Yatacak yerimiz yok

Yatacak yerimiz yok

03/03/1991

194 mezarlık İstanbullulara yetmiyor

Çarpık ve plansız yapılaşma mezarlıkları da tehdit ediyor. Her yandan daraltılan ve tahrip edilen mezarlık alanları artık İstanbul’un ihtiyacına cevap veremez durumda.

Nüfus artışı ve göçle gelen hızlı yapılaşmanın yeşil dokuyu hızla azalttığı İstanbul’da, ağacın korunabildiği mezarlıklar da tehlikede. Kamu arazilerinin hızla parsellenip satıldığı, gecekondulaşmanın doruk noktasına ulaştığı kentin çeşitli semtlerindeki mezarlıklar çevresini saran kaçak yapılarla “işgal ediliyor”.

15 yıl öncesine kadar İstanbul’un köyü olan bugün kentin kenar semti haline gelen Bakkalköy, Dolayoba, Mahmutbey, Güneşli gibi yerleşim birimlerinde yapılaşma artık mezarlık alanlarına yöneldi. Mezar sınırlarının belirsiz olması nedeniyle özellikle kentin dış bölgelerindeki yerleşim bölgelerinde mezarlara bitişik kurulan ve mezarlıklara tecavüz eden yeni binalarının sayısı artıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi zabıta tarafından denetlenmesi güç olan bölgelerde ilçe belediyelerinin de isteği üzerine mezarlıkların çevresini duvarla çevirmeye başladı. Belediye yetkilileri mezarların duvarla çevrilmesinin bu bölgedeki kaçak yapılaşmaya engel olacağını ve mezarlıkların korunacağını belirtiyorlar.

İstanbul Mezarlıklar Müdürü Zeki İbrahim İngin, imar planlarında mezarlık alanı olarak ayrılmış alanları yapılaşmaya karşı korumak amacıyla mezar bölgelerinin etrafının duvarla çevrilme işleminin ihaleye çıkarıldığını belirtti. İngin, bu amaçla ilk olarak Beykoz Toygartepe, Kilyos, Pendik, Şıhlı, Kocatepe ve Hasdal mezarlıklarının etrafında duvar yapımına başlanacağını söyledi.

Kentin gelişim sürecinde en çok tahrip edilen, daraltılan mezarlıkların başında bir zamanlar orman görünümündeki Karacaahmet geliyor. İstanbul’un bu geniş mezarlığı, önce taşları sökülerek işgal edildi. İşgal 1974 yılına kadar sürdü. Bu tarihten Boğaz Köprüsü ve çevre yollarinin yapımı sırasında daralan mezarlığın çevresi yüksek binalarla âdeta kuşatıldı.

Geçen yüzyılın ortalarında birer selvi ormanını andıran iki büyük mezarlık da günümüze kadar gelemedi. Kasımpaşa’dan başlayıp Tepebaşı, sırtlarından Taksim’e kadar uzanan Mezarlık” adıyla biliniyor. Taksim Atatürk Kültür Merkezi’nden başlayıp Gümüşsuyu’ndan Fındıklı’ya dek inen bu mezarlıkta bugün Taşkışla, Gümüşsuyu Kışlası ve hastanesi gibi tarihi eserlerle yüzlerce bina bulunuyor.

İstanbul’da belediyeye ait tüm yeşil alanlar yaklaşık 7.5 milyon metre kare iken pasif yeşil alan kabul edilen mezarlıkların toplam alanı 6 milyon metre kare. Günümüzde 194 mezalığı bulunan İstanbul’da bu sayı ihtiyaca cevap vermiyor. İstanbul Mezarlıklar Müdürlüğü’nden aldığımız bilgiye göre her yıl yaklaşık 15 dönüm alan mezarlığa dönüştürülüyor. İstanbul’un en geniş mezarlık alanı 2 milyon 418 bin metre kare ile Beyoğlu bölgesinde bulunuyor. İstanbul bölgesinde 1 milyon 813 bin metre kare, Anadolu yakasında ise 1 milyon 770 bin metre kare mezarlık alanı

Mezarlıklarda en çok yetişen ağaçlardan selvi ve sedir ilk sırayı alırken çam, akağaç, sakızağacı, dişbudak türü ağaçlar da oldukça sık olduğu belirtiliyor. En çok ağacı olan mezarlıklar arasında Karacaahmet, Zincirlikuyu, Merkezefendi ve Topkapı mezarlıkları bulunurken ağacı en az mezarlıklar arasında Hasdal, Yeni Topkapı, Kocasinan ve Ümraniye ilk sırada yer alıyor.

Yatacak yerimiz yok
Yatacak yerimiz yok - REMZİ GÖKDAĞ

3 Mart 1991 Sayfa 8

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

Sözen'den projelere onay
Önceki Yazı

Sözen’den projelere onay

Metro için top hükümette
Sonraki Yazı

Metro için top hükümette