‘Made in Russia’ etiketli ürünler dünya pazarlarında pek ilgi görmez. ‘Teknoloji fakiri’ Rusya’nın ihraç ettiği ürünler hammadde ve yakıtın dışında yok denecek kadar azdır. Ancak bu etiket herhangi bir silahın üzerinde bulunuyorsa o zaman iş değişir. Bu etiketi taşıyan bir silahın güvenilirliği herkesçe kabul edilir. Ekonomik kriz nedeniyle zor günler yaşayan Rusya’nın en büyük gelir kalemlerinden olan silah ticaretinde bugünlerde ciddi sıkıntı yaşanıyor. Bir yandan satışların azalması, diğer yandan hükümetin silah pazarındaki etkisini artırmak istemesinden kaynaklanan sorunlar dünyanın ikinci büyük silah ihracatçısını kara kara düşündürüyor.
Hükümet, satışların azalmasında Rusya’nın en büyük silah ihracatçısı olan Rosvoorujeniye şirketinin yöneticilerini sorumlu tutarken, sektöre müdahaleyi tartışıyor. Bugün, 1991’deki satışlarının sadece yüzde 10’unu gerçekleştirebilen Rus silah pazarındaki tartışmaların yeni bir siyasi krize dönüşebileceği belirtiliyor.
Savunma sanayii için ayrılan bütçenin 1998’de bir önceki yıla oranla 27 milyar rubleden 15 milyar rubleye düşmesine silah üreticilerinin zarar etmesi de eklendiğinde sektörde yeni önlemler alınması zorunlu görünüyor. Bunların başında değişik silahları üreten şirketlerin birleştirilmesi ve 2 milyonu bulan silah işçisi sayısının 900 bine çekilmesi geliyor.
1997’de silah satışından elde edilen gelirin düşmesinden rahatsız olan hükümet, sektörün sorunlarını masaya yatırdı. Başbakan Yevgeni Primakov, olup biteni araştırmak için hükümette en çok güvendiği kişiyi, Başbakan Yardımcısı Yuri Maşlukov’u görevlendirdi. Maşlukov, haftalar süren çalışmasının sonuçlarını geçenlerde açıkladı. Maşlukov, Rosvoorujeniye’ye bütçeden ayrılan paranın yeniden artırılması gerektiğini belirtti ve tüm şimşekleri üzerine çekti. Maşlukov’un, bir gazeteye demecinde şirketi hedef göstererek, “Üst düzey yöneticilerden yeterli verimi alamıyoruz” diyince, şirketin Genel Müdürü Yevgeni Ananyev’den şu yanıt geldi: “Sorun atışlarımızdaki başarısızlık değil, dünya pazarında bizim dışımızda gelişen faktörlerdir.”
S-300’lerin satıcısı
Rosvoorujeniye ismine aslında Türkiye hiç de yabancı değil. Kıbrıs Rum Yönetimi’ne S-300 füzelerini pazarlayan şirket, aynı zamanda Rusya’nın silah satışını da neredeyse tek başına yönetiyor. Þirket özerk bir yapıya sahip ve Kremlin’le sıkı ilişkileri var. Viktor Çernomırdin’in başbakanlığında en rahat günlerini yaşayan şirket, Çernomırdin’in görevinden ayrılmasıyla bir anlamda öksüz kaldı. Ekonomik krizle boğuşan Kriyenko hükümetinin şirkete yeterli desteği sağlamaya zamanı olmadı. Primakov’un başbakan olmasından sonra mali yapısı kontrol altına alınan Rosvoorujeniye’den silah satışındaki düşüşün hesabı soruldu. Şirket silah siparişlerinin bu yıl 1,6 milyar dolar civarında olduğunu belirterek hükümeti rahatlatmaya çalıştı. Rosvoorujeniye, bu yılki toplam silah satışının 8 milyar dolara ulaşacağının garantisini verse de Primakov’un sağ kolu Maşlukov’u ikna edemedi. Hükümet ile Rosvoorujeniye arasındaki kavganın sonucunu belirleyecek tek isim Devlet Başkanı Boris Yeltsin. Ancak o da hastalığı nedeniyle devlet işlerinden elini çekmiş durumda. Şimdi merakla beklenen Maşlukov’un krizdeki silah pazarı için nasıl bir çözüm üreteceği…
Uzmanlar çözümün silah endüstrisinde küçülmeyle aşılabileceği görüşünde. Bu yılın ilk dokuz ayında pazarda yüzde 10 oranında bir küçülmenin önümüzdeki yılda da devam edeceği belirtiliyor. Zaten Maşlukov’un planı bu küçülmeyi sürdürmek ve yakın bir gelecekte ünlü Rus savaş uçaklarının üreticisi AVPK Sukhoi ile VPK MAPO’yu tek bir şirket haline getirmek. Ayrıca füze sistemi üreten Splav şirketi ile denizaltıların yapımcısı Tekhnika’nın da bir çatı altında toplanmasının hesapları yapılıyor.
Güç savaşı
Fakat söz konusu şirketlerin yöneticileri birleşmeden yana değil. Bunun ekonomik olmayacağı görüşündeler. Asıl neden ise sahip oldukları gücü yitirmemek. Maşlukov’un planlarından biri de silah ihracatının nasıl kontrol edileceği. Halen, 16 Rus silah şirketi kendi satışlarını kendileri yapıyor.
Rusya geçen yıl silah ticaretinden 3,5 milyar dolar kazandı. Hindistan’a denizaltılar, Kolombiya’ya savaş helikopterleri sattı. Rusya dünya silah ticaretinin yüzde 14’ünü elinde bulunduruyor. Bu oran ABD’nin üçte biri olsa da Fransa’dan yüksek.
Sovyet rejiminin en önemli mirası olan savaş endüstrisi artık devlet kontrolünde değil. Devletin yaptığı pazarlıkları artık yeni Ruslar yönetiyor. Ama yeni hükümetin silah politikası öncekilerden biraz farklı. Silah sanayi 2 milyondan fazla kişiyi istihdam ediyor ve Asya krizinin satışları olumsuz etkilediği iddia ediliyor. 1997’nin silah satışında en düşük gelirin elde edildiği yıl olduğu biliniyor ve 1998’le ilgili veriler henüz açıklanmadı. Rus yapımı silahların satışı ve elde edilen gelir, Sovyet döneminde en parlak günlerini yaşıyordu. 1990’da silah ticaretinden elde edilen gelir 15 milyar doları buluyordu. Ancak bu satışın büyük bölümü uydu ülkelere yapıldığından, satıştan elde edilen gelir bu ülkeler tarafından geri ödenmedi. Rejim çöktüğünde silah ticaretinden elde edilen gelir 1992’de 2,3 milyar dolara kadar düştü. Ancak bu para Rusya Federasyonu’nun kasasına nakit olarak girdi ve 1996’da 3,9 milyar dolara kadar yükseldi. Rusya’nın en çok sattığı silahlar arasında Sukhoi savaş uçakları, denizaltılar ve füzeler yer alıyor. Fakat bu gelir geçtiğimiz yıl 3.5 milyon dolara düşünce şirket yöneticileri başarısızlıkla suçlandı.
Suriye’ye yeni silahlar
Rusya, Suriye ile gelecek beş yıl içerisinde 2 milyar dolarlık silah satışıyla ilgili olarak pazarlığa oturdu. İki hafta önce Şam’a giden Rusya Savunma Bakanı İgor Sergeyev, Suriye ordusunda kullanılan eski model uçak ve tank gibi Rus silahlarının modernizasyonunu önerdi. Rus askeri çevrelerine göre, Suriye, şiddetle ordusunu modernize etmek istiyor. Türkiye ile yaşanan krizde, elindeki eski Sovyet silahlarının hiçbir işe yaramayacağını bildiği için modern Türk ordusu karşısında çaresiz kaldığı bir gerçek.
Rus yetkililer, Suriye’nin öncelikle, elinde bulunan dört bin Rus yapımı tankı ve 500 savaş uçağını (T72 tankları ve eski MIG serisi uçaklar) acilen elden geçirmeyi istediğini, bu iş için Þam yönetiminin birkaç yüz milyon doları hemen harcamaya hazır olduğunu belirtti. Suriye’nin uzun vadede de SU-27, T-80 tankları ve S-300 ve benzeri hava savunma silahları gibi, son teknolojik silahlardan satın almak istediği belirtiliyor.
Uzmanlar, iki ülke arasında gelecek beş yıl içinde yapılacak toplam silah ticaretinin hacminin yaklaşık 2 milyar doları bulacağı tahminini yapıyor. Ancak bu ticaretin Ortadoğu barış sürecinin geleceğiyle Türkiye-İsrail ilişkilerinin derecesine bağlı olacağı da kaydediliyor. Rusya-Suriye askeri iş birliği konusunun, Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın önümüzdeki aylarda Moskova’ya yapacağı ziyarette de ele alınması bekleniyor. Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Savunma Bakanı Sergeyev aracılığıyla Esad’a bir mektup göndermiş ve ilişkilerin daha geniş bir tabana oturtulmasına hazır olduklarını belirtmişti.
7 Aralık 1998 Pazartesi