Operasyondan yaklaşık bir ay sonra Küçük armutlu, hâlâ polis kuşatması altında. Polis, böl gedeki iki ilkokulu karakol olarak kullanıyor. Küçükarmutlu sırtlarında mevzilenen polis 24 saat gecekonduları gözetliyor.
Tarih 20 Haziran 1992. Saat 04.00. İstanbul sıcak bir yaz gecesinin sessizliğini yaşıyor. Kent uykuda. Gecekondu mahallesi Küçükarmutlu’da ise bu sessizliğin aksine yoğun bir hareketlilik yaşanıyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele, Çevik Kuvvet ve Özel Hare kat Timi’ne bağlı 2 bin polis yapılacak operasyon için Küçükarmutlu’yu kuşatıyor. Gecekondu mahallesinin tepelerinde panzerler yerlerini alıyor.
Bütün giriş çıkışlar eğitilmiş köpekli polisler tarafından tutuluyor. İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’in telsiz emriyle operasyon başlıyor ve polisler Küçükarmutlu’ya giriyor.
Çoluk çocuk yataklarından çıkartılıp evlerin önünde toplanıyor, bütün gecekondular te ker teker aranıyor. Saat 05.00’te operasyon tamamlandığında biri yaralı olmak üzere 31 kişi gözaltına alınıyor.
İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir operasyondan sonra, “Operasyon bölgede huzuru gerçekleştirmek amacıyla yapılmıştır” şeklinde bir açıklama yapıyor.
Operasyondan yaklaşık bir ay sonra Küçükarmutlu’da hâlâ polis kuşatması sürüyor. Polis, bölgedeki iki ilkokulu karakol olarak kullanılıyor. Küçükarmutlu sırtlarında mevzilenen polis 24 saat gecekonduları gözetliyor.
Armutlu sokakları arasında sivil polis minibüsleri sürekli devriye geziyor. 3 kişi bir arada yürüyemiyor. Halk, saat 21.00’den sonra sokağa çıkmamaları için polis ta rafından uyarılıyor. Hava karardıktan sonra gecekondular arasında gezen panzer istediği pencereye projektörü doğrultuyor.
Küçükarmutlu sakinleri basında çıkan haberler nedeniyle kamuoyunda terörist olarak tanındıkları ve çıkan her haber sonrası belediye ekiplerinin bölgede yıkim yapmaları nedeniyle, gazetecilere de pek iyi gözle bakmıyor.
Herkes operasyon sonrası bölgeyi kuşatan polisten de şikâyetçi.
“Bizi televizyonda teröriste benzetiyorlar. ‘Ben 4 çocuk annesiyim. Nerem teröriste benziyor? Eğer öyleyse neden gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldık; soruyorum size.
Biz karakol değil, okul istiyoruz, hizmet istiyoruz”. 20 Haziran operasyonundan sonra gözaltına alınıp bırakılan bir kadın düşüncelerini böyle ifade ediyor.
Olayı protesto etmek için açlık grevi yapan ve sonrasında gözaltına alınan felçli Oya Gökkaynak da operasyon gecesini ve sonrasını şöyle anlatıyor:
“Korkunç bir geceydi. Polis ve yerlerde sürüklenen de silahlarıyla sivili resmisi bir insan görünce sivil cuntanın İstanbul’u işgal ettiğini sandık. Öyle bir geceden sonra ve İsrail’deki kampları andıran bu görüntülerden sonra halkın polisi istememesi gayet doğal.”
Bu sırada yanımıza yaklaşan yaşlı bir kadın, “Bir gazetede devlet Küçükarmutlu’ya girdi diye yazmıştı. Sanki burası Türkiye sınırı içinde değil, bizler de Türk vatandaşı değilmişiz de devlet girmiş. Böyle şey olur mu?” diyerek kızgınlığını dile getiriyor.
Küçükarmutlu’dan ayrılırken bizi takip eden polisler neden burada olduğumu soruyor. Gazeteci olduğumuzu, operasyon sonrası halkla konuşmaya geldiğimizi söylüyoruz.
Operasyon ve sonrası ile ilgili düşüncelerini sorduğumuzda adının yazılmaması şartıyla konuşmayı kabul ediyor ve şunları söylüyor.
“Küçükarmutlu halkının bize karşı bir tutumu yok. Bizi burada istiyorlar. Karakol inşa edip bizim sürek li olarak burada kalmamız gerektiğini söyleyenler var. Operasyon teröristlerin yakalanması amacıyla gerçekleştirildi. Ancak gözaltına alınanlar serbest bırakıldı. Serbest kaldıklarına göre demek ki terörist değillermiş. Burada yaşam normal sürüyor.”
SHP milletvekillerinden Ercan Karakaş, Algan Hacaloğlu ile SHP İstanbul İnsan Haklan Komisyonu Başkanı Ali Rıza Dizdar ve diğer yöneticilerden oluşan bir heyet dün Küçükarmutlu’da incelemelerde bulundu.
Ercan Karakaş, Küçükarmutlu’da oturan bir grup yurttaşın Ankara’ya gelerek şikayetlerde bulunduklarını, sözkonusu şikayetleri yerinde incelemek için Küçükarmutlu’ya geldiklerini söyledi.
Küçükarmutlu’da yurttaşların sorunlarını dinledikten sonra bir değerlendirme yapan Ercan Karakaş, Küçükarmutlu’nun özel sorunlar olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Özel sorunların başında da polisin burada ‘suçun şahsi ilkesi’ni bir tarafa bırakarak, sürekli olarak evleri araması, yığınsal olarak insanları götürmesi. Gözaltına alıp tutuklaması geliyor”
‘Nerem teröriste benziyor?”
Küçükarmutlu sakinleri basında çıkan haberler nedeniyle kamuoyunda terörist olarak tanındıkları ve çıkan her haber sonrası belediye ekiplerinin bölgede yıkım yapmaları nedeniyle, gazetecilere de pek iyi gözle bakmıyor. “Bizi televizyonda Armutlu’daki teröristler diye gösterdiler. Ben 4 çocuk annesiyim. Nerem teröriste benziyor? Eğer öyleyse neden gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldık; soruyorum size. Biz karakol değil, okul istiyoruz hizmet istiyoruz”. 20 Haziran operasyonundan sonra gözaltına alınıp bırakılan bir kadın düşüncelerini böyle ifade ediyor.
16 Temmuz 1992 Sayfa 3
