Binbirdirek çöp deposu

Binbirdirek çöp deposu

25/07/1991

Sultanahmet’teki sarnıçta acı tablo

Bir yanda Ayasofya, diğer Sultanahmet Camisi, Topkapı Sarayı, Dikilitaş, Alman Çeşmesi ve diğerleri… Tarihi dokusunun merkezi olan Sultanahmet bilinen bu eserin yanında pek tanınmayan bir yapı daha var. ‘Binbirdirek Sarnıcı.’

Adliye binasının karşısında bulunan sarnıç, yanında yapılmakta olan inşaatın yapıya zarar vermesinden sonra yeniden gündeme geldi. İnşaat çukuru elle kazıya izin verilmesine karşın, kazının dozerle yapılması nedeniyle belediye, inşaatı durdurdu.

Sarnıcın hemen dibinde yapılan inşaat geçici olarak durdu, ancak kaderine terk edilen bu yapının çöp deposu olarak devam ediliyor. 4. yüzyılda yapılan ve sarnıçların en büyüğü olan sarnıçla ilgili olarak Kurulu 10 yıl önce bir geliştirdi. Sarnıcı onararak içini turistik tesis olarak kullanmaya karar veren kurul, izinleri almasına karşın belediye ile anlaşamadığı için projeyi gerçekleştiremedi. Geçen süre içinde sarnıç turistik tesis yapılamadı, ama çevre iş merkezlerinin çöpler döktükleri bir yer, depo kullanıldı. Korunması bugüne dek hiçbir girişim yapılmayan sarnıçta dibinde biriken çamurlar 4 kalınlığında bir toprak tabaka oluşturdu.

Binbirdirek Sarnıcı’na Parkı’na muhtar kulübesinin yanından girilebiliyor. Yapıyı geziçin önce kilitli olan kaparkın sorumlusuna açtıiyor ve içeri giriyoruz. BuBelediyesi Çevre Komisyonu Başkanı Nusret Avile birlikte çakmak ışığında çamur zemine iniyoruz. Yerçöp yığınları içinde yürüyebiliyoruz. Sarkubbeleri arasında açılan deliklerden atılan her türlü çöp binaların kanalizasyon sularının sızması sonucu oluşan ağır bir koku var sarnıçta.

İstanbul’la ilgili hemen her yer almasına ve İstanbul’u tanıtıcı yabancı yayınlarda bulunmasına karşın bugün bakımsızlık nedeniyle ziyaret edilemeyen sarnıçın toprakla kaplı zeminin altında önemli tarihi eserlerle, sikkelerin bulunabileceği belirtiliyor. İstanbul Universitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Ihsan Tunay, eserin restorasyonunun en kısa zamanda yapılarak ikinci bir Yerebatan’ olarak turizmin hizmetine sunulması gerektiğini söylüyor.

Sarnıcı bugünlerde tehdit eden en büyük tehlike ise hemen yanında yapılmakta olan inşaat. SIT alanı olmasına karşın imar izni alarak bu yılin başında başlayan inşaata geçen ay dozerle kazı yapılmış. Yapılan kazıda çıkan tarihi eserlerin zarar görmesi nedeniyle belediye 46 pafta, 233 ada, 11 parseldeki 4 kat imar izinli inşaatı mühürlemiş.

Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Komisyonu Başkanı Nusret Avcı da belediye meclisine konuyla ilgili bir önerge sunacağını belirtiyor. Tarihi eserin temizlenmesi ve korunmasının sağlanması için çalışmaların başlatılacağını ifade eden Avcı, çevrede yapımı devam eden inşaatın da mühürlenmesi gerektiği görüşünde.

Az sayıda turistin sarnıcı gezdiğini söyleyen Binbirdirek Mahallesi Muhtarı Cafer Bayar, sarnıçla ilgili bir anısını şöyle anlatıyor: “1980 yılı öncesinde İngilizler sarnıçta bir film çevirdi. Film için sarnıç aydınlatıldı, yerlerdeki çöpler temizlendi. O zaman muhteşem bir görüntüsü vardı. Film çekimleri tamamlandı, ışıklar söküldü ve sarnıç tekrar o eski kasvetine büründü.”

Binbirdirek çöp deposu
Binbirdirek çöp deposu - REMZİ GÖKDAĞ

25 Temmuz 1991 Sayfa 3

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Proje her dönemde var
Önceki Yazı

Proje her dönemde var

Marmara'da beton sefası
Sonraki Yazı

Marmara’da beton sefası