Üç yılda belediyenin kilit noktalarında bulunan 39 kurmay görevden ayrıldı
26 Mart 1989 yerel seçimlerinden sonra Nurettin Sözen’le hatıra fotoğrafı çektiren İstanbul’un ilçe belediye başkanları bugün Sözen’le uyumlu olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayrıldı. 3 yılda 39 üst düzey yönetici görevden ayrıldı.
Sözen’le anlaşmazlığa girenler sadece belediye başkanları değil. Seçimlerden hemen sonra belediyenin kilit noktalarına yerleşen ve kendilerine “Sözen’ in Kurmayları” adı verilen grup da üç yıl içinde belediyeyi terk etti. Ayrılan grup Sözen’in büyük umutlarla görev verdiği kişilerden oluşuyordu. Şimdi bu gruptan sadece 5 kişi belediyede görevlerinde bulunuyordu. Ayrılan üst düzey yönetici sayısı ise 39.
Sözen, 26 Mart’tan önce seçim çalışmalarını birlikte yürüttüğü kendine yakın kişileri 26 Mart seçimlerinden sonra etrafında topladı. Bu grup belediyede üst düzey yönetiminde görev alacak çekirdek kadroydu.
İlk birkaç ay içinde görevlerine ısınmaya çalışan bürokratlar Sözen’le de iyi geçiniyordu. Sözen, ilk günlerde bu çekirdek kadronun görüşlerinden yararlanıyor, kenti ilgilendiren genel konularda görüş birliği içinde çalışıyorlardı. Ancak kent planlaması ve belediyedeki işlerden tek sorumlu Nurettin Sözen’di. Kendisine karşı eleştirilerini açıklayan eski arkadaşlarının Sözen’in karşı tutumunu beğenmeme si ilk anlaşmazlıkların nedeni oldu. İlk yılın sonlarına doğru belediyeden kopmalar başladı. Yakında üçüncü yılını dolduracak SHP’li belediye yönetiminde bu kopmalar rekor noktaya ulaştı.
Bugün gelinen sonuç Sözen’le yöneticileri arasındaki ilişkiyi de açık bir şekilde yansıtıyor. Sözen’in belediyeyi teslim ettiği kadrodan geriye Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Danışman, İSKİ Genel Müdürü Ergün Göknel, İmar Daire Başkanı Mehmet Yıldız, Özel Kalem Müdürü Muharrem Alparslan ve Sözen’in danışmanı Biltin Toker aynı görevlerini sürdürüyorlar.
Sözen’in kader birliği yaptığı belediye yöneticilerinin başında Alev Coşkun geliyordu. 1991 yılında genel seçimler öncesi genel sekreterlik görevinden istifa eden Alev Coşkun, Izmir’den milletvekili adayı oldu, ancak seçilemedi. Genel Sekreter yardimcılarından Hasan Mani, Mustafa Koç, Uğur Bostancı ve Beyzade Özkahraman da Sözen’le anlaşamayarak ya istifa ettiler ya görevden alındılar.
Sözen’in en yakın çalışma arkadaşları arasında danışmanları bulunuyordu. Bu gruptan üç yıl içinde giden isimler şunlar: Levent Tosun, Kadri Atabaş, Ethem Özbakır, Mehmet Bölük, Yalçın Bıçak, Süleyman Soylu, Hüseyin Kabahasanoğlu ve Gürsel Doğan.
Sözen’in bir de profesörlerden oluşan danışman grubu bulunuyordu. Bu gruptan Prof. Selçuk Erez, Prof. Kemal Alemdaroğlu, Prof. Ahmet Yücekek ve Prof. Solmaz Ayarslan da artık Sözen’e danışmanlık yapmıyorlar.
Üç yıl içinde Sözen bir de genel müdür değiştirdi. Dalan döneminde de belediye kadrosunda bulunan eski İETT Genel Müdürü Bilgin Soyer’i görevden alan Sözen, yerine Prof. Vural Akarçay’ı atadı.
Üç yıl içinde belediyedeki görevinden ayrılan müdür sayısı ise 16.
Belediyedeki görevinden ayrılan bir üst düzey yetkili, belediyeden ayrılma nedeninin Sözen’in sinirli tavrından kaynaklandığını, çevresindeki kişileri sürekli azarlaması nedeniyle de birçok belediye yöneticisinin istifa etmek zorunda kaldığını söyledi.
1989 yılında Sözen’in İmar danışmanı olan ancak bir yılın ardından görevini bırakan Mehmet Bölük, Nurettin Sözen hakkında şunları söyledi: “Dürüst bir kişi, ama sinirlendiği zaman en yakın arkadaşını bile azarlayabiliyor. Bulunduğu makamdan İstanbul’la ilgilenmekten çok parti ile ilgileniyor. Belediyecilik ona göre ikinci planda. Sözen, belediye patronluğuna değil parti patronluğuna oy: nuyor. Belediyeden ayrılan yetenekli kişilerin ortak noktası Sözen’le anlaşamamasıdır. 26 Mart seçimlerinde parti yerel iktidara hazır değildi. Birden gelen bu başarı karşısında hazırlıksız yakalandık. Uzman belediyeciler ve kaliteli personel yoktu.
Sözen göreve başladığında çevresinde bir çekirdek kadro bulunuyordu. Sözen bu kişileri kilit noktalara yerleştirdi. Ancak bugün bu kadrodan eser yok. Hepsi değişti. Nedeni Sözen’den kaynaklanan kişisel tavırdır.”
Sözen’in il başkanları ile ilgili tutumunu değerlendiren Mehmet Bölük, “Mustafa Özyürek ve Ercan Karakaş’la geçinemedi. Partinin il yönetimine hakim olmak istiyordu. Kamer Gök tam ona göre bir il başkanıydı. Basın bültenlerini bile belediyenin faksından geçiyordu. Bozkurt Nuhoğlu ile ilişkisi değişken bir ilişki. Bir gün iyi, bir başka gün kötü olabiliyor” şeklinde konuştu.
Sözen, bazı ilçe belediye başkanları ile arasındaki uyumsuzluğu “Aile içinde olur böyle şeyler” diye nitelendiriyor. Sözen’le ilişkileri soğuk olan ilçeler şunlar:
ÜMRANİYE: Kaçak yapılaşmanın en yoğun olduğu ilçelerin başında gelen Ümraniye ile büyükşehir belediyesinin arasını açan konu “gecekondu”. İmar ıslah planlarının engellenmesi ve Başkan Şinasi Öktem’in kurultaylarda Baykal’ı desteklemesi Ümraniye ile büyükşehir arasındaki ipleri kopardı.
BEYOĞLU: Sözen’in hemşerisi Hüseyin Aslan’la Büyükşehir Belediyesi arasındaki ilk gerginlik Süzer inşaatının mühürlenmesi olayında yaşandı. Aslan, oteli mühürlemedi. Bunun üzerine otel inşaatı Nurettin Sözen tarafından mühürlendi ve Aslan ağır bir dille eleştirildi. Aynı olaylar 1991 yılının sonlarında Park Otel konusunda tekrarlandı.
ŞİŞLİ: Ayazağa’daki EVYAP fabrikasının kaçak binasını yıkmamakta direnen Fatma Girik, bu hareketiyle Sözen’le ilişkilerinin soğumasına neden oldu. Baykalcı olarak bilinen Fatma Girik ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki ilişkiler bu olaydan sonra düzelmedi.
SARIYER: Ihsan, Yalçın’la Sözen, Sarıyer’deki villa yıkımlarında sürtüştü. Sözen ilçe sınırları içindeki gecekonduların yıkılmasını isterken Ihsan Yalçın “Polis desteği olmadan yıkamam” dedi.
KÜÇÜKÇEKMECE: Sözen’in bugünlerde en çok sürtüştüğü belediye başkanı Ertuğrul Tığlay. Kavga, Buyükşehir’in arazisine Sözen’in bilgisi dışında planlama yapılmasından kaynaklandı. Bir İmar yolsuzluğu ile suçlanan Tığlay parti disiplin kuruluna verildi ve geçici ihraç aldı. Bu karar üzerine Tığlay da SHP’den istifa etti. Bugünlerde Sözen, Tığlay’ı “Partiye zarar vermekle”. Tığlay da Sözen’i “saltanat yönetimiyle” suçluyor.
16 Şubat 1992 Sayfa 9
