Sözen Dalan savaşı dördüncü yılında

Sözen Dalan savaşı dördüncü yılında

16/12/1992

26 Mart 1989’da İstanbul’da belediye başkanlığını kazanan Nurettin Sözen’in eski başkan Bedrettin Dalan’a karşı açtığı savaş sürüyor. Bu sürede Sözen birçok yolsuzluk dosyasını kamuoyuna açıkladı. Bunların bir kısmı hala araştırma aşamasında bulunuyor. Yargı organları davaların bir bölümüne takipsizlik kararı verdi.

Ortak hemen hemen hiçbir yanları olmayan bu arasındaki kavga konusunda değişik görüşler var. Bazılarına göre Sözen’in yaptığı ‘Meyve veren ağacı taşlamak’tan başka bir şey değil. Minareyi çalan kılıfını hazırlar” diyor. İş yapanların her zaman bu gibi suçlamalarla karşılaşabileceklerini de savunanlar var.

26 Mart 1989 yerel seçimlerinden sonra Bedrettin Dalan’dan boşalan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başkanlık koltuğuna oturan Nurettin Sözen, “geçmiş dönem yolsuzluklarını” açıklamaya devam ediyor. Benzer yanları yok denecek kadar az olan ve birbirleriyle karşılaşmamak için her yolu deneyen bu iki yönetici arasındaki savaş aradan geçen 4 yıla karşın sona ermedi.

Seçim kampanyası boyunca Nurettin Sözen’in dilinden düşürmediği geçmiş döneme ait yolsuzluk dosyaları ile ilgili soruşturmalar 4 yıldır araştırılıyor. Bugüne kadar Bedrettin Dalan ve eski yönetimin üst düzey yöneticileri hakkında yargı organlarına sevk edilen dosya sayısı 20’ye ulaştı.

Bu dosyalanın büyük bir bölümü araştırılmaya devam edilirken, Sözen’in Dalan aleyhine açtığı vakıf arazileri davasında Danıştay, arazilerin belediyenin malı olduğuna karar verdi. Yargı organları davaların bir bölümüne de takipsizlik karan verdi.

Sözen göreve gelir gelmez geçmiş dönemle ilgili bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. O tarihlerde belediyelerdeki yolsuzluk söylentilerine çeşitli çevrelerin yaklaşımı da farklı ve ilginçti. Kimine göre Dalan dönemine atfedilen yolsuzluk iddiaları “meyveli ağacın taşlanması anlamına geliyor, iş yapanların her zaman bu tür yolsuzluk suçlamaları altında kalabileceği öne sürülüyor, “Yolsuzluk yaptılarsa iş de O kadar da helal olsun” diyenler oluyordu. Kimileri de “minareyi çalan kılıfını hazırlar” diyordu. O günlerde Sözen’in görüşü de “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” şeklinde özetleniyordu.

Seçim kampanyaları sırasında yolsuzluklarla mücadelede kararlı olduklarını, bu yolsuzlukların takipçisi olacaklarım belirten Sözen, 1989’da araştırmaya başladığı yolsuzluk dosyalarının peşini bugüne dek bırakmadı.

Adeta bir dedektif gibi dosyalan tek tek inceledi. Geçmiş dönemin yolsuzlukları konusunda yaklaşık 10 basın toplantısı düzenledi. Araştırma komisyonunun hazırladığı dosyalan Cumhuriyet Savcılığına, valiliğe ve İçişleri Bakanlığı’na gönderdi.

Sözen, dosyalarla ilgili son karanı yargı organlarının vereceğini söylüyor ve ekliyor “Hakkında bu kadar usulsüzlük işlemi açıklanan bir kişi ile ilgili son kararı yargı organları ve tabii ki İstanbul halkı verecek.”

DYP İstanbul Milletvekili ve İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan ise Nurettin Sözen’in açıklamalarını ciddiye almadığını ve bu nedenle bir açıklama yapmak gereğini duymadığını belirtiyordu. Ancak Sözen in 13 Nisan 1992 tarihinde Dalan’la ilgili 19 maddelik yolsuzluk dosyasını açıklamasından sonra Dalan da sessizliğini bozdu. 17 nisanda düzenlediği bir basın toplantısında “Bu noktadan sonra susmak kabul anlamı taşır” gerekçesiyle bir açıklama yaptı.

Sözen’in iddialarını, İnsan Haklan Beyannamesi’ne, Basın Yasası’na, anayasanın süren bir davayla ilgili konuşmayı suç sayan 38/4. maddesine, vicdana, ahlaka ve mantığa aykırı bulduğunu belirten Dalan, “Namuslu insana namussuz demek en kaba anlatımla ahlaksızlıktır” diyerek Sözen’i elindeki dosyalarla birlikte bir açıkoturuma davet etti.

Sözen’den Dalan’ın davetine yanıt gelmedi. “Ben o kişiyle aynı masaya oturmam” diyen Sözen, Dalan in davetini de kabul etmiyordu.

İstanbul’un halefi ile selefi arasında hiç dinmeyen bu kavganın yargı organlarına yansıyan dosyalan ve konuyla ilgili Bedrettin Dalan’ın açıklamaları şöyle:

Otel dosyası: Aksaray’da yapılacak olan turistik bir otel için rüşvet karşılığı yüksek irtifa verilmesi. Bedrettin Dalan ve dönemin Genel Sekreteri Atanur Oğuz hakkındaki bu iddiayı içeren dosya İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildi.

Dalan: Bu konu benimle ilgili değil. Atanur Oğuz için de savcılık takipsizlik kararı verdi.

Otomobil dosyası: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne hibe edilen yabancı plakalı bir oto mobilin gümrük yasasına aykırı olarak kullanılması. Konuyla ilgili Atanur Oğuz hakkında hazırlanan rapor İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na verildi.

Dalan: Savcılığın takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştır. Ancak bu savı ileri sürenler bugün gümrüğe bırakılan araçlardan yararlanmak için başvuruda bulunmuşlardır.

Plan tadili: Yasalarda bulunmayan ancak tüzükle verilen plan tadili kararlarının tadilen onaylanarak üçüncü şahıslara rant sağlamak.

Dalan: Bu konuda Süzer’in oteliyle ilgili savlar var. İzni tek başıma imzalamışsam her türlü şerefsizliği kabul ederim.

Helikopter: Belediyeye hibe edilen bir helikopterin usulsüz olarak Dalan’ın başkanı olduğu vakfa devredilmesi ve kaza geçirdikten sonra bu helikopteri yurtdışına götürülerek satılması. Dalan ve Atanur Oğuz hakkında hazırlanan bu rapor İçişleri Bakanlığı’na sevk edildi.

Dalan: Helikopter daha başlangıçta vakfa devredilmişti.

Vakıf arazileri (10 arazi ile ilgili açılmış 10 aynı dava): Dalan’ın başkanı olduğu İstanbul Eğitim ve Kültür Vakfı’na belediye arsalarının çok düşük fiyatla satılması.

Dalan: Bu proje baştan sona yasal aşama ve yöntemlerden geçirilmiştir.

Evrak yakma: Yerel seçimler ardından geçmiş döneme ait bazı evraklının belediyenin kalorifer kazanlarında yakılması. Dönemin Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Engüler hakkında açılan dava İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

Dalan: Septik bir hadise. Benimle ilgili değil ancak belediyede her işlem en az altı ayn dosya kapsar. Bu dosyalar ilgili müdürlüklerde zimmetlidir.

Araçların kaybolması: Belediyeye ait çeşitli araç ve gerecin belediyenin şirketi olan ISBAK’a devri sırasında kaybolması. Dalan hakkında hazırlanan rapor İçişleri Bakanlığı’na gönderildi.

Dalan: Bu aletlerin miadı dolmuştu. Kullanılmak üzere Iğdır, Van, Çukurca ve Ağrı belediyelerine gönderildi.

Hızlı tramvay: Hızlı tramvay projesinin ihale ve kredi alımındaki usulsüzlükler.

Dalan: Türkiye’de yapılmış en düzgün projedir. Hiçbir aşamasında hukuka aykırılık yok.

Deniz otobüsleri: 1989 yılında 19.6 milyar liraya alınan 10 adet deniz otobüsünün alımı sırasında yapılan usulsüzlükler ve ihale ile ilgili belgeler. Dalan ve Atanur Oğuz hakkında hazırlanan rapor İçişleri Bakanlığı’na gönderildi.

Sözen Dalan savaşı dördüncü yılında
Sözen Dalan savaşı dördüncü yılında - REMZİ GÖKDAĞ

16 Aralık 1992 Sayfa 1

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 blank

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3 blank

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7 blank

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10 blank

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Park Otel'in yıkımına onay
Önceki Yazı

Park Otel’in yıkımına onay

İstanbul'a 10 trilyonluk dev bütçe
Sonraki Yazı

İstanbul’a 10 trilyonluk dev bütçe