunu çıkarmak da yanlış olur. Fondünün ana maddesi peynir ama masanın vazgeçilmez kuralı sohbet. İsviçreliler yakın dostları ve aile fertleriyle saatlerce fondü masasında zaman geçirmekten büyük zevk alıyor. Kabın dibini bulmak için kimse acele etmiyor, aksine sona yaklaşmak için gereken süre sanki devamlı erteleniyor. Konuşmaya dalıp erimekte olan peyniri karıştırmayı da unutmamak gerekiyor. Yapılacak tek şey çatala bir parça ekmek saplayıp kabın içinde dolaştırmak. Peynir kabındaki çatal trafiğine de hazır olmak gerekiyor. Aynı anda birkaç çatal fondü kabında yolunu bulmaya çalışabiliyor. Bu sırada gözden kaçırılmaması gereken en önemli kural çatala sapladığınız ekmek parçasının erimiş peynir kabında kaybolmaması. Bu durumda kalanlar diğerlerinin vereceği cezaya da katlanmak zorunda. Fodüyü aslına uygun yemek için sudan uzak durmak lazım. Eriyen peynir ve su karışımı masadan kalkmayı zorlaştırabilir. Yapılacak sohbetler uzun sürmesinin en cazip yolu beyaz şarap.

Fondü tartışmalarına tanık olduktan sonra İsviçrelileri bölüp parçalamanın tek yolunun onları bu konuda konuşturmak olduğuna inanıyorum. Fondünün tarifini sorun ve cevaplarını bekleyin. Herkes en iyi fondünün nerede ve hangi tür peynirden hazırlandığını anlatmaya başlayacaktır. Kendi halinde barışsever bir millet olarak tanınan İsviçreliler, konu fondü olunca bir türlü görüş birliğine varamıyor, uzlaşma yıllardır sağlanamıyor.

10 Ocak 2010 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlandı.

Fondü masasının bitmeyen tartışması

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Kiralık ev arama sanatı
Önceki Yazı

Kiralık ev arama sanatı

Ortaçağ kentinde zaman yolculuğu
Sonraki Yazı

Ortaçağ kentinde zaman yolculuğu