Üstü Kalsın

Üstü Kalsın

Hayat beklenti üretmekte kusursuz. Reklamlar arzuyu tanımlar, kariyer planları koordinatı, yatırım uygulamaları açığı, kişisel gelişim dili gecikmeyi. Her sistem bir sonraki noktayı gösterir. Şimdi, tanım gereği, daima eksik.

“Daha fazlasını hak etmiştim” duygusu insanın peşini kolay bırakmıyor. Yüksek sesle söylenmiyor; daha çok gündelik hayatın altına yerleşiyor. İnsan farkına varmadan dünyayla hesabını tutmaya başlıyor.

Oysa hayat adil bir alışveriş değil. Sebepsizce önüne bırakılmış bir sofra gibi. Kiminin tabağı dolu, kimininki eksik. Birine tatlı düşüyor, ötekinin ağzında buruk bir tat kalıyor. Yine de masada bir yer bulmak az şey sayılmaz.

Modern hayat beklenti üretmekte kusursuz. Reklamlar, kariyer planları, yatırım uygulamaları, kişisel gelişim endüstrisi. Hepsi biraz ileriyi gösteriyor. Şimdiki zaman ise geçici bir bekleme salonuna dönüşüyor.

Bu yüzden memnuniyet bazen başarıdan daha anlaşılmaz.

Memnun insan hayatla pazarlık etmez. Eksik verilenlerin kaydını tutmaz. Son kırıntıyı toplamaz. Bazı şeylerin eksik kalacağını bilir. Dünyanın kusursuz bir hizmet anlayışıyla çalışmadığını da.

Bu teslimiyet değil.

Manzarayla sis aynı pakette gelir. Aşkla kayıp da. Başlangıçla son da. Küçük puntolar sonradan eklenmemiştir.

“Üstü kalsın” demek bu yüzden kolay değildir.

Çünkü o cümlede bir tokluk vardır. Dünyaya değil, daha çok kendine söylenir. İhtiyacın olanla arzuladığın şey arasındaki farkı kabul ettiğin anda ortaya çıkar.

Masadan kalkan biri gibi. Hesabı kapatır. Etrafına son kez bakar. “Güzel bir sofraydı,” der içinden.

Hepsi bu.

Bunu en iyi ifade edenlerden biri de Cemal Süreya’dır:

“aldığın şu hayat
fena değildir…
üstü kalsın.”

“Fena değildir” ne övgüdür ne de şikâyet. Hayatı bir dava dosyasına çevirmeden yaşamanın tonudur bu.

Zarafet bazen tam zamanında kalkabilmektir masadan. Doyduğunu bilerek. Tabağında kalanlara gözünü dikmeden. Olgunluk da budur. Bir gün dönüp geriye bakmak ve gösterişsiz bir cümle kurabilmek: “Fena değildi” diyebilmek.

Ne coşkunun diliyle, ne kırgınlığın. İkisinin arasında bir yerden. Hayatın içinde acı da var, ihanet de, yarım kalmışlık da. Onları dışarıda bırakarak bir bütün kurulamıyor.

Hesap zaten hiçbir zaman tutmuyor.

remzi gokdag

Remzi Gökdağ gazeteci, yazar ve gezgindir. Başka Şehirler, Sevgili İstanbul, Amerikan Medyası’nda 11 Eylül ve Park Otel Olayı kitaplarının yazarıdır.

1 Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.

Sanki Varmış Gibi

Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.…
2

Üstü Kalsın

Memnun insan hayatla pazarlık etmez. Eksik verilenlerin kaydını tutmaz. Son kırıntıyı toplamaz. Bazı şeylerin eksik kalacağını bilir. Dünyanın kusursuz bir hizmet anlayışıyla…
3

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Zeplin İstanbul semalarında süzülürken sisler ardına gizlenen gerçek mi kurgu mu? Dijital çağda her görüntü hem tanık hem masal olabiliyor…
5

Bir Akşam, Üç Yabancı

Highway 178 dağların arasından geçip Mojave Çölü’nün sessizliğine uzanıyor. Ben de o sessizliğin içindeyim. Takvimler 27 Kasım akşamını gösteriyor. Farların aydınlattığı yolun…
6 Zamansız Yolculuklar

Zamansız Yolculuklar

Önümde sonsuz bir okyanus, ardımda hikâye yüklü bir orman. Dalgaların sesiyle bilinmeyenin sınırında...…
7 seneca

Bir Kişi Yeter

Kalabalığın ortasında kaybolmak, yalnız kalmaktan çok daha tehlikelidir. Yalnızlık bize aynalar gösterir; kalabalık ise sadece maskeler dağıtır…
8 Hüznün de fotoğrafı çekilir...

Hüznün fotoğrafı

İstanbul'a akşam çökmektedir. Minarelerin suya düşen gölgeleri kaybolurken bir adam belirir. Rıhtımdaki sandalyelere kamerasını doğrultur ve basar deklanşöre. Karanlık yoğunlaşır, adam, sandalyeler,…
9

Bu da Benim İstanbul’um…

Şehirler yalnızca sokaklardan, binalardan ve haritalardan ibaret değildir; hafızalarımızda da yaşarlar. Her adımda geçmişten bir sahne belirir, her köşede bir hikâye bekler.…
10 Yalnızlık

Kendi Rotanı Takip Et

Bazen unutulmuş bir anı rotanızı baştan sona değiştirebilir. Önemli olan, iç sesinizi takip etmek ve seyahate kendi kişisel dokunuşunuzu katmaktır…
Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf
Önceki Yazı

Yapay Zekâ Çağında Fotoğraf

Terk edilmiş her kasabada böyle görüntüler belirir. Yolu düşenlere görünür, onlar uzaklaşınca toza döner.
Sonraki Yazı

Sanki Varmış Gibi