İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin eski ve yeni başkanı tartışmaya doymuyor.
İstanbul’da ezeli rekabet İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen ile selefi İstanbul DYP Milletvekili Bedrettin Dalan, Park Otel, vakıf arazileri, Perpa, doğalgaz, belediye fırınında yakılan belgeler ve Haliç konularında sürekli olarak birbirlerini suçladılar.
Yaptıkları işten çok birbirleriyle uğraşmaları unutulmayacak iki yönetici: Nurettin Sözen, Bedrettin Dalan. Adlarını yan yana yazmak kolay, ama bir araya getirmek neredeyse olanaksız.
Benzer yanları yok denecek kadar az. Birbirleriyle görüşmemek için her yolu deniyorlar.
1984-1989 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Bedrettin Dalan, şu anda DYP İstanbul Milletvekili. Çalışmalarının büyük bölümünü Ankara’dan değil, İstanbul’da Balmumcu’daki Eğitim ve Kültür Vakfi Merkezi’nden yürütüyor.
26 Mart 1989 yerel seçimlerinden sonra Bedrettin Dalan’ın terk ettiği koltuğa oturan Nurettin Sözen, üç yıl önce başlattığı “geçmiş dönemin yolsuzluklarını” açıklamaya devam ediyor.
Bu iki yönetici arasındaki son kavgaya Park Otel neden oldu. Kamuoyunda uzun süredir tartışılan bu otel inşaatının Dalan’ın tek imzasıyla meclise sunulmadan başlatıldığını belirten Sözen, geçen hafta Bedrettin Dalan’a “istifa” çağrısında bulundu. Dalan da Sözen’i, “Yolsuzluk yaptıysam mahkemeler var. İspat et. Bugüne kadar edemediysen sen istifa et” diyerek yanıtladı.
Halef-selef kavgasının doruğa ulaştığı bugünlerde bu çatışmaya kaynak olan çarpıcı olayları araştırdık. Kavgaya neden olan konular ve tarafların görüşleri şöyle:
Park Otel
Gümüşsuyu’nda yapılmakta olan gökdelenin 1/500 ölçekli uygulama imar planı geçmiş dönemin Beyoğlu Belediye Meclisi’yükşehir Belediye Meclisi’ne de onaylandıktan sonra gönderildi. Dönemin Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, bu planı 20.6.1988’de onayladı. Semt halkı otelin durdurulması istemiyle İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde 1989 yılında bir dava açtı. Bu davada mahkeme heyeti Bedrettin Dalan’ın söz konusu planı Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunmadan tek imzayla onayladığını açıklamıştı. Otelle ilgili dava halen devam ediyor.
SÖZEN: Bu otel olayı geçmiş dönemin keyfi bir uygulamasıdır. İmar planı meclise sunulmadan Dalan’ın tek imzasıyla onaylandı. Otelin yapılanması da Dalan’ın onayladığı avant projeye göre belirlendi. Bütün bu belgeler arşivimizde. Sayın Dalan’ı istifaya davet ediyorum. Bu bina, İstanbul’daki diğer gökdelenlerde olduğu gibi “nasıl bina istersen ona uygun imar planı” ilkesinin tipik bir örneğidir.
DALAN: Bu olayda kesinlikle yasal prosedüre uygun hareket Bunun aksini ispat etmeleri mümkün değil. Nite- kim birkaç kez şikâyet ettiler, ama geri çevrildi. Sözen üç yıl- yapsaydık bin defa mühürler dir neredeydi? Kanunsuz bir işlerdi. Yetki aşımı diye bir hadise yoktur. Aştıysam versin mahkemeye.
Vakıf arazileri
Danıştay, Bedrettin Dalan’ın Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bazı belediye arsalarını İstanbul Eğitim Vakfı’na satma işlemini hukuka aykırı bulan idare mahkemesi kararını onadı. Danıştay’ın bu kararıyla Sözen, Dalan’ın başkanı olduğu vakfın arazilerini geri istedi.
SÖZEN: Geçmiş dönemin üst düzey belediye yöneticilerinin kendi kurdukları vakfa yasalara aykırı bir şekilde ve sudan ucuz fiyatlarla belediyenin arsalarını devretmeleri üzerine başlattığımız hukuk mücadelemiz aşama aşama sürüyor. Kişilerin artık yerel yönetimlere ait malları özel kişilere peşkeş çekemeyeceği gerçeği mahkeme kararıyla ortaya çıkmıştır.
DALAN: Nurettin Sözen, ancak okulların önündeki belediyeye ait kaldırımlarda yürüyebilir. Okula giremez. Sanki vakfın sahibiymiş gibi velilere “Korkmayın” diyor. Biz ama kalkıp yaygara yapmadık. İlk davayı 5 ay evvel kazandık, Sözen’in iki senelik ömrü kaldı. Bu davaların bitimine ne onun ne de bizim ömrümüz yeter.
Perpa
Temeli 1986’da atılan Perpa binası, yanındaki özel şahıs arazilerine kaydığı gerekçesiyle mahkemelik oldu. Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava sürerken belediye yönetimi değişti. Sözen, davacılara 16 milyar lira ödemeyi kabul etti ve sorun çözüldü.
SÖZEN: Perpa, 1989 yılında göstermelik olarak açılışı yapılan, sorunlarıyla devraldığımız dev bir binadır. Sorunun çözümü için büyük çaba harcadık. Bu “dev gecekondu”yu yasal hale soktuk.
DALAN: Kimimiz Perpa’yı yaptık, kimimiz işletmeye açamadık. Perpa, dünya çapında hızla bitirilen bir bina. Sözen gelir gelmez binayı kanunsuz ilan edip fiyatları yarıya düşürdü. Altını bakıra çevirdi. Neymiş, bina kaymış. Dev gibi bina, kayar tabii. Biz bu sorunu kısa sürede çözerdik.
Belgeler yakıldı mı?
İddialara Sözen göreve gelir gelmez bu mart akşamından görevi devralıncaya kadar belediyenin kalorifer kazanlarında belediyeye ait çok sayıda evrak yakılmıştı.
SOZEN: Burada resmi evrakların fütursuzca imha edilişi söz konusu. Acaba bu yakılan evraklarda neler vardı? Bunu bilmek en doğal hakkımızdır. Tanık ifadelerine dayalı iddiaya göre eski yönetimin emriyle kalorifer kazanlarında çok sayıda evrak yakılmıştır.
DALAN: Tepedeki insanlar belge yakmaz. Yaksa yaksa alttaki memurlar yakar. Bunlar saçmalık. Her belgenin ilgili müdürlüklerde mutlaka benzerleri vardır. Yaktığın anda dosyada boşluk çıkar. Biz sözü edildiği gibi evrak yakmadık.
Doğalgaz çilesi
SÖZEN: İş sözleşmesinin bizden önceki yönetim tarafından imzalanması nedeniyle 7 aylık bir gecikme olmuştur. Bu nedenle müteahhidin ek ödeme talebiyle karşı karşıya kaldık. Bu projeyi 10 milyonluk kente uygulamanın zorlukları var. Önemli olan, bu zorlukları aza indirmektir.
DALAN: Tam anlamıyla bir fiyasko. İşletmecilik bilmiyorlar. Müteahhit kaba inşaatı yapıp ince inşaattan kaçmak istedi. Takip etselerdi 91 sonunda 350 bin Bizim imza attığımız projeyi aboneye gaz vermiş olurlardı.
Haliç mavi olmuyor
Dalan döneminde Haliç’in suyu kolektörlerle Marmara’ya deşarj ediliyordu. Sözen, Marmara’yı kirlettiği gerekçesiyle projeyi iptal etti.
SÖZEN: Haliç’in suyunu Marmara’ya aktarmakla Haliç’i temizlemedikleri gibi Marmara’yı da kirlettiler. Tavandan akan suyu temizlemek için tavandaki deliği kapamak yerine tabandaki suyu silip durdular. Boş bir uğraştı.
DALAN: Haliç’i öldürdüler. Parkları öldürdüler. Haliç diye bir şey kalmadı. Bizim yaptığımız projeleri CHP 1956’dan beri savundu, ama Sözen, biz yaptık diye karşı çıktı. Trilyonlarca liraya yazık oldu.
24 Aralık 1991 Sayfa 3
