İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce hazırlanan Boğaziçi Yasası’nda, parasal cezaların arttırılması, yapı polisi oluşturulması, öngörünüm, gerigörünüm ve SİT alanlarının kaldırılması ve bölgenin bir bütün olarak değerlendirilmesi öngörülüyor.
Boğaziçi’nin kültürel, doğal ve tarihi güzelliklerinin korunması ve geliştirilmesi amacıyla yeni bir “Boğaziçi Yasası” hazırlandı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce yaklaşık 6 ay süren çalışmalardan sonra son şeklini alan yasa tasarısı, önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklanacak. İlgili kurum ve kuruluşların da eleştirileri göz önüne alınarak tasarıya son şekli verildikten sonra yasallaşması için TBMM’ye gönderilecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Danışma Kurulu’nca hazırlanan Boğaziçi Yasası’na göre 1983’te yürürlüğe giren 2960 sayılı Boğaziçi Yasası’nda öngörülen öngörünüm, geri görünüm ve SIT sınırları kaldırılarak Boğaziçi bir bütün olarak değerlendirilecek. Kaçak inşaatların zaman geçirilmeden Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nce yıktırılması ve yıkım sırasında güvenliği sağlamak amacıyla “yapı polisi” oluşturulması, yeşil alanların kamulaştırılması, parasal cezaların artırılması yeni Boğaziçi Yasası’nın en önemli maddeleri arasında yer alıyor.
1985 yılından bu yana Boğaziçi’nde 2589 adet kaçak yapının saptanarak bunların 1373’ü hakkında Belediye Encümeni’nin yıkim kararı almasına karşın Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün teknik eleman ve donanım yetersizliğinden bu kaçak yapıların sadece 153’ünün yıkılması da yeni bir yasanın zaman geçirilmeden kabul edilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor.
Bir süre önce Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün, Boğaziçi’nin korunmasında karşılaşılan zorluklar ve önerilerden oluşan bir rapor ışığında hazırlanan yeni yasada şu önerilere de yer verileceği belirtiliyor:
Planla verilen, ancak yasayla kaldırılan köyiçi alanlarındaki parsellere inşaat hakkı vermek üzere gerekli değişikliklerin yapılması.
Boğaziçi planının revize edilerek gerçekçi, uygulanabilir bir plan haline dönüştürülmesi, öngörünüm, geri görünüm ve SİT alanlarının kaldırılarak Boğaziçi’nin bir bütün olarak değerlendirilmesi.
Kamulaştırma fonunun arttırılması, mevcut olan tarihi yeşil alanların kamulaştırılması, kamulaştırılamayacak alanlara ise yeşil karakterini korumak şartıyla belirli ölçüde inşaat izni verilerek korunmasının sağlanması.
Boğaziçi alanında cezaların, inşaat harçlarının ve vergilerinin arttırılması.
Kaçak inşaatlara hiçbir karar alınmasına gerek olmadan Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nce derhal yıktırılması.
Boğaziçi Yasası’nda öngörülen parasal cezaların yetersiz olması nedeniyle gerektiginde TCK’nin 526. maddesine göre işlem yapılması.
12 Eylül 1980 öncesi Sarıyer. Üsküdar ve Beykoz mahallelerinde, inşaatlar muhtarlardan izin alınarak yapılıyordu. Boğaziçi’nin planlan 12 Eylül yönetiminin atadığı İstanbul Belediye Başkam Abdullah Tırtıl’ın emriyle 1983’te hazırlandı. Hazırlanan planlar da Boğaziçi, öngörünüm, geri görünüm ve etkileme bölgesi olarak üçe ayrıldı. Öngörünüm geri görünüm ve etkileme bölgelerinin sınırları üç ay gibi kısa bir sürede hazırlandı. Daha sonra çıkarılan 2960 sayılı yasa ile bu sınırlar yasallaştı. 12 Eylül döneminin “yasakçı yasası” olarak tanımlanan Boğaziçi Yasası’na göre ön görünümde kesin inşaat yasağı getirildi. Ancak bu yasa uygulamada başarılı olamadı ve Anadolu Hisarı sırtlarındaki kooperatiflere 6 kata kadar İmar izni verildi.
Boğaziçi’nin köyleriyle ilgili sorunlar çözümlenemezken, geri görünüm bölgesinde bulunup Boğaziçi’ni tamamen gören yerlerde yükseldi. 2960 sayılı Boğaziçi Yasası’nın geçici 4. maddesi yapılanma hakkımı da iptal ediyordu.
1985 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 47. maddesi ile 5 bin metrekare üzerindeki yeşil alanlar yapılaşmaya açıldı. 47. madde, ünlü Mesan, Uyum gibi yüzlerce villanın Boğaziçi sırtlarında yükselmesine neden oldu. Bedrettin Dalan in 1988 yılında İngilizlere ve STFA’ya hazırlattığı planlarla yaklaşık 7 bin hektar genişliğindeki Boğaziçi yeşil alanı iskâna açıldı ve 2.5 milyonluk nüfus artışına neden oldu.
9 Aralık 1992 Sayfa 3
