Sevda Tepesi, maddi kaynak bulunursa kamulaştırılacak
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, Küçüksu’daki Sevda Tepesi’nin kamulaştırılarak İstanbul halkının hizmetine sunulacağını söyledi.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Abdullah Bin Abdülaziz 1985 yılında 800 milyar liraya satın alınan Küçüksu’daki Sevda Tepesi’nin kamulaştırılmasının yolları aranıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, Sevda Tepesi’nin kamulaştırılması için gereken çalışmaların yapılacağını, ancak bu işlem için önemli maddi kaynağa ihtiyaç oldu söyledi. Boğaziçi imar Müdürü Erdoğan Yıldız da Sevda Tepesi’nin Suudi prensine olayının Boğaz’daki yapılaşmanın başlama noktasını, bu nedenle konunun ayrı bir önemi olduğunu belirtti.
1984 eylül ayında dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın konuğu olarak İstanbul’a gelen Veliaht Prens Abdullah Bin Abdülaziz, eski Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan ile Sevda Tepesi’ni gezdi. Kendisine İstanbul’da yazlık saray icin arazi arayan prens, bu arazinin satın alınması için emir verdi ve yaklaşık 100 yıldır Dirvana ailesinin malı olan Sevda Tepesi, Belediye Başkanı Dalan’ın aracılığı ile 800 milyon liraya Suudi prensine satıldı.
Bu satış olayını Boğaz’daki arazilerin parsellenip satılması ve Boğaz’ın villalarla dolmasının başlangıcı olarak değerlendiren Boğaziçi İmar Müdürü Erdoğan Yıldız, “Bana göre Sevda Tepesi’nin satılması, Bogaz’daki diğer arazilerin de satışına örnek olmuştur. Bu tepenin Suudi prensine satılmasından sonra Boğaz’da yapılaşma hızlandı. Bu satış olayı, bu yapılaşmayı başlatması açısından kapının aralanmasına neden oldu. O anlamda bakıyorum olaya. O tepeyi Suudi prensinden geri alarak İstanbul halkının yararlanacağı bir yer olarak düşünüyoruz. Burasının geri alınması Boğaz’daki kaçak yapılaşma ile ilgili yaptığımız mücadelenin bir simgesi olacaktır” diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen de Sevda Tepesi ile ilgili olarak teknik kadroların çalıştığını, yasaların uygun olması durumunda ve maddi kaynağın bulunması halinde kamulaştırma işlemine başlayacaklarını söyledi. Sevda Tepesi’nin İstanbul halkımın da ha iyi yararlanabileceği bir yer olarak yeniden kazandırılacağını ve bu doğrultuda projelerin hazırlanacağını söyleyen Nurettin Sözen, “Yabancı sermayenin Boğaz’ı parsellemesinin ilk örneği olması açısından Sevda Tepesi’nin Boğaz tarihinde ayrı bir önemi var. Bu bölgenin nasıl kamulaştırılması gerektiğini arkadaşlarım araştırıyor. Gereken maddi kaynağı da temin ettiğimizde burasını İstanbul halkının hizmetine sunacağız. Tek sorunumuz para” dedi.
Boğaz’ın en güzel manzaralı yerlerinden biri olan Sevda Tepesi’nin Suudi prensine satılmasından sonra burada bir saray yapımı için girişimler başladı. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu gereği-SIT alanı olan ve kamuya açık bina dışında inşaata izin verilmeyen arazi için veliaht prens 3 Türk mimarını görevlendirmişti. Prof. Kemal Ahmet Arû, Yalçın Emiroglu ve Altay Erol’dan oluşan ekip tarafından hazırlanan proje, prens tarafından da beğenildi. 1986 yılında Prens Abdullah Bin Abdulaziz hiçbir neden göstermeden çok beğendiği projeyi iptal etti. Aradan 4 yıl geçtikten sonra 17.7.1990’da Usküdar Kaymakamı Mansur Ölüer imzasıyla gönderilen tebligatta, Sevda Tepesi’nde Ömür Restoran’ın işletmecisi Köse ailesinden yeni kira kontratı istendi. Suudi prensle yeni kira sözleşmesi yapamayan Köse ailesinin işlettiği restoran, 30.7.1990 tarihinde mühürlendi. Satışından 5 yıl sonra yeniden gündeme gelen Sevda Tepesi ile ilgili saray yapımı söylentisi, ağustos ayı başında yeniden yoğunlaşıyordu.
25 Şubat 1991 Sayfa 8
