Durdurun beton devi

Durdurun beton devi

27/11/1991

Park Otel’in önlenemeyen yükselişi

Mimarlar Odası, İstanbul Ayaspaşa sırtlarında betondan dev gibi yükselen otel için “kente karşı işlenen suçların abidesi” diyor.

İstanbul Gümüşsuyu’nda yükselen 33 katlı otele büyük tepki var.

Ayaspaşa’da 15. kat inşaatı tamamlanan ve daha 18 kat yükselmesi planlanan Park Otel için Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı Mehmet Yıldız, ‘inşaatı durdurmaya yasalar yetmezse açlık grevi yapacağını söyledi.

Otelin sahibi olan Büyük Sürmeli AŞ’ye bağlı Tur Otel’den bir yetkili, otele tepki gösterenleri ‘fanatik’ olarak niteleyerek şöyle dedi: “Biz memlekete hizmet ediyoruz. Her şey yasal. Devlet ‘yapma’ diyorsa yapmayız”.

Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet… Tarihi yarımadanın siluetine damgasını vuran bu eserlerin karşısında bugünlerde bir inşaat yükseliyor. Adı Park Otel. Halen 15. kata çıkarıldı. 18 kat daha çıkılıp 33 kata tamamlanacak. Boğaz girişinde Gümüşsuyu sırtlarında yükselen beton dev tamamlandığında İstanbul’un en yüksek binası unvanını kazanacak. Şu anda üçte biri yapılan binanın bittiğinde alacağı şekli düşünen İstanbullular, imza kampanyalarıyla inşaatın durdurulması yönünde eylemlerini sürdürüyorlar.

Semt sakinlerinin ve Mimarlar Odası’nın başlattığı kampanyaya İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve SHP İstanbul 11 Örgütü de katıldı. Belediye yetkilileri, “Otel inşaatının durdurulması için ne gerekiyorsa yapılacak” derken II Başkanı Bozkurt Nuhoğlu, il yönetiminin konuyla ilgili bir karar alacağını söyledi.

Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı Mehmet Yıldız, Park Otel inşaatının durdurulabilmesi için yasal yolların deneneceğini, gerekirse inşaatın önünde açlık grevine başlayacağını belirtti. Mimar Behruz Çinici “kentsel cinayet” adını verdiği otel inşaatı için “Bütün yollar denensin. Gerekirse inşaat dinamitlensin” şeklinde konuştu.

Park Otel dosyasının incelenmesi amacıyla SHP İstanbul İl Örgütü’nce geçen hafta kurulan Araştırma Komisyonu çalışmalarına bu hafta içinde başlıyor.

II Yönetim Kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri ve bazı mimarlardan oluşan kurulun alacağı kararın Ankara’da yetkili makamlara iletileceği bildirildi.

SHP İstanbul İl Başkanı Bozkurt Nuhoğlu, olaya her İstanbullu gibi duyarlı olduklarını, konuyu yakından izlediklerini söyledi. Oluşturulan komisyonun en kısa zamanda karar alacağını belirten Nuhoğlu, “Basın ve kamuoyundan gelen duyarlılığı kutluyorum.

Projenin İstanbul’a ve bölgede yaşayanların zararına olduğu kanısındayım” şeklinde konuştu.

Otelin sahibi olan Büyük Sürmeli AŞ’ye bağlı Tur Otel A.Ş.’den bir yetkili, yaptıkları gökdelenin kamu hizmeti olduğunu söyledi. Otel inşaatına karşı semt halkının ve Mimarlar Odası’nın yaptığı eylemleri “fanatiklerin girişimi” olarak nitelendiren yetkili.

“Biz burada memlekete bir hizmet yapıyoruz. İnşaatın kredileri alındı, ruhsatı alındı. Bütün her şey yasaldır. Devlet yapma diyorsa yapmayız! Meydana gelen kazadan sonra inşaat mühürlendi ve şu anda 600 kişi çalışamıyor. Bu kişilerin ne olacağı hiç düşünülmüyor. Geçen hafta meydana gelen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kaza şiddetli rüzgâr nedeniyle meydana gelmiştir. Bu konular çok gündeme geliyor. Nedenini anlamıyorum. Biz kaçak bir inşaat yapmıyoruz” dedi.

1984 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla turizm bölgesi ilan edilerek plan yapma yetkisinin Turizm Bakanlığı’na verilmesinden sonra 1989 yılında ruhsat alınarak başlayan Gümüşsuyu’ndaki Büyük Sürmeli Park Oteli inşaatı bugün 15. kata ulaştı.

Gümüşsuyu’nun 5 katlı binaları arasında yükselen gökdelen inşaatı bittiğinde 33 kat 123 metre yüksekliğiyle İstanbul’un en yüksek yapısı unvanını kazanacak. İnşaatın durdurulmasını sağlamak amacıyla bölge halkı, Mimarlar Odası ve bir grup üniversite öğrencisinin başlattığı kampanya bugünlerde giderek büyüyor.

Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Yücel Gürsel, geçen hafta meydana gelen ve inşaat kalıplarının düşmesiyle bir kişinin ölümüne neden olan kazadan sonra Başbakanlık, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bir yazı gönderdi. Yazıda şöyle deniliyor:

“Yüz bin metre kareyi aşan inşaatın başlayabilmesi ve sürdürülebilmesi için yasal bir zorunluluk olan fenni sorumlusu, yine yasal bir zorunluluk olan tabelası görünmemektedir. Turizmi Teşvik Yasası’ndan ve bakanlığın resen izninden haksız ölçüde yararlanarak yapılan bu inşaatın, insanların ölümüne sebep olması doğrudan sorumluluğunuz altında görünmektedir.”

Park Otel’le ilgili bazı kişi ve kuruluşların görüşleri şöyle: Behruz Cinici (Mimar): Bu bir kentsel cinayettir. Bundan öncekilere engel olmaya çalıştıkça sürekli yenileri ortaya çıktı. Bu inşaatın derhal durdurulması gerekiyor. Gerekirse dinamitlensin. Açlık grevine bile varım. Her gün bu yapının önüne siyah çelenk bırakmayı düşünüyorum. Turizm adı altında kente karşı yapılan bu suçlara ar tık dur demek gerekiyor.

Mimarlar Odası: Hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bu örnek, toplumun tarih ve kültür bilincinin körelmesine neden oluyor. Kentin altyapısı ve silueti düşünülmeden yapılan bu bina, kente karşı suç işleyenlerin bir abidesi olarak yükseliyor.

Prof. Dr. Mete Tapan (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı): Plan ve ruhsat işlemlerinde bizim dönemimizde yapılan herhangi bir yanlışlık var mı diye araştırıyorum. Böylesine bir projeye geçmiş dönem nasıl ruhsat verir anlamak gerçekten güç. Projenin değişmesi için TBMM’nin Turizmi Teşvik Yasası’nı iptal etmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Zeynep Ahunbay (İTÜ Mimarlık Fakültesi): Kent içinde bir yaradır bu bina. Durdurulabilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Belediye veya merkezi hükümet bu konuda karar almaya zorlanmalıdır. Bina jeolojik açıdan da çok tehlikeli bir konumda. Bölgede yaşayanların hakları adeta gasp edilmiştir.

Durdurun beton devi
Durdurun beton devi - REMZİ GÖKDAĞ

27 Kasım 1991 Sayfa 1

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Gümüşsuyu’nda güneş geç doğacak
Önceki Yazı

Gümüşsuyu’nda güneş geç doğacak

Bakan 'Park' hatasını gördü
Sonraki Yazı

Bakan ‘Park’ hatasını gördü