Yangına mahkûm yalılar

Yangına mahkûm yalılar

23/06/1992

Geçen günlerde Boğaz’ın üç yalısı yanarak kül oldu. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemedi ve olay kapandı. Önce yaşanan benzer olaylar gibi yanan yalıların yerine bir süre sonra yenileri yapılacak. Eski mimari özelliğinden farklı beton yapılar yananların yerini alacak.

“Boğaziçi’nin güzelliğini iri ve yüksek cüsseleriyle ihlal etmekten çekinen yalılar yayvan ve alçaktır. Arkalarını koruların güzelliğine vermiş, iri desteklerle suların üstüne kurulmuştur.

Shakespeare, Romeo Juliet’teki balkon sahnesini yazarken Boğaziçi’ndeki bir Türk bahçesini hayal etmiş olmalıdır…”

19. yüzyılın birinci yarısında İstanbul’a gelen İngiliz gezgin Miss Pardoe, Boğaziçi yalılarının büyülü güzelliğini böyle dile getiriyor.

Yaz sıcaklarında serinlemek amacıyla Boğaziçi kıyılarında inşa edilen yalıların sayısı hızla azalıyor. Yangınların, yıkıcıların elinden kurtulan birkaç yalı bugün Boğaziçi’nde betona karşı direniyor. Geçen yüzyılın başında en görkemli devrini yaşayan Boğaz’ın ahşap yalılarıyla, çağdaş beton binalar arasında yıllardır süren mücadelede bugüne dek hep yalılar yenildi. Bazıları bir gece nedeni belirlenemeyen yangınlara teslim oldu büyük bir bölümü de zamana karşı direnemeyerek çürüyüp çöktü.

Geçen günlerde Boğaz’ın üç yalısı daha yanarak kül oldu.

Boğaziçi kültürünün üç tanığı daha yok oldu. 16 Haziran akşamüstü Türkan Aksoy’a ait 36 numaralı yalıdan yükselen alevler bir anda yanındaki iki yalıya sıçradı.

Paşalar, Aksoy ve Seferoğlu yalıları rüzgârın da etkisiyle 1 saat içinde tamamen yandı. Yangını, yah sahipleri gözleri yaşlı izledi.

Trafiğin de sıkışıklığı nedeniyle itfaiye olay yerine geldiğinde üç yalı tamamen yanmıştı. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemedi ve olay kapandı.

Daha önce yaşanan benzer olaylar gibi yanan yalıların yerine bir süre sonra yenileri yapılacak. Eski mimari özelliğinden çok farklı beton yapılar, yanan yalıların yerini alacak.

Mavi sulanın üstüne eğilmiş eski yalılarla, yeşillikler arasına gömülmüş asırlık mescitlerin bir kısmı bugün hâlâ ayakta. Yalısını onarıp restore edebilen varlıklı aileler asırlık Boğaziçi kültürünü yaşatıyor. Yalısını onaramayacak durumda olan aileler ise hükümetten yardım bekliyor. Bu konuda hükümet ne yapıyor?

Milyonlarca lira tutarındaki restorasyon parasını ödeyecek durumda olamayan ailelere yeni bir formül öneriliyor. ANAP hükümeti döneminde Maliye ve Gümrük Bakanı Adnan Kahveci, tarafından ortaya atılan formülün adı “yalını yakma, sat”.

Yalıların yıkılmasını ya da yakılmasını önlemek için önerilen bu formüle göre, takas ve kamulaştırma yöntemiyle yalılar hazinenin mülkiyetine geçecek.

8 Şubat 1990 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “SIT Alanlarındaki Taşınmaz Malların Hazineye Ait Taşınmaz Mallarla Degiştirilmesi Hakkında Yönetmelik’e göre, malikinin kamulaştırılmasını kabul etmesi halinde, yalı sahibine kamulaştırma bedeli olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 26.maddesi uyarınca Hazine’ye ait taşınmaz mal verilecek. SİT alanındaki tarihi ev, yalı ve konaklar için aynı değerde hazineye ait bir taşınmazla “değiştirme”, SIT alam dışındakiler için de “kamulaştırma” ya da sahibinin kabul etmesi durumunda kamulaştırma bedeli yerine yine Hazine’ye ait bir taşınmazla değiştirilmesi mümkün olacak. Hazine mülküne geçecek olan yahlar Devlet thale Yasası hükümleri çerçevesinde çıkanı lan “Tarihi Taşınmazların Kiraya Verilmesi Yönetmeliği” ne göre restorasyon ve çevre düzenlemesi yapılmak üzere “restore et,işlet, devret” yöntemiyle kiralanabilecek.

Kiralanacak yalılar restore edildikten sonra turistik amaçla hizmet edecek. Bu da yalılanın tarihi özelliklerine uygun kullanılmasını engelleyecek.

Bu formülün uygulandığı tek yalı Çengelköy’deki Abdullah Ağa Yalısı. 1983 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilen yalı aynı yıl “restorasyon” adı altında tamamen yıktırıldı.

Bakanlığa göre onarılması imkânsız yalıyı yıkmaktan başka çare yoktu. Boğaz’ın en güzel yalılarından biri olan Sadullah Paşa Yalısı’nın yanında bulunan Abdullah Ağa Yalısı’nın yıktırılmasının ardından uzun süre hiçbir çalışma yapılmadı. Aradan 10 yıl geçti. Bugüne dek yapılan çalışmalarda yeni bir yalı ortaya çıktı. Bakanlık tarafından yapılan ihaleyi Sadi Şener Şirketi kazandı. “Yap işlet devret” sistemiyle yapılan yalı önümüzdeki günlerde turizmin hizmetine girecek.

1990 yılında yürürlüğe giren takas yöntemine yalı sahipleri şüphe ile bakıyorlar. Kendilerine dedelerinden kalma bu mirası terk etmek istemeyen yalı sahipleri hükümetten gerçekçi ve uygulanabilir öneri bekliyor.

Yangına mahkûm yalılar
Yangına mahkûm yalılar - REMZİ GÖKDAĞ

23 Haziran 1992 Sayfa 18

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

İstanbul'da 'taşıta' yol kalmadı
Önceki Yazı

İstanbul’da ‘taşıta’ yol kalmadı

Park Otel'e 3. mühür
Sonraki Yazı

Park Otel’e 3. mühür