Karaköy'de 'dışa açılma

Karaköy’de ‘dışa açılma

07/07/1991

Sovyetler Birliği’nden haftanın dört günü vapurla gelen turistler yanlarında getirdikleri malları Karaköy’de kurulan Sovyet Pazarında satmaya çalışıyor. Türk müşterilerin ilgisini çeken Sovyet turistlerden bazılarının seks sektörüne yöneldiği gözleniyor.

“Dışa açılma” rüzgârına kapılarak İstanbul’a gelen Sovyet yurttaşları yaptıkları işle yeni bir görünüm yaratıyorlar. Laleli, Beyazıt ve Karaköy semtlerini merkez edinerek getirdikleri malları buralarda sergileyen Sovyet bayan turistlere büyük ilgi gösteren Türk müşterilerin oluşturduğu kalabalık İstanbulluların artık benimsediği görüntüler arasında.

Yerli seyyar satıcılarına nefes aldırmayan zabıta ekiplerinin hoşgörüsüne sığınarak kaldırımları parselleyen turistler, bavullarında getirdikleri malların satışını yapabiliyorlar.

Karaköy limanının hemen yanında deniz otobüsleri iskelesinin basamakları önünde kurulan Sovyet pazarında bu tür alışverişlere gün boyu rastlamak mümkün. Gemilerin rıhtıma yanaşmasından sonra karaya ayak basan Sovyet satıcıların tezgâhlarını açtıkları bu kaldırımlar saat 07.00’de hareketlenmeye başlıyor. Hava kararana dek süren bu alışverişlerde turistlerin getirdikleri her türlü eşya anında müşteri buluyor. Dolar karşılığında yapılan bu satışlarda en büyük ilgiyi Moskovskaya ve Stolichnava marka votkalarla Zenith marka fotoğraf makineleri görüyor. Her çeşit ev aleti ve oyuncakların da yoğun olarak satıldığı bu seyyar satış merkezine gelen eli boş dönmüyor.

Haftanın dört günü Sovyetler Birliği’nden gelen yolcu gemileri sabah saatlerinde Karaköy Limanı’na yanaşıyor. Geminin limana yanaşmasıyla gümrükten geçen turistlerin ilk durağı Karaköy’deki deniz otobüsleri iskelesinin önü oluyor. Öğle saatlerinde yemek tatilini firsat bilip malları görmeye gelenlerin hücumuna uğrayan seyyar satış merkezinde 20 dolardan başlayan Zenith marka fotoğraf makineleri, 5 dolara oyuncaklar, 10-15 dolara kol saatleri satılıyor.

Her gelen müşterinin mutlaka bir şeyler aldığı bu pazarda bazı Sovyet kadınlar ise erkeklerle ilişki kuruyor. Para karşılığı kurulan bu ilişkide fiyat 80 dolara kadar çıkabildiği gibi 30 dolara kadar inebiliyor.

Pazarda müşteri bekleyen bazı Sovyet kadınlarının yanında erkekleri de bulunuyor. Turistlerle anlaşanlara otel bulan Türk aracılar da pazarın “müşteri” arayan müdavimlerinden. Müşteriyi gözüne kestiren bu aracılar hemen harekete geçiyorlar. Pazarda gezerken böyle bir aracı benim de peşime takılıyor. Yaklaşık 5 dakika beni izleyen Türk aracı yanaşıp kadın isteyip istemediğimi soruyor. Bir turist bayan bulabileceğini belirten ve bu işi 1.5 yıldır yaptığını söyleyen aracının peşine takılıyorum. Beni deniz otobüsleri iskelesinin basamaklarında oturan 3 Sovyet bayanla tanıştırıyor. 50 dolar vermem durumunda bizi Laleli’deki bir otele götüreceğini söylüyor. Aracıyla konuşurken yanımızda başka bir turist kadınla pazarlık eden iki müşterinin anlaşarak bir taksiye bindiklerini görüyorum. Gün boyu bu tür olayların sıkça yaşandığı Karaköy’deki turist pazarında turistlerin getirdikleri eşyaların yanında bazı Sovyet kadınları da seks sektörüne yöneliyor.

Turistlerin ellerinde gördükleri her çeşit malı almaya alışmış Türk müşteriler pazarda gezerken elimdeki fotoğraf makineme de talip oluyor; bu pazarda makineme 6 müşteri çıkıyor. Pazardaki seyyar lokantalarda gelen müşteriler karnını doyuruyor. El arabasında erik satandan pilavcıya, tatlıcıdan çaycıya kadar her çeşit yiyecek satan bu yerli seyyarlar, gelen turistleri “velinimetimiz” olarak

Karaköy'de 'dışa açılma
Karaköy'de 'dışa açılma - REMZİ GÖKDAĞ

7 Temmuz 1991 Sayfa 8

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.

Sanki Varmış Gibi

Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.…
2

Üstü Kalsın

Memnun insan hayatla pazarlık etmez. Eksik verilenlerin kaydını tutmaz. Son kırıntıyı toplamaz. Bazı şeylerin eksik kalacağını bilir. Dünyanın kusursuz bir hizmet anlayışıyla…
3

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
5

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
6 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
7 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
8 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
9

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
10 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
Mimarlar Odası-Belediye çekişmesi
Önceki Yazı

Mimarlar Odası-Belediye çekişmesi

Üniversiteli minibüs şoförleri
Sonraki Yazı

Üniversiteli minibüs şoförleri