Türk Romatizma Vakfı, resmi ve özel kuruluşların desteğini bekliyor.
Aksaray Langa’daki 200 yıllık tarihi medresede faaliyet gösteren vakıf, romatizmalı hastaların umut kapısı haline gelmiş. Son 5 yılda giderek büyüyen vakıf, haftanın 5 günü romatizmali hastaların derdine çare arıyor.
Türk Romatizma Vakfı’nın kurucusu Prof. Dr. Orhan Yenal amaçlarının, çalışmalarını Türkiye geneline yaymak olduğunu söylüyor. Yenal, Resmi ve özel kurumların ilgi ve desteğini istiyor.
Her yaştan insanın korkulu rüyası romatizma hastalığına İstanbul’da bir grup doktor meydan okuyor. Alanında uzman 8 doktorun ücret almadan hasta muayene ettikleri Türk Romatizma Vakfı, romatizmal hastaların adeta “umut kapısı.”
1978 yılında Prof. Dr. Orhan Yenal tarafından kurulan, Son 5 yılda çeşitli katılımlarla büyüyen vakıf, haftanın 5 günü romatizmalı hastaların derdine çare arıyor. Çalışmaları karşılığında doktorların ücret almadıkları Türk Romatizma Vakfı’nın kuruluş amacı “Akademik kariyeri halka götürmek, karşılığında manevi mutluluğa erişmek.”
Vakfa ilk gidenler kan tahlili ve muayene Ücreti olarak 75 bin lira, sonraki her muayene için de 10 bin lira ücret ödüyorlar. Para veremeyecek durumda olanlardan para alınmıyor.
Vakfın Aksaray Langa’daki merkez binası 200 yıllık tarihi bir medrese. 3. Selim zamanında yaşamış Nazperver Kalfa tarafından yaptırılan bu medrese 4 yıl önce valilikçe vakfa tahsis edilmiş. O günlerde bir harabe görünümündeki medresenin onarımı için vakıf 1987 yılının fiyatlarıyla 80 milyon lira harcamış.
Çalışmalarında resmi ve özel kurumların ilgi ve desteğini göremediklerini belirten Prof. Yenal, “Bu tür yararlı faaliyetler neden desteklenmez anlamıyorum. Semra Hanım’ın sarayına her yerden para akıyor. Vakfımızın yaptığı çok ciddi bir iş. Devlet niye Semra Hanım’ın sarayına bu kadar çok para veriyor da bize hiç vermiyor” diye soruyor.
“Yakıt, elektrik, personel ve bina giderleri her geçen gün artıyor. Bu bizi sıkıntıya düşürüyor. Bazen işin içinden çıkılmaz hal alıyor. İster istemez hastalardan bağış yoluyla aldığımız ücreti arttırıyoruz. Tabii bu diğer artışların yanında çok komik oluyor. TÜBİTAK’a bir araştırma için başvurduk geçenlerde. Bağırsak yoluyla geçen romatizmaların araştırılması için. 300 milyon lira gerekiyordu. İsteğimiz kabul edilmedi.”
Personel, laboratuvar ve binanın genel giderleri için ayda 7 milyon lira gerektiğini belirten Prof. Dr. Orhan Yenal, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Bir hastanın doktor ve laboratuvar parası vererek romatizma hastalığın tedavi ettirmesi çok güçtür. Çünkü bu hastalık geçici değildir. Sürekli tedavi şarttır. Biz bir hasta için ilk girişte 75 bin lira, sonraki her gelişte de 10’ar bin lira alıyoruz. Bu ücrete kan tahlili de dahildir.”
Vakıfta, Prof. Dr. Huri Özdogan, Prof. Dr. İsmet Çetinyalçın, Uzman Dr. Safiyettin Sakarya, Dr. Levent Yalçın, Doç. Dr. Kuyaş Yassa, Dr. Aliye Acaroğlu ve Dr. Sibel İmer ücret almadan çalışan öteki doktorlar. Doktorların ücret almamasına karşın vakfın giderlerinin büyük olduğunu ve bağışlardan başka gelirleri olmadığını belirten Prof. Dr. Orhan Yenal, sıkıntılarını da şöyle anlatıyor:
3 Kasım 1991 Sayfa 13
