İstanbullular şu sıralar tonu 110 bin lira olan kömürü şimdiden almaya başladı. Fiyatların ağustostan itibaren artacağını belirten kömür satıcılarına karşılık vatandaşlar kömürdeki artışın keyfi yapıldığı görüşünde. 1986’dan bu yana yüzde 294.94 oranında artan kömür fiyatlarının yanı sıra bitki örtüsü ve sahillerin bozulmasına yol açan kömür üretim sahaları da ayrı bir sorun oluşturuyor.
İstanbul’un kömür rezervleri giderek artan nüfusa yetmiyor. Nüfusu 10 milyona yaklaşan İstanbul’da yüzbinlerce konut, işyeri ve sanayi kuruluşunda ısınma ve ısıtma ihtiyacı için yılda yaklaşık 5 milyon ton kömür tüketiliyor. Bu da kişi başına yarım ton kömür tüketimine eşit oluyor, bu kadar büyük oranda tüketilen kömür, her yıl, bir önceki yıla göre daha büyük bir kömür tüketimini gündeme getiriyor. Gündemdeki bu sorunun vatandaşı ilgilendiren yönü, zamanında yeterli miktarda ve uygun fiyatla kömür bulabilmek. Bu nedenle İstanbullular yaz ortasında, kışlık kömür ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Kış aylarında artan kömür fiyatlarından etkilenmek istemeyen vatandaşlar, haziran ve temmuz ayından itibaren kışlık kömürlerini almaya başlıyorlar. Temmuz ayının ilk haftalarında ortalama 110 bin lira olan kömürün ton fiyatının ağustos başına kadar artacağını belirten kömür satıcıları, bu artışa neden olarak maliyetlerin yüksek olmasını gösteriyor. Satıcılar, herhangi bir enflasyonist baskı olmadan kömür fiyatlarının artmadığını söylerken, vatandaş, fiyatların keyfi olarak belirlendiği görüşünde. Kömür üreticileri ise “Havada kara bulutlar görünür görünmez, kömür fiyatları ile oynayanlar var. Bunlar üretici ile tüketici arasında yer alan birtakım fırsatçılardır. Kömür fiyatlarının artmasında en önemli rolü bu kişiler oynuyor” diye konuşuyor.
Son 5 yıllık kömür satış fiyatlarına baktığımızda 1986 yılında 1 tonu 13 bin lira olan kömür, 1987’de 30 bin 500 liraya, 1988’de 47 bin liraya, 1989’da 70 bin liraya ve 1990’da 110 bin liraya yükseldi. 1 yıl öncesine göre 1987’de yüzde 134,61, 1988’de yüzde 54,10, 1989’da yüzde 48.93, 1990’da yüzde 57.3 oranında arttı. Sonuç olarak 1986’da 13 bin 500 liraya satılan kömür, yüzde 294,94 oranında artarak bu yıl 110 bin liraya satılıyor.
İstanbul’da kömür üretiminin 10 yıl kadar daha süreceği belirtiliyor. Üretim faaliyetlerinin sona ermesinden sonra kömür sahalarının nasıl değerlendirileceğine henüz bir karar verilmiş değil. Kömür üreticileri hafriyat çalışmalarını bir plana göre yürüterek gelecekte kömür sahalarının başka bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorlar. Üreticiler, üretimin durmasından sonra kömür havzalarında tarıma müsait alanlar oluşturulabileceği gibi sığ yerlerin su ile doldurulup balık yetiştirmeye elverişli hale getirilebileceğini söylüyorlar. Kömür üreticileri, bütün bu sorunların çözümüne hız getirecek tedbirlerin ve madenciler ile ilgili bakanlıklar arasında koordinasyonu sağlayacak bir kurumun oluşturulmasını istiyor.
Kömür üretimi, bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Bunların başında üretim yapılan yerlerde çevrenin büyük ölçüde tahrip edilmesi geliyor. İstanbul’un kömür üretim sahaları, şehrin Avrupa yakasında, Kilyos – Karaburun boyunca uzanan Karadeniz sahil şeridinin Bolluca – Boğazköy -Kemerburgaz arasında, Asya yahalarını ağaçlandırma çalışmalarına başlayacaklarını belirtiyorlar. Kasında da Şile civarında yer alıyor. Denize yakın olan ve genel olarak bitki örtüsü ile kaplı bu alanlarda yapılan kömür üretimi, sahil arazisinin bozulmasına ve bitki örtüsünün yok olmasına neden oluyor. Sonuç, çorak tepeler, geniş ve derin çukurlar. Kömür üreticileri ise kömür havzalarındaki doğa tahribatını çevreye karşı bir sorumsuzluğun eseri değil, işin zaruri bir sonucu olarak tanımlıyor ve yapılan tahribatı az da olsa gidermek amacıyla kömür sahalarının ağaçlandırma çalışmalarına başlanacağını belirtiyorlar.
8 Temmuz 1990 Sayfa 8
