Sizlerle birlikte, yeni günlere..

Geçtiğimiz hafta gazetemizin ilk sayısını sizlere başarıyla ulaştırdık. Karşılaştığımız zorluklara, yaşadığımız heyecana ve teknik problemlere karşın bu sayı da sizlere ulaştı. Gelecek sayılarımızı da okuyabilmeniz için imkanlarımızı sonuna kadar kullanacağımızdan emin olabilirsiniz.

İlk sayımızı hazırlarken geçen yoğun çalışma temposu, gazetenin matbaadan çıktığı an unutuldu diyebilirim. Los Angeles’ın Carson bölgesindeki gazetemizi basan matbaanın kapısında gazetenin ilk baskısını beklemek, çıkan ilk sayıya dokunup sayfalarını karıştırmak yaşadığımız güçlüklere değdi. Gazeteyi hazırlayıp matbaaya teslim etmekle iş bitmiyordu. Basılan gazetelerin siz okurlara zamanında ulaştırılması, gazeteyi hazırlamak kadar önemli bir süreci oluşturuyor.

Abone adreslerinin tek tek kontrolü, basılan gazetelerin eyaletin farklı bölgelerindeki dağıtım noktalarına ulaştırılması en az gazeteyi hazırlamak kadar zordu.

Bütün bu aşamada gazeteleri California’nın dört bir yanına ulaştıran arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Karşılık beklemeden bu işe gönülden bağlı kişiler olmasaydı belki sizler ilk sayımıza ulaşamayabilirdiniz.

Gazeteyi düzenli olarak okumak, California’da yaşayan Türkler’in gündeminde olup bitenleri keşfetmek için California Turkish Times’a abone olmanız yeterli.

Gazeteye en çabuk yoldan ulaşabilmeniz için abonelik sistemimizi oturtmak, sizlere düzenli olarak bu gazeteyi göndermek istiyoruz.

Ana sayfamızdaki abone formunu doldurarak bize gönderebilir ya da www.californiaturkishtimes.com adresinden bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

İlk sayımıza ulaşan okurlarımızdan aldığımız mesajlar geçtiğimiz hafta yeni sayımızı oluştururken bizlere güç verdi. Sizlerin yanımızda olduğunuzu bilmek, gazeteyi hazırlamamızı kolaylaştıran en önemli etken.

Bu arada siz okurlarımızdan çok sayıda mesaj aldık. California’dan, ABD’nin diğer eyaletlerinden ve Türkiye’den…

Bu mesajlara zamanımız elverdiği ölçüde cevap yazmaya çalıştık. Ancak yetişemediklerimiz de olmadı değil. Bu sütundan bizleri okuyan herkese, tüm arkadaşlarım adına bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Bize gönderilen mesajların hepsinin California Turkish Times çalışanları için ayrı bir önemi olduğunu belirtmek isterim. Ancak bunların içinden biri bugün bu sütunda yazmak istediklerimi özetleyen türdeydi. Los Angeles kentinden yazan Bülent Güzel mesajında şöyle diyor:

“Gazete önemlidir. Basılan ve dağıtılan gazeteden bahsediyorum. Bakkaldan alınan, kahvaltıda okunan, havuz başına götürülen, sabah işe başlamadan önce şöyle bir göz gezdirilen, ‘dokunulabilir’ gazete… Buralara aitliğin (ya da buraların size ait olduğunun) göstergesidir gazete… ‘Ben de varım’ dersiniz gazetenizle, gururla… Posta kutumda California Turkish Times’ı gördüğümde hissetiklerimi paylaşmak istedim.”

Çalışmalarımızın sizler tarafından desteklendiğini bilmek bize güç veriyor.

İkinci sayıyı hazırlarken New York’tan bir haber geldi. Ermeni Soykırım iddialarına karşı yıllardır Türkler’in yanında yer alan ve bu iddiaları, yapmış olduğu bilimsel araştırmalarla cevaplayan Türk dostu Edward Taşçı’nın ölüm haberiydi. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, kendisinin hayatı boyunca bizlere verdiği manevi desteği unutmayacağımızı da belirtmek istiyorum.

01.07.2005

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
USA Turkish Times
Önceki Yazı

California’da gazetecilik…

Başbakan'ın California ziyareti
Sonraki Yazı

Başbakan’ın California ziyareti