<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İsviçre &#8211; REMZİ GÖKDAĞ</title>
	<atom:link href="https://www.remgo.com/11/tag/isvicre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.remgo.com/11</link>
	<description>kendime notlar</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jan 2026 08:07:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://www.remgo.com/11/wp-content/uploads/2020/12/cropped-rg-2-32x32.png</url>
	<title>İsviçre &#8211; REMZİ GÖKDAĞ</title>
	<link>https://www.remgo.com/11</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Terkedilen kentler&#8230;</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/terkedilen-kentler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2013 15:50:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Zürih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1999</guid>

					<description><![CDATA[Alplerin Zürih Gölü’ne düşen yansıması beyaz kuğuların ağır hareketleriyle bozuluyor. Su yüzeyindeki manzarayı değiştiren kuğuları birkaç küçük ördek izliyor. Güneş göl kenarındaki yamaçların ardından yükseliyor. Sabahın ilk ışıkları kentin yüksek saat kulelerine vuruyor.Zürih Gölü’nü izlemek için günün en güzel saatleri başlıyor. Sert geçen kışa inat bugün hava açık. Gökyüzünün mavisi suyun yeşiliyle buluşuyor. Köpeğiyle yürüyüşe çıkan bir kadın ağır adımlarla önümden geçiyor. Oturduğum banktan Zürih Gölü’nü seyrediyorum. Burası kentin en sevdiğim köşesi. Fırsat buldukça kalabalıktan arınıp derin düşüncelere daldığım bir mekan. Bu sabah kahvemi göl kenarındaki bu sessiz parkta yudumluyorum. Bu kente son bir kez daha bakıp veda etmeden önce]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayna ayna söyle bana…</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/ayna-ayna-soyle-bana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Feb 2013 15:49:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1988</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz ay Bern’in en ünlü müzelerinden birinde ilginç bir sergi düzenlendi. Sergiyi hazırlayanların ziyaretçilerden bir isteği vardı. Bilet alıp müzenin geniş salonlarında kaybolmadan önce herkesin kendine “Ben güzel miyim?” sorusunu sorması istendi. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ziyaretçiler girişte o kışkırtıcı soruyu sessizce mırıldanmaya başladı: “Ben güzel miyim?” Bu soru aynı zamanda serginin de resmi adıydı. Müze yetkililerine göre gelenler aradıkları sorunun yanıtını çıkışta bulacaktı. Tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan güzellik malzemelerinden, modanın geçirdiği evrimin akılda kalan ürünlerine kadar pekçok eserin bulunduğu sergiyi görmeye gelenler çıkışta aradıkları yanıtı buldu mu bilinmez ama bir pazarlama harikası olan bu serginin çoktan amacına ulaştığı bir gerçek.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupalı göçmenlerin ekmek kapısı</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/avrupali-gocmenlerin-ekmek-kapisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2013 22:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1983</guid>

					<description><![CDATA[Ekonomide esen kara bulutlar geçim derdindeki onbinlerce Avrupalıyı göçe zorluyor. Krizdeki ülkelerde işlerinden olan insanların yeni hedefi İsviçre’de. Avrupa Birliği’ni (AB) reddedip serbest dolaşım yasasını kabul eden İsviçre’ye iş bulmak amacıyla gelen Avrupalıların sayısı her geçen yıl artıyor. Göç dalgasının “adı konmamış işgal” olduğuna inanan çok sayıda İsviçreli, ülkenin geleceğinden endişeli. Sessiz sakin kasabalarının, yabancılar tarafından ele geçirildiğini düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Özellikle turizmin ana geçim kaynağı olduğu bölgelerde yaşayan yabancıların sayısı yerli nufusu aşmaya başladı. Bu kasabalardan biri de Alplerin ortasındaki Taesch. 15 yıl öncesine kadar sıradan bir dağ kasabası olan Taesch’de bugün İsviçreliler azınlıkta. Burada yaşayan]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsviçre Fotoğrafları</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/lutfi-kirdarda-isvicre-fotograflari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Dec 2012 06:53:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kendime Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre Fotoğrafları Sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Swiss Time in İstanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1930</guid>

					<description><![CDATA[İsviçre&#8217;nin saat devleri ‘Swiss Time In İstanbul’da buluştu. Dünyaca ünlü 23 İsviçreli saatmarkası, 23 Aralık 2012 tarihine kadar &#8216;Swiss Time In İstanbul&#8217; Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı&#8217;nda düzenlenecek olan &#8216;Swiss Time In İstanbul&#8217; sergisinde biraraya geliyor. Sergiyi ziyaret edenler Remzi Gökdağ&#8216;ın İsviçre Fotoğrafları dijital gösterimini de izleyebilirler. İsviçre&#8217;nin çeşitli bölgelerinden çekilen 150 fotoğrafın gösterimi Lütfi Kırdar Sergi Sarayı&#8217;nın Rumeli Salonu&#8217;nda 23 Aralık&#8217;a kadar devam edecek. Swiss Time in Istanbul sergisindeki İsviçre fotograflarımın gösterimi dün gece Isvicre&#8217;nin Istanbul Başkonsolosu Monika Schmutz Kırgöz tarafindan açıldı. İsviçre ve Türkiye özellikle ticari alanda ilişkilerini gitgide sağlamlaştırırken Türk tüketicilerinin İsviçre saatlerine gösterdiği ilgi]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>11 yıllık dostluğun anısı</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/11-yillik-dostlugun-silinmeyen-anisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Dec 2012 23:34:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[bicir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1944</guid>

					<description><![CDATA[Gecenin karanlığında eve dönerken Zürih’in dondurucu soğuğu nefes almayı zorlaştırıyordu. Alplerden esen keskin rüzgârın sevimsiz sesi apartman kapısına kadar bize eşlik etti. Tam bir yıl önce bugün eve yaklaşırken buruktum. Bu sefer içeride beni merakla bekleyen kedim olmayacaktı. Koşarak kapı önüne gelmeyecek, ayaklarıma dolanıp beni yemek kaplarının yanına gitmeye zorlamayacak, ben de onun boş kaplarını en sevdiği yemeklerle doldurmayacaktım. Artık onunla hiç karşılaşamayacaktım. 11 yıldır yanımdan ayırmadığım kedimle 16 Aralık 2011 günü vedalaşmıştım. Bu olaydan hemen sonra Türkiye’ye gittim. Hiç hesapta olmayan bir tatildi ve iyi de geldi. Zürih’e döndüğümde kar atıştırıyordu. O karanlık kış gecesi eve dönerken birazdan karşılaşacağım]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obama’nın İsviçreli dedesi</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/obamanin-isvicreli-dedesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Dec 2012 18:37:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1919</guid>

					<description><![CDATA[18. yüzyıl, Avrupa’dan Amerika’ya göçün yoğun yaşandığı bir dönemdi. O yıllarda pek çok ülkede olduğu gibi İsviçre’de de yeni kıtaya yerleşmenin yollarını arayanların sayısı fazlaydı. İtalyanlar, Almanlar ya da İrlandalılar kadar kalabalık olmasalar da İsviçreliler bu göçün önemli aktörlerindendi. Hayallerine yelken açıp New York’a ayak basabilenler kısa sürede ABD’yi oluşturan mozaiğinin renkli bir parçası oldu. Nereden geldiklerini unutmadılar, geleneklerini yaşatarak bugünlere geldiler. O dönemde yeni dünyaya göç eden İsviçrelilerden biri de Hans Gutknecht’in oğlu Christian’dı. Hans, 1692’de İsviçre’nin Ried bei Kerzers köyünde doğmuş, 1717’de Anna Barbara Kieffer ile evlenmişti. Birkaç yıl sonra çocukları Christian ile birlikte Fransa’ya taşındılar. Küçük Christian’ın]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alpler’in değişen manzarası</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/alplerin-degisen-manzarasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2012 22:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Alpler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1829</guid>

					<description><![CDATA[İsviçre’yi ziyaret eden bir turistin karşılaştığı manzara ve geçirdiği huzurlu günlerin maliyeti her zaman yüksektir. Güzellikleri hazmetmeye fırsat bulamadan yaptığı harcamaların faturası karşısına çıkar. Büyüleyici gezi bir anda kâbusa dönüşebilir. Sürprizlerle karşılaşmamak için buraya gelmeyi göze alanların iyi bir plan yapıp nerede, ne kadar harcayacağını hesaplaması gerekir. Evdeki hesabın İsviçre’ye uymayabileceğine de hazırlıklı olması lazım. Buradaki yüksek yaşam kalitesi fiyatlara da aynı oranda yansıyor. Avrupa ekonomik krizi atlatamadı. Pek çok ülkede işsizlik, daralan ekonomi gibi sorunlar sürerken İsviçre Frankı yüksek kurdan seyretmeye devam ediyor. Zaten konaklama fiyatları pahalı. Buna bir de ulaşım eklendiğinde İsviçre cazibesini bir anda yitirebiliyor. Böyle bir]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıyamet senaryosuna hazırlık</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/kiyamet-senaryosuna-hazirlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Nov 2012 14:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Stabilo Due]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1820</guid>

					<description><![CDATA[Bugünlerde İsviçre’de garip bir hareketlilik dikkat çekiyor. Yollardaki askeri araçlar ve kırsal bölgelerde sürekli eğitim halindeki askerler her zamankinden daha fazla. Nüfusa oranla kalabalık sayılabilecek İsviçre ordusunda bir kıpırdanma gözleniyor. Geçenlerde ülkenin güney ucuna giderken derin bir vadide iki kasaba arasında tenha bir bölgede bu hareketliliğe tanık oldum. Çevrede çok sayıda askeri araç vardı. Alanı tanklar koruyordu. Yakındaki otoyol da trafiğe kapatılmıştı. Haftasonları yürüyüş yaptığımız yollarda sanki birazdan savaş başlayacaktı. Komşularıyla sıfır sorun yaşayan İsviçre’de bu tür askeri hareketlilik ister istemez merak uyandırıyor. Durağan yaşamın en yoğun hissedildiği, insanların ağaçlara bakarak günlerini geçirdiği ülkede bu yoğunluktaki hareketin nedeni geçenlerde belli]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Matterhorn&#8217;un Gizemi</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/mezarina-tirmanan-insanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Oct 2012 11:48:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Matterhorn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1785</guid>

					<description><![CDATA[23 Temmuz 1975 günü kurtarma ekipleri Matterhorn Dağı’nın eteklerine ulaştığında Donald Stephen Williams’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Dağcılar arasında “mezar taşı” olarak bilinen Matterhorn, o temmuz sabahında bir kişiyi daha almıştı. Williams henüz 17 yaşındaydı. New York’tan yola çıkmış, Zermatt’a gelmiş ve bu kasabanın güneyinde yükselen Matterhorn’u gözüne kestirmişti. Dağcılık tecrübesi neydi, onu buraya hangi nedenler getirdi, onu amacından vazgeçirmeye çalışanlar oldu mu bilinmez ama onun kör cesareti sonunu hazırladı. Tıpkı diğerleri gibi. Mattehorn bugüne dek 500’ün üzerinde dağcıya mezar oldu. Bu kişilerin ölmeden önce ortak bir hedefi vardı; 4478 metrelik zirveden dünyaya bakabilmek&#8230; Aslında bu tehlikeli zirve diğerleriyle karşılaştırıldığında aşılması]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurşun atan çocuklar</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/kursun-atan-cocuklar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Sep 2012 14:47:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1726</guid>

					<description><![CDATA[Sonbaharın sabah serinliği yerini güneşin ısıtan esintisine bırakmıştı. Caddeler boş, dükkanlar kapalı, otobüs durakları tenhaydı. Balkondaki saksıya dalan arının vızıltısı salonun içinde yankılanıyordu. Alışıldık bir haftasonu sabahı daha başlıyordu. Kentin büründüğü sessizliği bozacak, haftasonu keyfini kaçıracak hareketlenme ise birazdan başlayacaktı. Önce birkaç el silah sesi duyuldu. Ses uzaktan geliyordu. Belli ki birileri hedefine aralıksız ateş ediyordu. Kulakları tırmalayan ses kenti çevreleyen tepelerde yankılanıp artan bir yoğunlukta dar sokaklarda duyuldu. Bu sakin kentte o sabah birşeyler yolunda gitmiyordu. Yatağından süzülür gibi indi, sürünerek balkon kapısına ulaştı ve silah seslerinin geldiği yöne baktı. Sesler kentin güney batı mahallelerinden hatta daha ilerdeki yamaçlardan]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yollar yürüyerek güzelleşir</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/yollar-yurumekle-guzellesir/</link>
					<comments>https://www.remgo.com/11/yollar-yurumekle-guzellesir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Sep 2012 07:16:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Rigi Kulm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1688</guid>

					<description><![CDATA[İsviçre’nin en kalabalık kenti Zürih’e yolunuz düşerse hafta içi bir öğle vakti göl kenarındaki parklardan birine gidin. Bir köşede oturup çevreyi gözlemleyin. Parkta sizin gibi oturanlardan çok koşanlara ya da yürüyüş yapanlara rastlayacaksınız. Yürüyüş derken kol kola girmiş günün dedikodularını paylaşanlar ya da ağır adımlarla etrafı süzenlerden söz etmiyorum. Spor ayakkabılarıyla yapılan tempolu, kondisyonu arttıran, vucuttaki yağları yakmaya yönelik egzersiz yapanlardan bahsediyorum. Sıradan bir kent merkezinde hafta içi hergün karşılaşacağınız bu görüntülere ülkenin diğer köşelerinde de rastlamak mümkün. Öğle tatilinde 2500 metrelik dağdan paraşütle atlayıp işinin başına dönen çalışanlar var. Böyle bir atlayıştan sonra o kişiden ne kadar verim alınır]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://www.remgo.com/11/yollar-yurumekle-guzellesir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dağların Kraliçesi: Rigi</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/daglarin-kralicesi-rigi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Aug 2012 07:27:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[rigi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1694</guid>

					<description><![CDATA[Henüz turizmin keşfedilmediği günlerde İsviçre’nin en ünlü dağlarından biriydi. Yerel halk ona “Dağların Kraliçesi” diyordu. İsviçre’de yaşayıp bu dağın zirvesinde yürümeyene rastlanmıyordu. Yaz aylarında ailece yapılacak pikniklerin en gözde adresiydi. Hava soğuyup kar yağışı başladığında dağa çıkışta artış yaşanıyor, kayak takımını hazırlayanlar zirvenin yolunu tutuyordu. Ünü yüzlerce yıl önce bu küçük ülkenin sınırlarını aşmıştı. Zirvesine ulaşmak için tek yol tepeye doğru yürümekti. 1800’lerin ortalarında bir grup mühendis dağın zirvesine çıkacak bir demiryolu hattı projesinin hazırlıklarına başladı. Tonlarca ağırlıkta vagonları bu yüksekliğe ulaştırmayı tartışmak bile o günlerde çılgınlığın sınırlarını zorlamak anlamına geliyordu. Yerel halkın da katılımıyla bu parlak fikir zaman içinde]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsviçre’nin tanıtım sorunu</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/isvicrenin-tanitim-sorunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Aug 2012 07:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1632</guid>

					<description><![CDATA[“Amerikalı bir siyasetçi İsviçre’deki bankalarda neden hesap açar?” “Tarihte İsviçre’de hesabı olan ABD başkan adayı var mıydı?” Bu sorular yaklaşan ABD başkanlık yarışında soruluyor. Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adayı Mitt Romney ile ABD Başkanı Barack Obama arasındaki seçim tartışmaları İsviçre’nin bankalarını ve bu ülkede parasını değerlendirenleri bir kez daha gündeme getirdi. Aslında tartışmanın konusu İsviçre bankanalarından çok Romney’in saklama gereği duyduğu milyonlarca doları. Parasını kendi ülkesinin bankaları yerine İsviçre’de değerlendirilmesinin en önemli nedeni “vergi kaçırmak” olarak açıklanabilir. Biraz iyimser bir bakışla “Romney’in İsviçre frangına olan güveni” şeklinde de özetlenebilir. Ülke ya da dil farketmiyor, dünyanın neresinde olursanız olun “İsviçre bankalarında hesabı]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medya Kara Panter’in peşinde</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/medya-kara-panterin-pesinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jul 2012 13:22:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1347</guid>

					<description><![CDATA[Bundan tam 79 yıl önce İsviçre’de ilginç bir olay yaşandı. 1933 yılının ekim ayında, Zürih Hayvanat Bahçesi’nde olağandışı bir hareketlilik vardı. Ziyaretçilerin ilgi odağı bir panter, önce kendine ayrılan alanı sonra da hayvanat bahçesini çevreleyen güvenlik duvarını aşarak kaçtı. Kayıplara karışan panterin dikkat çekici bir özelliği vardı. Sarı gözleri, bembeyaz sivri dişleri dışında bütün vucudu siyahtı. Haber kısa sürede yayıldı. Firari panter nedeniye kentte güvenlik önlemleri arttırıldı. Zürihlilerde korkuyla karışık heyecanlı bir bekleyiş başladı. İnsanlar bir süre sokağa çıkmaya çekindi. Kenti çevreleyen orman dururken panterin yerleşim alanlarını ziyaret etmesi düşük bir olasılık olsa da aileler çocuklarını sokağa salmadı. Ertesi gün,]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galata’nın ilham perisi</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/galatanin-ilham-perisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Jun 2012 09:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[cenova]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1316</guid>

					<description><![CDATA[İtalyan Riveria’sının incisi, Akdeniz’in ılık esintisiyle Alpler’den gelen rüzgârların buluştuğu bir liman kenti Cenova. Bir zamanlar dünyayı keşfetmek için bir avuç denizciyle uzak ufuklara yelken açan kâşiflerin şehri&#8230; Yolunuz buraya düşerse Porto Antico’nun martılarını dinleyin. Garibaldi Sokağı’nın kaldırım taşlarında yürüyün. Palazzo San Giorgio’nun karanlık mahzenlerine girin ve gözlerinizi kapayın. Derin bir nefes çekin. Tarihi soluyacaksınız. Ardından cevabı olmayan soruların peşine takılacaksınız. Kâşiflerin merakına ortak olacaksınız. Limanda yükselen deniz fenerinin bazen limanın dar sokaklarını aydınlattığını göreceksiniz. Bazen de Akdeniz’in dalgalarında boğuşan denizcilerin gözbebeği olduğunu anlayacaksınız. İstikamet önemli değil. Limana yaklaşan ya da uzaklaşan her denizci bu fenere yüzyıllar boyu selam durdu.]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşmanı olmayan ordunun askerleri</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/dusmani-olmayan-ordunun-askerleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 11:09:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1230</guid>

					<description><![CDATA[Zürih Garı alışıldık telaşını yaşıyordu. Gideceği yere ulaşmaya çalışanlar sağa sola koşturuyordu. Birkaç dakika sonra Basel’e hareket edecek trende yolcular yerini almıştı. Karşımdaki boş koltuğa otururken selamlaştığımız orta yaşlı, takım elbiseli adam gazetesini okumaya başladı. Yanında oturan genç kız, cep telefonuna yüklediği müzikleri sessizce dinliyordu. İkisi de bu alemle ilişkisini çoktan kesmiş gibiydi. Vagonda hala boş koltuklar vardı. Çaprazımdaki sırada dört Japon turist oturuyordu. Haritada bir noktayı işaret edip kendi dillerinde konuşuyorlardı. İsviçre’deki herhangi bir sıradan yolcu treninde olması gereken herşey olağan ritminde devam ediyordu. Kapılar kapandı ve tren hareket etmeye başladı. Son anda yetişen birkaç yolcu buldukları boş koltuklara]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşamla ölüm arasındaki yasalar</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/yasamla-olum-arasindaki-yasalar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2012 15:05:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1201</guid>

					<description><![CDATA[Almanya’nın Bremen kentinde 24 Ağustos 1963 günü oynanan futbol maçı, futbolseverlerin hayranlıkla takip ettiği Bundesliga liginin ilk resmi karşılaşmasıydı. Evsahibi Werder Bremen, Borussia Dortmund’u 3-2 yendi. Bu maçın en unutulmaz anı ilk dakikada gelen goldü. Borussia Dortmund maçı kaybetse de takımın yıldızı Friedhelm Konietzka, Alman futbol tarihine ligin ilk resmi golünü atan futbolcu ünvanıyla girdi. Arkadaşları onu ‘Timo’ diye çağırırdı. 2.Dünya Savaşı’nın efsanevi Rus generali Timeşenko’nun gücü ve dayanıklılığından esinlenmişlerdi. Friedhelm, sonraki yıllarda gerçek adını Timo olarak değiştirdi. Yeşil sahaların yıkılmaz futbolcusu Timo, başarılı kariyerinin ardından futboldan kopmadı. Uzun yıllar antrenörlük yaptığı İsviçre’ye 1988 yılında yerleşti. Sağlık problemleri nedeniyle yeşil]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Heidi efsanesinden geriye kalanlar</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/heidi-efsanesinden-geriye-kalanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Apr 2012 18:14:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Heidi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1178</guid>

					<description><![CDATA[Yeşil çayırlar ve kıvrılarak uzanan derelerin ortasındaki küçük bir köyde dünyaya geldi. Köyün doktoru adını Johanna koydu. Doktor aynı zamanda bu küçük kızın babasıydı. Köyün tek okulunda okudu. Büyüdüğünde eğitimini tamamlamak için Zürih’e gitti. Burada tanıştığı genç bir avukatla evlendi. 3 yıl sonra bir erkek çocuğu oldu. Johanna kitaplara meraklıydı. Günlerini denemeler yazarak geçiriyordu. Çocukluğunda yaşadığı köyün ve tanıdığı karakterlerin hikayelerini kocasına ve yakın arkadaşlarına okuyordu. Aldığı olumlu tepkiler onu cesaretlendirdi. Birkaç öyküsü dergilerde yayınlandığında 43 yaşındaydı. 50 yaşına geldiğinde ilk çocuk kitabı yayınlandı. 3 yıl sonra bir başka kitabıyla tekrar küçük okurlarının karşısına çıktı. Kitabın konusu 5 yaşında bir]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“2 hafta iznim İsviçre’ye feda olsun”</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/2-hafta-iznim-isvicreye-feda-olsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2012 15:55:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1162</guid>

					<description><![CDATA[İsviçrelilerin çikolata, peynir ve saatten sonra en çok ilgilerini çeken konu ülkede sık sık tekrarlanan referandumlar. Fırsat buldukça toplanıp oy vermeye gidiyorlar. Aklınıza gelebilecek her konuda referandum yapılıyor burada. 100 bin kişinin imzasıyla hazırlanan yasa teklifleri her fırsatta halkın oyuna sunuluyor. Bu ülkeyi ve insanlarını tanıyanlar için aslında referandumlar ve garip sonuçları pek şaşırtıcı değil. Halkın ne düşündüğünü ve bunu sandığa nasıl yansıtacağını tahmin etmek kolay. Doğayı koruyan, yaşam standartlarını yükselten, yabancıların hareketlerini kısıtlayan her konuda sandıktan “Evet” sonucunun çıkma ihtimali yüksek. Bunun adına doğrudan demokrasi deniyor burada ve İsviçreliler en az karlı Alp dağları kadar bu demokratik sistemleriyle de]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün veteriner aradı: Bıcır hasta.</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/11-yillik-dostlugun-adi-bicir/</link>
					<comments>https://www.remgo.com/11/11-yillik-dostlugun-adi-bicir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 11:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kendime Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[bicir]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=861</guid>

					<description><![CDATA[Hayatın bazı anları vardır, yılların birikimini tek bir günün içine sığdırır. Bu yazı da öyle bir günün hikâyesi.]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://www.remgo.com/11/11-yillik-dostlugun-adi-bicir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsviçrelilerin hedefinde Almanlar var</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/hedefte-almanlar-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 11:44:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=513</guid>

					<description><![CDATA[Geçen yıl kasım ayında yapılan referandumla minareleri yasaklayan İsviçre yeni sürprizlere hazırlanıyor. Bu kez hedefte Almanlar var. Yüksek ev kiraları ve işsizlikten yakınan muhafazakâr kesim geçenlerde bunun sorumlusunun İsviçre’ye göç eden Almanlar olduğunu söyledi. Bugüne dek muhafazakârların hedefindeki yabancılar listesine bu tartışmayla Almanlar da katıldı. Karşılıklı suçlamalar siyasi tansiyonu yükseltti. Resmi kayıtlarda İsviçre’nin üç ana dilinden biri Almanca olarak görünse de Almanlar, İsviçrelilerin konuştuğu dilin Almancayla ilgisi olmadığını ve kendi dillerinin katledildiği görüşündeler. İsviçreliler de beş yüz yıllık demokrasi, barış ve tarafsızlık ilkelerini fırsat buldukça Almanlara hatırlatıyor. Yıllardır hasıraltı edilen bu küçük atışmalar geçen günlerde bir gazete ilanıyla farklı boyuta]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ortaçağ kentinde zaman yolculuğu</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/ortacag-kentinde-zaman-yolculugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 11:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[bern]]></category>
		<category><![CDATA[Einstein]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=508</guid>

					<description><![CDATA[BERN &#8211; 1905 yılı onun yaşamında önemli bir dönüm noktası oldu. Doktorasını o yıl aldı. Aralarında İzafiyet Teorisi’nin de bulunduğu ve bilim dünyasını altüst edecek tezlerini hazırladı. Hayatının en verimli yılını yaşadığının farkındaydı. Yaşamı boyunca 1905’i mucizelerin yılı anlamına gelen Annus Mirabilis olarak anacaktı. Eşi Mileva ile birlikte Avrupa’nın göbeğinde, ortaçağ mimarisiyle ünlü bir kente taşındılar. Kentin tarihi yapıları arasında uzanan bir caddede iki odalı küçük bir apartman dairesine yerleştiler. Dünyanın geleceğini değiştireceğinin henüz farkında olmayan bu bilim insanının adı Albert Einstein, ona hayatının fırsatlarını sunan kent ise Bern’di. Bern’deki yaşamını devam ettirebilmesi için iş bulması gerekiyordu. Bir yandan matematik]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fondü masasının bitmeyen tartışması</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/fondu-masasinin-bitmeyen-tartismasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 11:54:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Fondü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=488</guid>

					<description><![CDATA[İsviçrelilerin yıllardır çözemediği fondü tartışması bugünlerde yine gündemde. En iyi fondü hangi peynirle yapılır, en lezzetli fondü nerede yenir? İsviçrelilerin bu soruya verdiği cevaplar farklı. Soruyu sorduğunuz kişiye göre alacağınız yanıtlar da değişebiliyor. Fondü konusundaki görüş ayrılığına son noktayı koymak amacıyla geçenlerde yayınlanan bir yemek kitabı ortalığı büsbütün karıştırdı. Kitap, “İsviçre’yi seven ve yemekten hoşlanan herkesin yanından ayırmayacağı bir kılavuz” sloganıyla piyasaya çıktı. 140 geleneksel yemek tarifinin bulunduğu kitabın tahrik edici bölümü fondü başlığı altında toplanıyor. Kitaba göre en iyi fondü Fribourg kontonunda hazırlanıyor. Bunun nedenlerine geçmeden önce kısa bir fondü açıklaması yapmakta fayda var. Fondü, İsviçrelilerin yüzyıllardır yaygın olarak]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kiralık ev arama sanatı</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/kiralik-ev-arama-sanati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 12:11:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=1776</guid>

					<description><![CDATA[Yaşam standardı yüksek. Sokakları temiz. Trafik problemi yok. Dört bir yanı yeşilliklerle çevrili. Sanatın ve sporun her çeşidini bulmak, uğraşmak mümkün. Aksamayan temposunu da unutmamak lazım. Bütün bu özellikleriyle Zürih dünyanın yaşanabilir kentleri listesinde durmadan zirve yapıyor. ‘Herşey iyi hoş da bu kentin hiç mi olumsuzlukları yok?’ diye sorası geliyor insanın. Zürih bütün güzelliklerini cömertçe sunuyor sunmasına da bunlardan faydalanabilmek sanıldığı kadar kolay olmuyor. Kentin olumsuzlukları düşünüldüğünde konut sorunu liste başında yerini alıyor. Özellikle kent nufusunun üçte birini oluşturan yabancıların kolay çözemediği bir problem bu. Kısa dönemli kiralık daireler ya da otel odalarıyla bir süre idare edilebiliyor ancak burada uzun]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasinin minare sınavı</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/demokrasinin-minare-sinavi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 14:28:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=484</guid>

					<description><![CDATA[İsviçre ay sonunda önemli bir sınava hazırlanıyor. 29 Kasım’da yapılacak referandumla ülkedeki minarelerin geleceği belirlenecek. Referandumda ‘evet’ oyu çıkması halinde minare yasağı uygulanacak ve İsviçre anayasasına ‘Ülkede her türlü minare inşaası yasaktır’ maddesi eklenecek. Reddedilmesi durumunda ise minarelerin şartlarını belirleyen bölgesel yasaların uygulanmasına şu anda olduğu gibi devam edilecek. Ülkede son zamanlarda artan milliyetçilik akımlarına bir de minare krizi eklenince konu diğer Avrupa ülkelerinin dikkatini çekti. Herkesin referandumdan sonra İsviçre’nin diğer ‘sıradan’ demokrasilerine benzeyip benzemeyeceğini merak ediyor. İsviçre’deki sistem dünyanın en eski kesintisiz demokrasisi olarak biliniyor. Halkın ülke yönetiminde doğrudan karar verebilme imkanı var. Bunu referandumlar aracılığıyla yapabiliyorlar. Referandumlarda çıkan]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu filmi en iyi Polanski çeker</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/bu-filmi-en-iyi-polanski-ceker/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 12:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Polanski]]></category>
		<category><![CDATA[Zürih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=476</guid>

					<description><![CDATA[Yönettiği filmler gibi kendi hayatı da gerilimi yüksek bir senaryoyu andırıyor. Çocukluk yıllarında Yahudi soykırımından kurtulmayı başardı ama yıllar sonra 9 aylık hamile eşinin vahşi bir şekilde öldürülmesine engel olamadı. Mesleğinin zirvesine doğru yükselirken küçük bir kıza yaptığı cinsel tacizle yaşamı bir kez daha değişti. Adaletin pençesinden kaçıp geçmişin izlerini unutmaya çalıştı. Bunu 32 yıl başarabildi. Fransa’ya yerleşti. Kendi halinde bir yaşam sürdürmeye çalışıyordu. Her şey çıktığı bir gezi sonunda altüst oluverdi. Hayatının son dönemecinde başına gelenleri kendisi dahil kimse tahmin edememişti. Yönetmen Roman Polanski’nin tutuklanmasıyla başlayan gelişmeler bir filme ilham kaynağı olabilir. Film muhtemelen Zürih Havaalanı’nda başlar. Sonraki sahneleri]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ve teknoloji doğayı baştan yarattı…</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/ve-teknoloji-dogayi-bastan-yaratti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 11:11:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Zürih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=462</guid>

					<description><![CDATA[Zürih’i Zürih yapan özelliklerin başında bankaları gelir. Doğası, mimarisi, tarihi dokusu ve aksamayan temposunu da unutmamak lazım. Gizli köşelerinde farklı sürprizlerle turistleri her zaman şaşırtmayı başaran Zürih’in değişik bir özelliğiyle geçenlerde tanıştım. Zürih Hayvanat Bahçesi’ni sonunda ziyaret ettim. Aslında amacım hayvanat bahçesindeki farklı hayvan türlerini görmek değildi. Parkın sınırları içinde yer alan Madagaskar tropik ormanında dolaşmak istiyordum. Ormandan çıktığımda Zürih’in bir inancımı daha yerle bir ettiğini farkettim. İnsan eliyle hazırlanan bu ormanı gördükten sonra teknolojinin doğayı yok ettiği yönündeki düşüncelerimi tekrar gözden geçirdim. Çünkü burada teknolojinin doğayı sıfırdan yarattığına tanık oldum. İki ülke düşünün. Biri Avrupa’nın ortasında, diğeri Afrika’nın doğu]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zarif bir aksesuar mı, hayat kurtarıcı mı?</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/zarif-bir-aksesuar-mi-yoksa-hayat-kurtarici-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 16:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Zürih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=344</guid>

					<description><![CDATA[Zürih’in en ünlü caddesi Bahnhofstrasse akşam saatlerine hazırlanıyor. Cadde her zamanki gibi telaşsız bir kalabalığı ağırlıyor. Hava karardıktan sonra birden ıssızlaşan caddede alışveriş yapabilmek için henüz bir kaç saat daha var. Cüzdanı kabarık Zürihliler birazdan kapanacak mağazaların içinde dengeli bir zerafetle dolaşıyor. Burası kente gelen yabancıların da uğrak yeri. Ellerindeki alışveriş listeleriyle, trafiğe kapalı caddenin kaldırımları arasında mekik dokuyorlar. Dünyaca ünlü markaların gösterişli mağazalarını barındıran Bahnhofstrasse’yi kesen sokaklar, hediyelik eşya mağazalarıyla da ünlü. Mağazaların hiç eksik olmayan potansiyel bir kalabalığı var. Turistler İsviçre gezisinden geriye kalabilecek anlamlı bir hediyenin peşinde.Zurich28 600&#215;402 Zarif bir aksesuar mı, yoksa hayat kurtarıcı mı? Kaliteli]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şarap tadında bir yolculuk</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/sarap-tadinda-bir-yolculuk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 21:45:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Lavaux]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=332</guid>

					<description><![CDATA[Lavaux &#8211; “Geçiyor İsviçre camdangüneşli bir akvaryumdangeçen bir balık gibi,çok renkli bir balık.Bakıyorum vagonumdankederlialaycıöfkeli biraz da alıkbakıyorum vagonumdannot alıyorumİsviçre üstüne doğru yanlış bildiklerimigördüklerime katarak” Nazım Hikmet, Fransa’ya yaklaşırken gördüklerini “İsviçre’den Geçerken” adlı şiirinin girişinde böyle aktarıyor. Usta’nın tren penceresinden izlediği manzara muhtemelen Cenevre Gölü civarı. Aynı hatta Fransa’ya doğru yol alırken Nazım’ın penceresinden izliyorum İsviçre’yi. Kederli, alaycı, öfkeli biraz da alık… Cenevre Gölü’ne yaklaşırken tren bir tünele giriyor. Ortam, ışıkları bir anda kararan sahneyi andırıyor. Sanki gizemli bir el, dekoru yeniliyor. Tünel çıkışında bambaşka bir manzara beliriyor. Rayların hemen dibinden başlayan yamaçta irili ufaklı binalar, karşıda Fransa, sağ tarafta yükselen]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alplerin arasında, Mark Twain&#8217;in izinde</title>
		<link>https://www.remgo.com/11/mark-twainin-izinde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Remzi Gökdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 21:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Luzern]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.remgo.com/11/?p=315</guid>

					<description><![CDATA[LUZERN -İsviçre’yi keşfetmek amacıyla başladığımız yolcuğun ilk durağı Luzern’di. Hedefimiz bu romantik kenti yakından tanıyıp Amerikalı yazar Mark Twain’in yaklaşık 130 yıl önce hayranlıkla izlediği ‘Luzern’in Aslanı’nı anıtını bulmaktı. Zürih’in yaklaşık 50 kilometre güneyindeki kente bir saatlik tren yolculuğundan sonra ulaştık. İstasyondan çıkıp kent merkezine doğru yürürken karşılaştığımız manzara kent hakkında söylenenleri doğruluyordu. Çarşaf gibi bir gölün kıyısından yükselen Alpler, Ortaçağ mimarisinin sembolleri, dar sokakların bağlandığı küçük meydanlar, şirin apartmanlar, temiz caddeler ve yemyeşil dokusuyla İsviçre’nin tamamını bu kentte görmek mümkün. Turistlere sunulabilecek bütün sürprizler Luzern’in dar sokakları ve köprülerinde mevcut. İkram ettiği görsel şölenle yetinmeyen kent, İsviçre’nin disiplin ve]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
