Yükselen değerlerin perde arkası

Yükselen değerlerin perde arkası

27/10/1992

Mustafa Süzer Dolmabahçe sırtlarındaki yeşil alanı Turgut Özal’ın teşvikiyle alır; 1983’te iktidar olan ANAP hükümeti kararıyla yapılaşmaya açılan alan için Gökkafes yolu açılır.

  • Yıl 1930. Ünlü kent plancısı Prost’un hazırladığı İstanbul Nazım Planı’nda 2 No’lu Park” olarak geçen Dolmabahçe Vadisi, korunması gerekli yeşil saha olarak belirlendi.
  • Yıl 1979. Anıtlar Yüksek Kurulu 2 numaralı parkın tamamını doğal SİT alamı olarak kabul etti.
  • Yıl 1987. 2 numaralı parkın orta yerinde bir zamanlar Kara Bali Bahçesi olarak anılan, daha sonraları Pera Bahçeleri olarak isimlendirilen yeşil alanda bir gökdelen inşaatı için hafriyata başlandı.
  • Yıl 1992. 134 metreye ulaşacak Gökkafes inşaatına başlandı. Bakanlığın karanyla Büyükşehir Belediyesi’nin istemi yerinde bulunarak yükseklik 24. 5 metreye indirildi.

Bugüne kadar süren çalışmalarda inşaatın henüz dört katı yükseldi. Dolmabahçe Sarayı’nın hemen üstünde yükselen bir Swiss Otel, Ayaspaşa’nın özgün apartmanlarına bitişik bir Park Otel ve Prost’un parkın da. Taşkışla binasının hemen önünde 134 metrelik bir Gökkafes.

Gökkafes in önlenemeyen yükselişi 1983’lerde ANAP’ın henüz iktidar olmadığı döneme uzanır.

O dönemde ANAP’i destekleyen Mustafa ANAP Genel Başkanı Turgut Özal, Taksimdeki bu yeşil alam alması için teşvik eder. Süzer de çeşitli ülkelerde yaşayan 8 aynı kişiden 6610 metrekarelik alanı 159 milyon lira gibi bir bedelle alır. Fiyat çok düşüktür çünkü, bölge yeşil alandır ve yapılanmaya kapalıdır. Fakat aniden bu bölge imara açılır. Nasıl mı? Bunun yanıtımı Süzer.

1987’de, o zaman Başbakan olan Turgut Özal’ın da katıldığı temel atma töreninde herkesin önünde şöyle açıklar:

“O tarihte burada bir otel ve yanı sıra bir iş merkezi kurmamı söylemiştiniz. Ve bunun da ancak sizin iktidar olduğunuzda başarılabileceğini, hükümet olunca bu tip düzenlemeleri yaptıracağınızı söylemiştiniz. Ben bu görüşleri gerçekleştirmeyi bir görev kabul etmiştim. Bugün bu hadisenin üzerinden 4.5 yıl geçti. Siz de sözünüzde durdunuz, biz de. Siz sözünüzde durarak gerekli idari ve ekonomik ortamı yarattınız. Biz de emir telakki ettiğimiz isteğinizi aynen uyguladık.”

Şimdi yine o dönelim ve adım adım “Gökkafes in nasıl yükseldiğine bakalım:

20.7.1983 tarihinde Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kurulu, 2 No’lu parka Süzer Turizm A.Ş. tarafindan 400 odalı lüks bir otel yapılmasına karar verdi. Bu karardan iki gün sonra Anıtlar Yüksek Kurulu. 24.5 metre yüksekliğinde 48 bin metrekarelik inşaatın tarihi Taşkışla binası açısından sakıncalı olmadığı doğrultusunda görüş bildirdi. Belediye meclisi sözkonusu planı onayladıktan sonra İmar ve İskan Bakanlığı’na gönderdi. Bakanlığın da onayının alınmasıyla 19.12.1983 tarihinde Süzer Turizm A.Ş. imar durumunu aldı.

1984 yılında Şüzer’in iş ortağı Bedrettin Dalan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Belediye Başkanlığının ilk günlerinde yaptığı bir konuşmasında “Belediye başkanı olduğum süreden itibaren göreve olan saygımdan dolayı ilişkide bulundugum firmalarla direkt ilişkimi kestim. Fiili görev almadım. Aksini ispat eden olursa Belediye Başkanlığından istifa ederim” gazetelere demeç veren Bedrettin Dalan’ın. Süzer Dış Ticaret A.Ş’nin 7 Mayıs 1984 tarihli olağan genel kurul toplantısında adı geçiyordu. Yani Dalan, iki aydır belediye baş kanlığı görevini yürütmesine karşın ortaklar listesinde şirkete ortak olduğu belirleniyordu. Dalan’ın adı Mustafa Süzer’le birlikte A grubu imza yetkilileri arasında belirlenmesinin ardından Dalan “İspatlayın istifa edeyim” sözlerini unutuyordu.

Ardından Bedrettin Dalan Belediye Başkanı iken 1987 yılında 24.5 metre olan inşaat yüksekliği 134 metreye yükseliyor, 48 bin metrekarelik inşaat alanı da 110 bin metrekareye çıkıyordu. İstanbul’un İstanbul olduğu günden beri yeşil alan olan bu bölgede yaklaşık 1.5 trilyon liralık rant elde ediliyordu.

Bütün bu gelişmeler sürerken inşaat çukuru açılıyor, aralıksız süren çalışmalardan sonra bodrum ve zemin katlar ortaya çıkıyordu.

Ancak, 26 Mart 1989 yerel seçimlerinde Dalan kaybedip yerine SHP’nin adayı Nurettin Sözen seçilince işler karıştı.

Sözen, işbaşına geldikten iki ay sonra “İstanbul’un bağrına saplanmış hançer” dediği Gökkafes inşaatının 17.5.1989 tarihinde “inşaatın yandaki parsellere tecavüz ettiği” gerekçesiyle mühürledi. Bu plan değişikliğine göre Beyoğlu Belediyesi inşaatı mühürlemesi gerekirken işlem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldı.

Bu işlem üzerine inşaat sahiplerince Sözen aleyhine dava açıldı. Mahkeme belediye işleminin iptaline karar ver

Yükselen değerlerin perde arkası
Yükselen değerlerin perde arkası - REMZİ GÖKDAĞ

27 Ekim 1992 Sayfa 18

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Mimarların çevre atağı
Önceki Yazı

Mimarların çevre atağı

Mimarlar İstanbul'la davalı
Sonraki Yazı

Mimarlar İstanbul’la davalı