Ağaç katliamı

Ağaç katliamı

21/03/1990

Kartal’da Toplu konut için 3 bin ağaç buldozerle yerle bir edildi

İnanılmaz bir hızla artan nüfus ve yapı yoğunluğu karşısında ağaçsız bir kent görünümüne bürünen İstanbul’da büyük bir ağaç daha yaşandı. Kartal Soğanlık’ta konut yapılmak için 10 dönüm arazi üzerinde, 10 yıllık 3 yakın çam ağacı buldozerlerle yerle bir edildi.

Kartal-Soğanlık’taki devlet ormanının devamı olan bölge 1979 yılında İmar ve İskân Bakanlığı tarafından 2 numaralı gecekondu önleme bölgesi ilan edildi. 1984 yılında ise 2896 sayılı yasaya göre aynı bölge üzerindeki ağaçlar ile birlikte devlet ormanı sınırları içine alındı. Bu arada İstanbul Anakent Belediyesi, orman alanı içinde kalan, ancak aynı zamanda gecekondu önleme bölgesi olan bu bölgeyi, kooperatiflere tahsis etmek için mülkiyetine geçirdi ve imar planlarını yaptı.

Anakent Belediyesi bu bölgedeki arazileri 16 yapı kooperatifine 1922 konut yapılacak şekilde 1988’de tahsis etti. Bu arada Anakent Belediyesi 1988 yılında üzerinde çam ağaçları bulunan arazinin orman alanı olup olmadığının bildirilmesini İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nden istedi. Bölge Müdürlüğü de bu iş için oluşturulan 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonu, 23 Mart 1988’de üzeri binlerce çam ağacı ile dolu olan bölgede yaptığı “incelemesinde” bu bölgenin orman alanı olmadığına karar verdi. Komisyon Başkanı Seyfullah İnan, ormancı üye Ahmet Ayhan, ziraatçı üye Ali Kemal Sevdin, Ziraat Odası temsilcisi Çetin, belediye temsilcisi Süleyman Danacı dan oluşan heyetin bilirkişi Zeki Eşkin’le birlikte Samandra Yolu üzerindeki arazide yaptıkları tespit sonunda, “Ağaçlandırmanın gayesi ve nedeni belli değildir” dedikleri ağaçlık bölgenin “orman alanı değildir” diye karar verdi.

Bunun üzerine bölgedeki dört yapı kooperatifinden ikisi inşaat ruhsatı alarak hafriyata başladı. Bu arada İstanbul’un yeni belediye yönetimi inşaat ruhsatı verilecek kooperatiflerin bulunduğu alan için Orman Bölge Müdürlüğü’nden 1989 kasım ayında yeniden görüş istedi. Orman Bölge Müdürlüğü’nden verilen bilgi arazinin orman alanı olmaktan çık- tığı yönündeydi. Ancak Kartal Belediyesi Harita Şefliği imar uygu- laması yapılacak bu bölgede yaptığı incelemede her parselde yoğun çam ağacı bulunduğunu bir kez daha belirledi. Bunları parsel ve sayıları ile tutanak düzenleyerek Atakent’e bildirdi ve kooperatif tahsislerinin iptal edilerek başka bir yerden tahsis yapılmasını istedi.

Anakent Belediyesi Mesken Gecekondu Müdürlüğü bunun üzerine 4 kooperatifin tahsisinin iptal edilmesi ve başka yerden tahsis yapılmasını istedi. Başkan Sözen de bu isteği onayladı. 5 Ocak 1990 tarihinde tahsisi iptal edilen ağaçlık alanın yeşil alan olarak planlanmasına da karar verildi.

3 Mart 1990’da da Mesken Gecekondu Müdürlüğü mühendisleri hangi parselde hangi ağaçların bulunduğunu, sayılarıyla tespit etti. Bu işlemden tam 7 gün sonra ise Kartal Belediyesi zabıta ekipleri, ihbar üzerine yerinde yaptıkları denetimde, 3 bine yakın çam ağacının buldozerler tarafından yerle bir edilirken buldu. 3-4 metre boyundaki 3 bine yakın çam ağacının kesilmesini engellemek için kontak anahtarı ve egzoz filtresi alınarak buldozere el konuldu. Daha sonra Anakent Belediyesi harita mühendisleri de kesilen ağaçları tespit etti.

Foto: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, ruhsat verilmemesine karşın bu ağaç kıyımının yapıldığını belirterek suç duyurusunda bulunulacağını bildirdi. Sözen aynı yerde bir hafta sonra ağaç ekme kampanyası başlatacağını söyledi.

Ağaç katliamı
Ağaç katliamı - REMZİ GÖKDAĞ

21 Mart 1990 Sayfa 9

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
3

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
4 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
5 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
6 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
7

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
8 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
9 Rubulhali çölü

Kumun Atlantis’i

Kavurucu bir sıcak, tuzla kaplı bir zemin ve hayata sıkıca tutunan bu ağaçlar çölün uçsuz bucaksız sessizliğinde, imkansıza direnen bir yaşam mücadelesini…
10

Tutkunla Var Ol

Hayat, basit bir gerçeği hatırlatır: Değişim, bir karar kadar yakındır. Her dönüşüm, “artık yeter” dediğin anda başlar.…
Fenerbahçe'ye yeni düzenleme
Önceki Yazı

Fenerbahçe’ye yeni düzenleme

İstanbullu, otobüsü zor buldu
Sonraki Yazı

İstanbullu, otobüsü zor buldu