Tarihi Hamidiye kaynak suyu, kentsel kirliliğe maruz kalan en canlı örnek. Bölgenin, Kemerburgaz çöp alanına yakın oluşu da yeraltı suları için olumsuz bir etken.
Kullanma ve içme suyu yetersiz ve kalitesiz olan İstanbul’un memba sularının da giderek kirlendiği belirlendi. En canlı örnek olarak Hamidiye sularının kentsel kirliliğe maruz kalmasını gösteren yetkililer, artan yapılaşma, fabrikaların artıkları ve Kemerburgaz çöp alanının bölgeye yakın olması nedeniyle tarihi ve doğal özelliği olan bu kaynağın yakında tamamen kirleneceğini belirtiyorlar.
Abdülhamit zamanında yaptırılan su yolu ile 50’nin üzerinde kaynaktan İstanbul’un içme suyunu büyük ölçüde karşılayan Hamidiye kaynak sularını tehdit eden faktörlerin başında, son yıllarda bölgede kurulan fabrikaların kimyasal atıkları geliyor. Hiçbir arıtmaya tabi tutulmadan toprağa karışan kimyasal maddelerin tehlikesi yanında, bölgenin Kemerburgaz çöp alanına yakın oluşu da yeraltı suları için olumsuz diğer etkeni oluşturuyor. Kaynak suları bölgesinde bulunan taşocakları da suların akış yönünü değiştirerek kaynak için büyük tehlike yaratıyor.
Uzmanlar, su kaynaklarının bulunduğu Kemerburgaz bölgesinde doğal çevrenin korunması yolunda alınacak önlemler doğrultusunda Hamidiye sularının, İstanbul için önemini sürdüreceğini belirtiyorlar.
Bugün piyasada satılan şişelenmiş Hamidiye kaynak suları, Kemerburgaz bölgesindeki iki ana kaynaktan elde ediliyor. Toplam 20 ana kaynağın bulunduğu bölgede, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı sadece bu iki merkezden (7 ve 8 No’lu kaynak) toplanan sulara “kaynak suyu işletme ruhsatı” veriyor. Bu iki kaynaktan sağlanan sular, 3 litrelik galonlara ve 30 cl’lik standart şişelere dolum yapılarak piyasaya sunuluyor. Diğer 18 merkezden elde edilen suların içme suyu olarak değil “kullanım suyu” olarak kullanılmasına izin veriliyor. Bu 18 kaynaktan elde edilen sulara Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı işletme ruhsatı vermediği için bu kaynaklar Hamidiye içme suyu olarak kullanılmıyor.
Mikroplu su içmemek için kaynak sularındaki markaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Hamidiye Kaynak Suları A.Ş. Genel Müdür Vekili Murat Güztoklusu, yapılan tahliller sonucu mikroplu bulunan suların diğer 18 kaynaktan kaçak olarak doldurulabileceğini ve piyasaya Hamidiye Kaynak Suları olarak sürülebileceğini kaydetti. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan “Hamidiye Kaynak Sulan” için marka tescilinin alındığını da söyleyen Güztoklusu şöyle dedi: “Amblemimiz üç kıvrımlı su dalgası üzerinde damla’ olarak sınai mülkiyet haklarımızın kapsamına girmiştir. Önümüzdeki günlerde kalitesi ve lezzeti ile İstanbul’un tarihsel şöhrete sahip ‘Hamidiye kaynak suyu’ konusunda tüketicilerin aldanmaması için şişeler üzerindeki markaya dikkat etmelidir.”
Hamidiye kaynak sularının elde edildiği iki kaynakta fabrika tam kapasite çalıştığında günde 104 bin adet 30 cl’lik şişe su ve 6400 adet galon su üretebiliyor.
1986 yılına dek İstanbul Anakent Belediyesi’nin kurduğu şirketlerden Hamidiye Kaynak Suları A.Ş. tarafından işletilen fabrika Bedrettin Dalan’ın imzaladığı bir protokolle Coca Cola’yı üreten IMSA A.Ş’ye 1 Kasım 1986’da yılda 160 milyon lira kira ile 30 yıllığına devredildi. Üretimi arttırmak, doğrudan dağıtımı sağlamak ve maliyeti düşürmek amacıyla geçen sonbaharda yeni belediye yönetimi fabrikanın işletme hakkını kiracı firma olan IMSA dan almayı kararlaştırdı. İki taraf arasında anlaşma sağlanamaması üzerine hukuksal işlemler sonucu kira sözleşmesi önceki gün belediye tarafından feshedilerek kiracı firmanın 15 gün içinde tahliyesi istendi.
12 Şubat 1990 – Sayfa 9
