SAFA ÖNAL

SAFA ÖNAL

YÖNETMEN, SENARİST
“Değişen birşeyler var. Bu değişim yavaş yavaş olduğundan biz birden bire şoka girmiyoruz. Değişimin sanki bir paraşütü var. Aniden düşmüyorsunuz, yavaş yavaş iniyorsunuz. Değişim her yerde var ama bu kent kendi kimliğine kendini nasıl bu kadar yabancılaştırır bilemiyorum.”

ARA GÜLER

ARA GÜLER

GAZETECİ, FOTO MUHABİRİ
“Ben tarihe bir belge bıraktım ama o belger küçücük bir an gibidir İstanbul’un yanında. İstanbul’un kabadayıları var, haraççıları var, bir sürü hali var. Bunları nasıl yetiştireceksin yazmaya, fotoğraflamaya. Hangi birini sığdıracaksın kitaba. Ciltler yetmez buna. İstanbul objektife de sığmaz, kitaba da... İstanbul sadece yaşanır.”

HIFZI TOPUZ

HIFZI TOPUZ

GAZETECİ, YAZAR
“Beğenmediğim çok şeye rağmen İstanbul’a uyum sağlayabiliyorum. Eskiden Beyoğlu’nun havası güzeldi. Bugün yürünmüyor caddelerinde. Sanki İstanbul değil orası. İşgal altında bir durum sözkonusu gibi.”

DOĞAN KUBAN

DOĞAN KUBAN

MİMAR, AKADEMİSYEN, YAZAR
“Afrika ormanından gelen bir Tarzan hiç bilmediği büyük bir kentte ne hissederse benim şehrin bugünkü haline hissettiklerim aynı. Köyünden kalkıp buraya yerleşenleri görüyorum, ancak buna karşı sadece burada değil bütün dünyada da bir çaresizlik var. Ama dünya çaresiz diye ben İstanbul’u terketmem.”

NURETTİN SÖZEN

NURETTİN SÖZEN

ESKİ İ.B.B.B. SİYASETÇİ, AKADEMİSYEN
“Gedikpaşa’da otururken Ermeni komşularımız vardı. Her Paskalya’da bize kırmızı yumurtalar getirirlerdi. İstanbulu anlatırlar, kentin unutulmuş geleneklerinden bahsederlerdi. Çok sıcak, içten dostluklarımız, komşuluklarımız oldu.”

ADALET AĞAOĞLU

ADALET AĞAOĞLU

YAZAR
“Gedikpaşa’da otururken Ermeni komşularımız vardı. Her Paskalya’da bize kırmızı yumurtalar getirirlerdi. İstanbulu anlatırlar, kentin unutulmuş geleneklerinden bahsederlerdi. Çok sıcak, içten dostluklarımız, komşuluklarımız oldu.”

HAMDİ ARPACI

HAMDİ ARPACI

RESTORANT İŞLETMECİSİ
“İstanbul’a her yıl çok sayıda insan geliyor. Bu durum eskiden de böyleydi, gelecekte de böyle olacak. Benim İstanbul’a yerleşmeyi düşünen insanlara en büyük nasihatım, nezaket, dürüstlük ve saygıyı her zaman korusunlar. Bu erdemleriyle İstanbul’a gelsinler.”

MURAT BELGE

MURAT BELGE

YAZAR, AKADEMİSYEN
“Tarih boyunca çok farklı kültürlerden gelen insanlar burada yaşamayı öğrenmişler. Ancak bugün kentin kozmopolit karakterini en fazla kaybettiği bir dönemde yaşıyoruz. Bütün olumsuzluklara rağmen bu kente hala benim kentim diyebiliyorum.”

HASAN PULUR

HASAN PULUR

GAZETECİ
“Özellikle Barbaros Parkı yapıldıktan sonra Beşiktaş’ın çehresi değişti. Parkta aileler içiçe girmişlerdi. Sohbetler orada yapılır, çocuklar orada oynardı. Ahbaplıklar, aşklar orada başlardı. O park bir hayat meydanıydı.”
Sohbetimizle ilgili 21.12.2014 günü Milliyet'te yayınlanan köşe yazısı

HALDUN HÜREL

HALDUN HÜREL

MÜZİSYEN, AKADEMİSYEN, YAZAR
“Üsküdar’da Kösem Sultan Camiinin yanında Afganiler tekkesi vardır. İstanbul’un ayakta kalan son ahşap mimarilerinden. Geçenlerde çekim için gittiğimizde tekke yok olmuş. 18. yüzyıldan kalan o güzelim ahşap tekke gitmiş. Kimse hesap sormuş mudur? Hiç zannetmiyorum.”

MUHTEREM NUR

MUHTEREM NUR

SİNEMA SANATÇISI
“Piyerloti o zamanlar küçücük bir kahveydi. Bahçesinde küçük masalar ve tahta iskemleler vardı. Mahalle sakinlerinin gidip İstanbul’u izledikleri doğal bir buluşma yeriydi.”

JOHN FREELY

JOHN FREELY

AKADEMİSYEN, YAZAR
“Değişim bütün kentler için zorunlu. Dünya kentleri değişiyor. Bugün İstanbul da değişiyor. Buna rağmen İstanbul’un diğer kentler içinde çok farklı bir yeri vardır.”

OĞUZ ATALAY

OĞUZ ATALAY

ŞARK KAHVESİ'NİN SAHİBİ
“Kapalıçarşı’yı bu kadar çok turist ziyaret etmezdi. Turistten çok Kapalıçarşı’nın esnafı gelirdi Şark Kahvesi’ne. İstanbul Üniversitesi’nin hocalarını ve öğrencilerini de unutmamak lazım. Edebiyat dünyasının tanınmış isimleri de buraya sık sık uğrardı. Geldiklerinde kahvelerini yudumlar, uzun uzun sohbetlere dalarlardı.”

MÜJDAT GEZEN

MÜJDAT GEZEN

SANATÇI
“Bizim mahalle Hırka’i Şerif’teydi. Mahallemizin ortasında bir elektirik direği vardı ama ışığı sokağı aydınlatmak şöyle dursun dibini zor aydınlatan elektrik direklerindendi. Mahallenin gençleri gece gündüz o direğin altında toplanırdı. En büyük eğlencemiz de o direğin karşısında bulunan arsada top oynamaktı.”

AYDIN BOYSAN

AYDIN BOYSAN

MİMAR, YAZAR
“Dünyanın pekçok kentini gördüm ama bunların hangisi İstanbul’a benzer sorusunun yanıtı zor. Başka kentleri İstanbul’la kıyaslamak doğru olmaz. 5 kıtada bulundum ama İstanbul dışında bir yerde yaşamayı düşünmedim. Çünkü yaşadığım yerden şikayetçi değilim. Bir daha dünyaya gelsem bütün belalarıyla aynı hayatı yaşamak isterim.”

HALİT KIVANÇ

HALİT KIVANÇ

TV-RADYO SUNUCUSU, GAZETECİ
“Değişim olurken İstanbul’un tarihi mirası da korunabilirdi. Geçmişin ruhunu bugüne taşıyan eserler yıkılmadan da yüksek katlı binalar olabilirdi. Artık İstanbul’un dünyaca ünlü tarihi görüntüsü kalmadı. En çok da buna üzülüyorum.”

RÜKNÜ ÖZKÖK

RÜKNÜ ÖZKÖK

YAZAR, ARAŞTIRMACI,TARİHÇİ
“Ben İstanbul’u severdim. Bir süre İstanbul’la ilgili çalışmalar yaptım. Şimdi İstanbul’a aşığım. Şehrin olumsuzluklarını görünce üzülmüyor değilim. Üzülen insanın farklı davranışları olur. Kimi sigara ister, kimi içki içer, herkes efkarını başka biçimde dağıtmaya çalışır. Ben çok üzüldüğümde elime fotoğraf makinası alıp İstanbul sokaklarında geziyorum.”

YORGO OKUMUŞ

YORGO OKUMUŞ

NEVİZADE ESNAFI
“O zamanlar Nevizade böyle değildi. Tehlikeli bir bölgeydi. Teksas gibiydi. Çamurdan geçilmezdi. Yemek yedikten sonra hesabı ödemeden giden “efeler” vardı. Kavga gürültü, hapçılar, tombalacılar, otoparkçılar sokaktan eksik olmazdı.”

HALDUN DORMEN

HALDUN DORMEN

TİYATRO OYUNCUSU, YÖNETMEN
“O zamanın İstanbul’undan en çok özlediğim, keşke bugün de olsa dediğim hali trafiğidir. Bir de sokakta rahat yürüyebilme durumudur. Gerçi dünyanın her tarafı çok değişti ama eskiden İstanbul sokaklarında korkmadan yürünebiliyordu.”

OKTAY AKBAL

OKTAY AKBAL

YAZAR
“Ben Şehzadebaşı’nda doğdum. Cami avlusunda top oynadım. Keçi otlattım. Bozdoğan Kemeri’nin dibinde... Vefa bozasını sevdim. Milli Sinema’da yaşadım ilk aşkı, yaşadım sandım. Ferah Sineması’nın yandığı gece oradaydım. Şimdi hiçbiri yok! Varsa da yok! Hepsi bir düşün karmaşasında...”

Kitap hakkındaki görüşleriniz...