İstanbul’un hanımefendileri, beyefendileri bu kentte yaşadıkları sürprizleri, hayal kırıklıklarını, çocukluk yıllarının en masum anıları anlattılar. Geçmişi tekrar yaşadılar… Röportajlardan geriye kalan notlardan Sevgili İstanbul doğdu…

SEVGİLİ İSTANBUL

Eski İstanbuldan hatıralar, gerçek hayat hikayeleri

Sevgili İstanbul‘da anlatılan hikayelerin tamamı eski İstanbul’da yaşandı. Burada doğan ya da sonradan yerleşen 20 kişi şehrin baş döndüren değişimini anlattı. Bazıları bu süreci kabullenirken bazıları itirazlarını dile getirdi.

Eyüpsultan’ın dününe, Sultanahmet’teki okuluna yürüyen çocuğun heyecanına, Narlıkapı’da kesişen hayatlara, Nevizade’nin tenha geçmişine, Yeşilçam’ın parlak yıllarına tanık olacaksınız.

Konuştuğum kişilere sorduğum ilk soru çocukluk yıllarına ait hatıraları oldu. Bu anılar beraberinde gençlik yıllarını getirdi. Bu şehirde hayatlarının önemli dönemlerinde neler yaşadılar?

BÖYLE BİR İSTANBUL
VAR MIYDI?

Kitapta anlatılan hikayelerin tamamı eski İstanbul’da yaşandı. Burada doğan ya da sonradan yerleşen 20 kişi şehrin baş döndüren değişimini anlattı. Bazıları bu süreci kabullenirken bazıları itirazlarını dile getirdi.

“Geçmişi unutturmaya yönelik girişimlere karşı birşeyler yapacaksak işe İstanbul’un tarihini, kültürünü, alışkanlıklarını öğrenerek başlamalıyız.”

REMZİ GÖKDAĞ

KİTABIN HİKAYESİ

01. NEREDE VE NASIL BAŞLADI?

İstanbul’u anlatan çoktur ama bu kentin ruhunu anlayabilenlere rastlamak kolay değildir. Kitap için konuştuğum isimleri belirlemek zaman aldı. Adı İstanbul ile bir şekilde bütünleşmiş bu kişilerin ağzından onların İstanbul’unu dinlemek istedim. Kitabın içeriğini 2013’te planlamaya başlamıştım. Planı yaptıktan sonrası kolaydı. İlk adımı atmıştım. Kadro harikaydı. Bu isimleri aynı projede bir araya getirmek muhteşem bir duyguydu.

02. KONU İSTANBUL OLUNCA

Sohbet edeceğim kişilerin uygun zamanını denk getirmem gerekiyordu. Hasan Pulur ve Oktay Akbal’la rahatsızlığından dolayı telefonla konuşabildik. İstanbul’u binlerce kez anlatmış, yazmış, fotoğrafını çekmiş bu isimlere İstanbul’u tekrar anlattırmak başta zor gibi görünse de düşündüğümden kolay oldu.

03. YEDİ AYLIK MARATON

İlk röportajım sonbahara denk geldi. 20 Ekim 2014’te Rüknü Özkök ile Kadıköy’de buluştuk. İskelenin yanındaki çay bahçesinde oturduk. Güneşli, güzel bir gündü, sohbet harikaydı. Son randevum 15 Mayıs 2015’te Yorgo Okumuş’laydı. Başlangıç ve sonu yedi aylı bulan bir zaman dilimi… Bu süre içinde 20 efsaneyle tanışıp sohbet etme imkanı buldum. Hayatım boyunca unutamayacağım güzel anılar yaşadım.

04. KAYBOLAN YILLAR YOK OLAN İSTANBUL

Konuştuğum kişilere sorduğum ilk soru çocukluk yıllarına ait anılardı. Hangi semtlerde oturdular, eski mahallelerinden hatırladıkları isimler kimlerdi? İstanbul’da yaşayabilmek için neleri riske attılar? Cevaplar onların masal tadındaki anılarında gizliydi. O günleri anlatmaya başladıklarında yaşadıkları heyecanı hissedebiliyordum. Eski İstanbul’un, eski günler gibi bir daha asla yaşanamayacak bir biçimde kaybolduğunun farkındaydılar.

05. İSTANBUL KİTABI TAMAMLANIYOR

Röportajlar sırasında çantamda ses kaydı için bir Ipod, fotoğraf makinem ve not defterim vardı. Konuşmalarımızı kayda alırken bir yandan da kısa notlar tuttum. Son röportajıma giderken defterde sadece birkaç boş sayfa kalmıştı. Ses kayıtları ve fotoğrafların birer kopyalarını bilgisayarımda ve email adresimde sakladım. Daha sonra hepsini bir bellekte topladım. Bu bellek büyük bir şanssızlık sonucu çalışamaz duruma geldi. Ses kayıtlarını kurtaramadım elimde sadece notlarım kaldı.

20 İSİM TARİHE NOT DÜŞTÜ

06. SONA DOĞRU

Kayıtları çözdükten sonra arşiv çalışması başladı. Konuştuğum kişilerin anlattığı mekanları gazete arşivlerinden buldum. Daha önce duymadığım bazı isimler ve sokak adlarını bu röportajlar sırasında öğrendim. 

7 ay boyunca yaptığım röportajların ses kayıtlarını İstanbul’un farklı mekanlarında yazıya döktüm. Maçka Parkı, Süleymaniye’nin çay bahçeleri, Boğaz, Moda, Beyoğlu… Her birinin havasının kitabın sayfalarına sindiğine inanıyorum.

07. YAYINA HAZIR

Yazma işlemini düzeltmeler takip etti. Bu konuda “hayatımın editörü” eşim Yelda’ya sonsuz teşekkürler… Her şey tamamlayıp dosyaların yayınevine teslim ettikten sonra rahatladım, yayınevindeki düzeltme sürecinden sonra kitap baskıya hazır hale geldi.

Kapak için kendi çektiğim fotoğraflardan birini kullanmak istedim. İstanbul’un iki simgesi, martı ve Galata Köprüsü’nü bir arada yakaladığım fotoğrafı kullandık. Kitap 2015 Tüyap Kitap Fuarı’na yetişti.

Bu çalışmayı yaparken tanıştığım her isim bende unutulmaz anılar bıraktı. Şimdi, aradan yıllar geçse de konuştuğumuz her anı dün gibi hatırlıyorum. 

O isimlerden bazıları artık aramızda değil ama hatıraları bende hep yaşayacak.

RADYO RÖPORTAJI

27 Nisan 2016’da TRT Kent Radyo’da Sevgili İstanbul kitabının tanıtımı vardı. 20 dakika süren bir söyleşiydi…

31 Mart 2016 tarihinde Sevgili İstanbul TRT Kent Radyo İstanbul’un bir kez daha konuğu oldu…

İSTANBUL HATIRASI