18. yüzyıl, Avrupa’dan Amerika’ya göçün yoğun yaşandığı bir dönemdi. O yıllarda pek çok ülkede olduğu gibi İsviçre’de de yeni kıtaya yerleşmenin yollarını arayanların sayısı fazlaydı. İtalyanlar, Almanlar ya da İrlandalılar kadar kalabalık olmasalar da İsviçreliler bu göçün önemli aktörlerindendi. Hayallerine yelken açıp New York’a ayak basabilenler kısa sürede ABD’yi oluşturan mozaiğinin renkli bir parçası oldu. Nereden geldiklerini unutmadılar, geleneklerini yaşatarak bugünlere geldiler.

O dönemde yeni dünyaya göç eden İsviçrelilerden biri de Hans Gutknecht’in oğlu Christian’dı. Hans, 1692’de İsviçre’nin Ried bei Kerzers köyünde doğmuş, 1717’de Anna Barbara Kieffer ile evlenmişti. Birkaç yıl sonra çocukları Christian ile birlikte Fransa’ya taşındılar. Küçük Christian’ın en büyük hayali bir gemiye atlayıp Amerika’ya gitmekti. 1749’da bu hayaline kavuştu. Amerika’nın o yıllardaki en büyük kentlerinden biri olan Philadelphia’ya yerleşti. Soyadını Goodnight olarak değiştirip Maria Grünholtz ile evlendi. Christian, önemli bir özelliği olmayan sıradan bir adamdı. O yıllarda Philadelphia’nın kalabalık sokaklarında kimsenin dikkatini çekmeden yaşadı ve 1795’te öldü. Tarihin akışında oynadığı rolün anlaşılabilmesi için 215 yıl geçmesi gerekiyordu. 2010’da yapılan bazı nüfus araştırmalarında birileri Christian Goodnight’ın adını keşfetti. Tarihin tozlu sayfalarının isimsiz kahramanı Christian Goodnight, günümüzün en güçlü adamı ABD Başkanı Barack Obama’nın anne tarafından 7. kuşak büyükbabasıydı. ABD başkanının damarlarında az da olsa İsviçre kanının aktığını öğrenmek bazılarını gülümsetirken detaylara önem veren İsviçrelileri çok sevindirdi.

Obama’yı İsviçre’ye bağlayan bu hesap biraz zorlama gibi görünse de bilimsel olarak kanıtlanmış bir araştırmaya dayanıyordu. 2008 yılında Obama’nın başkan adaylığıyla başlayan süreçte ismi çabuk parlayan bu genç politikacı hakkında çok sayıda iddia ortaya atıldı. Etkileyici konuşan, sık sık umut vaat eden bu kişinin geçmişi hakkında fazla bir şey bilinmiyordu. Siyasi yarışın kızıştığı günlerde Obama’nın soyağacı gündeme geldi. Amerikan halkının ilgisini onun Kenyalı ataları çekmişti, herkes bu konuya odaklandı. Annesi Ann’in kökenini çok fazla sorgulayan olmadı. Bir süre sonra Amerikan basınında bazı meraklı isimlerin de zorlamasıyla Obama’nın annesi Ann Dunham’ın geçmişi gündeme geldi. Ann Dunham’ın soyağacı 1749’da kıtaya ayak basan Christian Goodnight’a dek uzanıyordu. Bundan öncesini araştırmak için İsviçreli tarihçiler devreye girdi. 2010 yılında kayıtları inceleyen soybilimci Hans Herren, elde ettiği belgelerle Obama’nın İsviçre bağlantısını keşfetti. Buna göre Obama’nın yedinci kuşaktan dedesi olan Christian (Gutknecht) Goodnight’ın babası Hans Gutknecht İsviçreliydi. Bu habere Obama’nın büyük dedesi Hans’ın doğum yeri olan Ried köyü sakinleri çok sevindi. Hayatları köyün buğday tarlalarıyla sınırlı olan bu insanlar, “torun” Obama bağlantısının şaşkınlığını yaşıyordu. İki yıl süren araştırma sonucunda ortaya çıkan belge köyün bağlı bulunduğu Fribourg kantonu yetkililerince de onaylandı. Artık geriye bu haberin Başkan Obama’yla paylaşılması kalmıştı.

Köy halkı 13 Temmuz 2010 günü bir basın toplantısı düzenleyip Obama’yı köyün “fahri hemşerisi” ilan etti. Toplantıya Bern’deki Amerikan büyükelçisi de davetliydi. Ancak büyükelçi konunun ailevi bir durum olması nedeniyle resmi sıfatıyla toplantıya katılamayacağını açıkladı. Köy meclisi, basın açıklamasından sonra Obama’nın nüfus belgelerini büyükelçilik kanalıyla Beyaz Saray’a gönderdi. Riedlileri üzen son da işte bu aşamada başladı. Heyecanla ilettikleri nüfus kayıtları karşısında Beyaz Saray’dan herhangi bir açıklama gelmedi. Sevinçleri buruk, davetleri cevapsız kaldı. Başkan Obama bu konuda sessiz kalmayı tercih etti. O gün bugündür köy halkı Obama’nın bu habere neden tepkisiz kaldığını merak ediyor.

Aslında bunun nedenini tahmin etmek zor değil. Dünyanın en güçlü adamı teninin rengi ya da kökeninden çok, şu an sahip olduğu ve halkına her fırsatta aşıladığı Amerikan ulusal kimliğiyle gurur duyuyor olmalı.

9 Aralık 2012 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlandı.

 
(Visited 3 times, 1 visits today)

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir